Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem Grubu bugün Taksim'de "Bedenimiz bizim, hayatımız bizim!" dedi
Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem Grubu bugün Taksim İstiklal Caddesi'nde "Bedenimiz bizim, hayatımız bizim!" sloganıyla eylemdeydi. Hükümetin kadın düşmanı politikalarına, kazanılmış hakları gasp etmeyi hedefleyen Boşanma Komisyonu raporuna, Erdoğan'ın doğum kontrolü ve prezervatife ilişkin açıklamalarına, "günahtır" yaklaşımlarına... kısacası kadının ruhu ve bedeni üzerinde derinleştirilmek istenen denetime-kontrole karşı Mis Sokak'ta bir araya gelen kadınlar; sloganlar, pankartlar ve dövizleriyle Tünel'e doğru yürüdüler.
“Akıl değil güvence ve huzur!”, “Boşanmayı değil erkek şiddetini engelle!”, “Kürtaj kürtajdır ihanet babandır!”, “Doğum kontrolü ayıp değil, günah değil!” dövizleri açan kadınlar yürüyüş boyunca, “AKP elini bedenimden çek!”, “Boşana boşana özgürleşmeye!”, “Bu hayat bizim senin mi sandın!” sloganlarıyla, taleplerin yer aldığı bildiri ve prezervatif dağıttılar.

Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde sarfettiği 'Müslüman ailede doğum kontrolünün yeri yoktur' sözlerine ve bunu "ihanet" olarak tanımlayan anlayışlara tepki gösterdiler. "Cumhurbaşkanı da olsa 'ihanet' diyenlere inanmayın. Bunu en iyi biz kadınlar biliriz, bizim bedenimiz ve hayatımızla ilgilidir" diye tepki gösteren kadınlar, bu yaklaşımlara karşı mücadele kararlılıklarını haykırdılar. Tarihsel kazanımlarını gaspettirmeyeceklerini bir kez daha yinelediler.
Oldukça canlı bir havada gerçekleşen yürüyüş Tünel'e ulaştığında burada bileşim adına açıklamayı Feride Eralp gerçekleştirdi.
"Elinizde bulundurduğunuz prezervatif 'ihanet' değil, 'ayıp' da değil, 'günah' da..." diyen Eralp, herkesin parasız doğum kontrol yöntemlerine ve bunlarla ilgili bilgiye ulaşabilmesi gerektiğini vurguladı.
“Bakamayacağımız veya istemediğimiz çocukları doğurmanın bizim için de, çocuklar için de iyi olmadığını biliyoruz” diye konuşan Eralp, kadınların ne zaman, kaç çocuk doğuracaklarına hatta doğurup doğurmayacaklarına ve nasıl doğum yapacaklarına kendilerinin karar vereceklerini belirtti.

Hayatlarına her alanda sahip çıktıklarını vurgulayan Eralp, iktidara “Bu hayat sizin değil, bizim! Sizin çerçevesini çizdiğiniz o hayatta bize, biz kadınlara yer yok, nefes yok. Biz hayatlarımızdan da, kendimizden de vazgeçmeyiz reddediyoruz!” dedi.
Kadınların hayatlarını kurmak için evlenmek zorunda olmadıklarını, baskı ve şiddet içinde yaşamaktansa boşanmayı tercih ettiklerini vurgulayan Eralp, son düzenlemelerle kadınların boşanma haklarının ellerinden alınmaya çalışıldığını söyleyerek; daha eşit ve adil bir yaşam için mücdeleden vazgeçmeyeceklerini yineledi.

Eralp açıklamasına şu sözlerle devam etti:
Kimi zaman şiddet göre göre evli kaldığımız, boşanmak isteyince ölümle tehdit edildiğimiz, hatta öldürüldüğümüz bu ülkede, bizi boşanmaktan vazgeçmeye ikna edecek aile danışmanına mı ihtiyacımız var?! Yoksa daha fazla, daha erişilebilir, daha iyi koşullarda sığınaklara mı? Kadınların cevabı: B!
Boşanma komisyonu raporuna göre bizden beklenen hayat: Kendimiz çocuk dahi olsak evlenelim. Evliliğimiz “başarılı ve sorunsuz” olursa “kocamız” suç bile işlemiş sayılmayacak hem de. Sonra en az 3, mümkünse 5 çocuk yapalım. Şiddet de görsek boşanmayı düşünmeyelim. Zaten “küçük çocuğun var, yuvanı dağıtma, çocuk için dayan” diyen akraba, konu komşudan bol ne var? Biz boşanmak yerine bir tane daha çocuk doğuralım, böylece hep dayanmamız, hiç ayrılmamamız gereksin. Ayrıca olur da bir şekilde boşanırsak (ve hayatta kalırsak) nafaka kısıtlansın, çünkü hem erkeklere haksızlık, hem de bizi işe girmekten vazgeçiriyor. Kendi ayaklarımız üzerinde durmamız için nafaka olmaması şart.
Zaten biz o doğurmak zorunda olduğumuz 5 çocuğu büyütürken nasıl oldu da işe girmek için gerekli eğitimi, becerileri, imkanı edinemediysek… Hep kabahatliyiz, hep kusurluyuz. Öyle mi?

Değil. Biz başka bir hayatın mümkün olması için yıllardır mücadele ediyoruz. Hayatlarımıza farklı şekillerde her gün, her an sahip çıkıyoruz. Ve şimdi bize nasıl yaşamamız gerektiğini dikte edenlere, erkeklere, devlete, iktidara, cumhurbaşkanına bir çift sözümüz var: Bu hayat SİZİN değil, BİZİM!
Sizin çerçevesini çizdiğiniz o hayatta bize, biz kadınlara yer yok, nefes yok. Biz hayatlarımızdan da, kendimizden de vazgeçmeyi reddediyoruz!
Eylem kadınların Tünel Meydanı’nda bildiri ve prezervatif dağıtımın ardından sona erdi.
