'Avcılar'da bu kadarını beklemiyorduk'

Belediye İş 2 Nolu Şube Örgütlenme Sorumlusu Ercan GÜRÜNLÜ ile konuştuk

İŞÇİ SINIFI
Cuma, 10 Haziran 2016 (10 yıl 1 hafta önce)

Avcılar’da işten atılan temizlik işçilerinin direnişi 38’li günlere geldi.



 



Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak Benli ve taşeron şirket olan Tomurcuk patronları, direnişin 37. gününde Avcılar Belediyesi’nde bir araya geldiler. Ve ardından işten çıkarmalar hız kazandı.



 



Direnişin 37. gününde bir işçi, 38. gününde 60'a yakın temizlik işçisi işten çıkarıldı. Bunlardan 7’si kadın süpürgecilerden, diğerleri ise her bölgeden 6’şar işçi olmak üzere 60'a yakın işçi.



 



Direnişin gidişi ve son gelişmeleri Belediye İş 2 Nolu Şube Örgütlenme Sorumlusu Ercan GÜRÜNLÜ ile konuştuk.



 



Alınteri: Ercan Başkan, Avcılar’da direnişin 38. günündeyiz. Bugüne kadar üç günlük iş bırakma eylemi dahil bir süreç yaşandı. Ama bugün işçiler işten atılmaya devam ediyor. Sayı oldukça yüksek gözüküyor. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?



 



Ercan Gürünlü: Buradaki sendikal örgütlenmenin çok sıradan bir örgütlenme olmadığını biliyorduk. Belediyelerde, bazı birimlerde örgütlenme yaptığınızda bazı sıkıntılarla, sorunlarla karşılaşabiliyorsunuz. Bu sorunlarla karşılaşırken bu kadar dirençli, bu kadar sahiplenen bir yönetimle karşılaşmadınız. Burası mimlidir, burası temizlik iş koludur. Bu iş kolunda örgütlenme yapmaya kalktığınızda bir anlamda belediyenin beynini elinize almış oluyorsunuz.



 



Hem sendikal anlamda bir güç hem de işçilerin kendi mücadelelerinde iradi anlamda bir güç olarak halka yansıttığı bir güçtür. Mesela, 15 gün sulamazsınız kurur, onu sökersiniz yerine başka bir çiçek dikebilirsiniz. Ama çöp işi bire bir halkın sağlığını ilgilendirir. Bu nedenle biz ne kadar önemsiyorsak, karşımızdaki güç, iktidar da önemsiyor. Burayı elinde tutmak istiyor. Vermek istemiyor.



 



Sadece Avcılar Belediyesi olarak söylersek haksızlık yapmış oluruz. Bu Türkiye genelinde bir devlet politikasıdır. CHP’li belediyeler de mevcut politikaya, hükümet politikasına uyuyorlar, ona sadakatlarını bildiriyorlar. (Bu nedenle) Buranın zor olacağını, problemli olacağını biliyorduk. Yani bir kabullenme sürecidir. Bu süreç ciddi anlamda sıkıntılı olacaktır. Eylemdeki işçiler iş başı yapsa da buradaki sorunların bir çırpıda biteceğini, yok olacağını düşünürsek saflık yapmış oluruz. Buradaki sıkıntılar, problemler devam edecek işler yoluna girene kadar.



 



Avcılar Belediye Başkanı bunu biraz daha ahlaki olmayan, toplum içinde bir yere taşınmayan yöntemle yapıyor.Yalan, dolan, iftira, tam olarak AKP tarzıyla karşımıza çıktı.



 



Nedir AKP modeli dediğimiz şey? Bu ülkede herkesin öve öve bitiremediği bir Taksim eylemliliği oldu. Taksim eylemliliği şu bakış açısıyla görüldü: Görünürde bir ağaç, bir böcek üzerinden çıktığı ifade edildi. Ama esası o değildir. AKP ciddi anlamda sınıfın diğer katmanları üzerinde baskı, yok etme, asimilasyon gibi politikalar güdüyordu. Ne giyeceğine, ne yiyeceğine, ne konuşacağına, kaç çocuk yapacağına, kiminle yaşayacağına, kadının nasıl yaşaması gerektiğine varana kadar insanların yaşam alanlarına müdahale ettiklerinden dolayı o patlama bir ağaç, bir böcek üzerinden yaşanan bir toplumsal patlamaydı. AKP bu toplumsal patlamayı görmedi. Ya da bilerek görmezlikten geldi. Bu arada trollerini ortaya sürerek insanlara iftiralar attılar, yalanlar söylediler. Nedir işte, türbanlı bacılarımıza saldırıyorlar gibi yalanlarla, iftiralarla Taksim mücadelesini gölgede bırakmak istedi.



 



Burada, Avcılar’da da işçilerin örgütlenme talebi, grevi, durup dururken çıkan bir talep değildir. İşçiler, canları sıkıldığı için sendikalı olalım demediler. Yaşadıkları sıkıntılar, sorunlar sonucunda patlak veren bir süreçtir. Siz de günlerdir buradasınız, şahitsiniz, siz de görüyorsunuz artık insanlar o korku denilen şeyi yıkmış, insani gerekler noktasında arkadaşlarıyla bir bütün olmuşlar ve mücadele ediyorlar.



 



Bu örgütlenme sonucunda belediye başkanı 32 arkadaşımızı işten çıkarmıştır. Bu işten atma sırasında 6 arkadaşımızı baskıyla sendikadan istifa ettirdi. İşe başlattı. Diğer arkadaşlar ise direniş kararı verdiler. Bu süreç içinde üç arkadaşı daha işten attı. İşçiler de artık yeter dediler ve gece vardiyası iş bıraktı. İşveren diğer vardiyaları işe çağırdı. Gelen vardiyalar şantiyedeki durumu görünce (direnişe) onlar da katıldı. Diğer vardiyalarla buluşunca, 450- 500 işçiyle üç gün süren iş bırakma eylemi yaptık. 500 işçiyle şantiyede toplantı yaptık.



