İnşaat-İş Suudi Arabistan'da ücretleri ödenmeyip rehin muamelesi gören işçiler için Konsolosluk önündeydi
İnşaat İşçileri Sendikası, Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren DSG Yapı İnşaat’a bağlı şantiyede çalışan 120 işçinin pasaportuna el konularak firma tarafından rehin tutulmasına ilişkin 4. Levent’teki Suudi Arabistan Konsolosluğu önünde bir açıklama gerçekleştirdi.
DSG Yapı’ya ait şantiyede yaklaşık 9 aydır çalışan işçiler sendika ile e-posta yoluyla iletişim kurarak; 8 aydır ücretlerini alamadıklarını, bunun üzerine iş bıraktıklarını, bu nedenle kendilerine yemek dahi verilmediğini, itiraz ettikleri durumda karşılarına polisin çıkarıldığını, cezaevine yollandıklarını anlattılar.
İnşaat-İş'ten seslerini kamuoyuna taşımasını isteyen işçiler için dün duyurulduğu gibi bugün Suudi Arabistan Konsolosluğu önünde basın açıklaması yapıldı.

Polis kuşatmasına alınan Konsolosluk önüne gelen İnşaat-İş temsilcilerine polis açıklamayı kaldırımda yapmalarını söyledi. Sendika temsilcileri bu dayatmayı kabul etmeyip, "İnşaat işçisi köle değildir! Göçmen işçiler köle değildir!" pankartını açarak belirledikleri yerde açıklama yaptılar.
Suudi Arabistan Konsolosluğu önünde yapılan açıklamada işçilerin yaşadıkları sıkıntılar dile getirilerek şunlara değinildi;
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da DSG Yapı firmasına ait şantiyede çalışan yaklaşık 120 işçi pasaportlarına el konulduğu için ülkede rehin tutuluyor. Yaklaşık 9 aydır şantiyede çalışan işçiler 8 aydır maaşlarını alamıyorlar. Daha uzun süredir şantiyede bulunan işçiler arasında ise 16 – 17 aydır maaş alamayanlar da bulunuyor. İşçiler maaşlarını alamadıkları için 1,5 ay önce iş bıraktılar.
Ancak bu sefer de yemekleri dahi kesildi, şantiye yönetimi haklarını arayan işçileri meşru eylemlerinden dolayı polise verdi. İşçiler arasında gözaltına alınıp cezaevine atılanlar oldu. Haklarını almak istedikleri için iş bırakan işçiler, baskıyla, tutuklamalarla susturulmak isteniyor, pasaportlarına el konularak yurt dışında rehin tutuluyorlar.
Bir kısım işçilerin turist vizesi ile hukuksuz olarak çalıştırıldığı ve ücretlerinin gasp edildiği Riyad’da patronlar, devleti de arkalarına alarak her türlü hukuksuzluğu pervasızca uyguluyorlar. Biz bu sistemi iyi tanıyoruz: Katar’da 2022 Dünya Kupası inşaatlarında çalıştırılan göçmen işçiler ‘Kefala sistemi’ ile sömürülüyor.
Yıllık ortalama iş cinayetlerinin 1.000’i bulduğu bu inşaatlarda da göçmen işçilerin vize ve pasaportları işverenlerce rehin tutuluyor. Milyarlarca dolar kar getiren inşaatlarda göçmen işçiler modern kölelik koşullarında ücret, yemek, barınma ve ulaşım hakları gasp edilerek çalıştırılıyor. Bildiğiniz gibi geçen yıl Mekke’deki Ulu Cami inşaatında vincin devrilmesi nedeniyle 110 işçi ölmüş, iş cinayetinden sorumlu olan Binladin inşaat şirketi yaşadığı mali kriz nedeniyle 50 bin göçmen işçiyi haklarını ödemeden sınır dışı etmeye kalkmıştı.
‘Taleplerimiz derhal yerine getirilsin’
Öncelikli talebimiz: İşçilerin pasaportları iade edilsin, işçilerin ödenmeyen ücretleri iş bıraktıkları günler dahil olmak üzere ödensin.
Devletler göçmen işçilerin güvenliği, sağlığı ve tüm hakları için gerekli düzenlemeleri ve denetimleri yapmakla yükümlüdür. Gerekli yasal düzenlemeler ve denetim mekanizmaları taşeronlar, patronlar lehine değil işçiler yararına derhal devreye sokulsun.
Kefala sistemine son verilsin.
Göçmen işçilerin temsil hakkı tanınsın.
Göçmen işçiler için çalışma vizesi alınsın ve güvenceli, sigortalı, sözleşmeli çalışma ortamı sağlansın.
Bütün işçiler için de geçerli ulusal asgari ücret belirlensin ve toplu sözleşme hakkı tanınsın.
Düzgün ve adil denetim ve şikayet mekanizmaları ile işçilerin firmaların insafına bırakılması engellensin.