Cumartesi Anneleri bu hafta 27 Mayıs'tan beri kendisinden haber alınamayan Hurşit Külter için oturdu
Şırnak'ta görgü tanıklarınca da gözaltına alındığı doğrulanan ve kendisinden günlerdir haber alınmayan DBP il yöneticisi Hurşit Külter'in akıbeti halen belli değil.
Bugün Galatasaray Lisesi önünde 584 kere bir araya gelen Cumartesi Anneleri 27 Mayıs'tan beri kendisinden haber alınmayan Külter için oturdular.
27 Mayıs'ta ailesine telefondan “Geldiler, hakkınızı helal edin” mesajı yollayan Kürter'in kardeşi Ebubekir Külter de Kürdistan'dan gelerek bugünkü eyleme katıldı.
Eylemde ilk sözü alan Cemil Kırbayır'ın ağabeyi Mikail Kırbayır'ın da 36 yıl önce "firar etti" denilerek gözaltında kaybedildiğini, Kürter'in de benzer bir akıbete uğrayacağından kaygılandıklarını belirterek , “Hurşit Külter nerede? Hurşit'in akıbetini derhal açıklayın. Ailesine acı çektirmeyin” dedi.
Gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun da, “O'nun ailesi bize katılmasın” dedi. Aynı acıların yaşanmasını istemediğini vurgulayan Tosun hükümete, “Hani sizin döneminizde bir şey olmuyordu! Peki, Hurşit'e ne oldu? Hurşit nerede?" diyerek tepki gösterdi.
Kürdistan'dan gelerek eyleme katılan kardeş Ebubekir Külter de ağabeyinin akıbetinin açıklanmasını istedi. Ona ne olduğunu bilmediklerini söyleyerek, gözaltında olduğu reddediliyorsa nerede ve bulmak için neden çaba harcanmıyor diye sordu.

Eylemde İstanbul'a gelemeyen anne Külter de ses kaydıyla seslendi. "Devlet oğlumu sağ salim aldı" diyerek, oğlu Külter'den bir haftadan fazla bir süredir haber alamadıklarını ve “Oğlum ahlaklı biridir. Adalet için çalıştı. Devlet oğlumu sağ aldı benden. O'nu sağ salim istiyorum” diye konuştu. Anne Külter, Hurşit Külter'in kendilerine sağ dönmesi için mücadele edeceğini söyledi.
Gözaltında kaybedilen Mehmet Zeki Tekiner'in kızı Aylin Tekiner'in okuduğu 584. haftanın metninde “Hurşit Külter nerede?” diye soruldu. Gözaltında olduğu reddedilen Külter'in Kürdistan'da terör estiren kiralık katillerin Twitter hesabından fotoğrafı yayınlanarak gözaltında olduğu ve sorguya alındığının yazıldığı hatırlatıldı.
Görgü tanıklarının Külter'in özel harekatçılar tarafından gözaltına alındıktan sonra zırhlı bir araca bindirilerek, Şırnak Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Gümüştepe Özel Harekat Şube Müdürlüğü'ne götürüldüğünü anlattıkları belirtilen metinde; İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Şırnak Valiliği, Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde girişimlerde bulunulduğu ve Uluslarası Af Örgütü'ne, Birleşmiş Milletler'e, Avrupa Konseyi'ne, AİHM'e başvurulduğu belirtildi.
Aradan 8 gün geçmesine rağmen Külter'in akıbetinin hala açıklanmamasına tepki gösterilerek, "Yapılan tek açıklama Şırnak Valiliği'nin 'söz konusu şahıs, emniyet birimlerimiz tarafından gözaltına alınmamıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur' oldu" denildi. Külter'in durumunun '90'lı yıllardaki kayıplara benzediği kaydedildi.

Açıklama yetkililerin görevlerini yaparak Külter'in akıbetine ilişkin bilgi vermesi çağrısı ve annenin "oğlumu istiyorum" talebinin kendilerinin de talebi olduğu vurgusuyla sona erdi.
Öte yandan bugün eyleme katılan kardeş Külter dün de Meclis'te hem HDP hem de CHP'li vekillerle görüşmeler yapmıştı. Görüşmelerden sonra HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken'le Meclis'te basın toplantısı da düzenleyerek ağabeyinin akıbetini bir de buradan sormuştu.
Ebubekir Külter hem Meclis'te yaptığı görüşmeler hem de son durum hakkında DİHA'ya konuştu.
Ağabeyinin akıbetini öğrenmek için Şırnak'te polis ve askeri tüm yetkili birimlere sorduklarını ancak hiçbir kurumdan yanıt alamadıklarını belirten Külter, bu sessizlik üzerine Meclis'e giderek konuyu CHP ve HDP ile görüştüğünü ve konunun gündemleştirilmesini talep ettiğini söyledi. HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ile Meclis'te basın toplantısı düzenlediklerini hatırlatan Külter, CHP'li milletvekillerinin de konuyu gündemde tutup Külter'in akıbetinin araştırılması için girişimlerde bulunacaklarını söylediklerini aktardı.
Külter, "Ağabeyimin akıbeti nedir, net bir cevap istiyoruz. Yakalandı, kaybedildi, ne yapıldı bütün bu iddialara net bir cevap istiyoruz. Cenazesi mi gelecek diye kaygılıyız. Kaybedildiği yerde bir inceleme yapılabilir. Gümüştepe'den bahsediyorlar. Bu iddiayı kendileri de görüyorlar bu çerçevede inceleme yapmaları gerekir" dedi.
Belirsizlik durumunun kendilerini daha çok yıprattığını belirten Külter, "Annem bu acıya dayanamayabilir. Bir ölüm haberi insanı çok incitmez belki ama kayıp haberi insanı daha çok incitir. İnsan düşünüyor acaba işkence yapıldı mı diye. İnsan bunu düşüne düşüne kafayı yer" diye konuştu. Kamuoyuna da duyarlılık çağrısında bulunan Külter, devlet yetkililerine de, "Bu konuya bir çözüm bulsunlar. Durumu neyse olumsuz olsa ise bile açıklasınlar" şeklinde çağrıda bulundu.