 



Biz mücadeleyi hukuki bir zemin üzerine oturttuk. Ücretler ödenmemişti. Ücretler ödenip, işten atılan üç kişiyi işe başlatırlarsa işbaşı yapılacağı söylendi. Üç gün süren iş bırakma eylemi sonucunda ücretler ödendi, işten atılan üç işçi işe alındı. Bir kazanım elde edildi. Sadece 23 arkadaşımızı Belediye başkanı işe almadı. Bu mücadele devam ediyor.



 



Mücadele burada sürerken görüşmeler de devam ediyor. Görüşmeler devam ederken her görüşmede Belediye başkanı yeni iftiralar atıyor.



 



Şimdi de “Avcılar gönüllüleri” diye tamamen parayla tutulmuş, belediye çalışanlarıdır, yakın akraba ilişkileridir, buradan nemalananlardır, beslemeleridir, yalakalarıdır... onları karşımıza çıkarıyor. Bunlar Handan Toprak Benli’nin trolleridir ve bunlara Avcılar da bir şey yapmak gerekiyor Aslında işçilerin haklı mücadelelerine saldırıyorlar. Adalet mücadelesini siz yalanlarla, iftirayla bastırmaya çalışıyorsunuz. Ama güneş hiçbir zaman balçıkla sıvanmamıştır. Gerçekler açıkça ortadadır.



 



Bugün itibariyle sekiz kadın arkadaşı işten attık dediler. Sonra da öyle bir şey yok, biz yanlış yaptık dediler. Ve kadın arkadaşlar sabah işlerine başlayacaklar. Şimdi de sayı daha kesin olmamakla birlikte 20 arkadaşımız işten atılmış, daha da devam ediyorlar. Burada örgütlü sendikal mücadeleye karşı bir saldırı yapılmaktadır. Biz de mücadelemizi vereceğiz. İşçileri işten atmakla, korkutmakla bir şey olmayacağını belediye başkanı da görecek.



 



Biz burayı örgütlerken yaşayacaklarımızı, karşılaşacaklarımızı biliyorduk. Bu rakam 200'ü, üç yüzleri de bulabilir. Burada üzüldüğüm nokta şu oldu: AKP politikaları üzerine herkes şikâyetçi oluyor. Bu ülkenin bütün katmanları bu politikalar altında inim inim inlerken ne yazık ki CHP belediyelerde -ki birisi de Avcılar Belediyesi’dir- bu politikaların aynı şekilde uygulanması, bir sınıf örgütünün öncüsü olarak, demokrat kişi olarak bu beni gerçekten üzüyor.



 



Siz sendikal mücadeleden dolayı işten atabilirsiniz, bu sizin sendikal mücadeleye karşı olduğunuzu gösterir. Ama işçileri yalan ve iftira ile 25/2’den işten atmak, insanların onuruyla oynamak, düşmanca davranmaktır. Bu insanlar işsizlik parasından da faydalanmasınlar diye böyle yapıyor; bu yöntemle işten atarak iki yönlü cezalandırıyor. İnsani değerler açısından baktığınızda bile belediye bu yüzden özür dilemelidir.



 



Bu yaşadıklarımız 15-16 Haziran işçi sınıfının mücadelesinin yıldönümüne denk geliyor. 15-16 Haziran’da da gerek ekonomik, gerek siyasal ve sosyal politikaların işçi sınıfına ve diğer katmanlara yaşattıkları baskı, asimilasyon, inkar etme politikalarına karşı bir direniş fabrikalardan dalga dalga yayıldı. Ve iki gün sürdü. Tabii sonra bir şekilde bastırıldı ama burada sendikaların paylarının ne olduğunu tartışmaya çok gerek yoktur. Bugün yaşadığımız süreç tam da o günleri ya da 12 Eylül döneminden önceki süreci hatırlatıyor. O süreçler de böyle parça parça hak taleplerinin, sendikal mücadelelerinin yükseldiği bir süreçti. Bugün de öyle çıkışın yakalandığı bir süreçtir. Ve önümüzdeki süreçte mücadelelerin büyüyeceği, iyi bir safhaya geleceğini görüyoruz.



 



Biz burada 15-16 Haziran’ı bir etkinlikle karşılamayı düşünüyoruz. Bu mücadeleyi bizim dışımızda işleyen sınıfın diğer katmanlarına yapılan, yaşanan katliamlar, asimilasyonlar, inkar- imha politikalarına ve saldırılarına karşı birleştirip yan yana getirdiğimizde, dönüştürdüğümüzde işçi sınıfı kazanacaktır. Tüm yoksul ve ezilen halkların kazanması dileğiyle mücadelemize devam edeceğiz.



 



Alınteri: Ercan Başkan, bugün yoğun olarak işten atmalar devam ediyor. Ne yapmayı düşünüyorsunuz?



 



Ercan başkan: Öncelikle burada bu mücadele devam ediyor. Direniş çadırımız da var. Atılan her arkadaşımızın mücadelemizde omuzdaşımız olması için çaba harcayacağız. Buna ilişkin 15-16 Haziran’la ilgili çalışma yapıyoruz. Bu çalışmayla birlikte, bu mücadeleyi önümüzdeki günlerde sokak sokak, mahalle mahalle, meydan meydan sürecin yükseldiği, daha da hareketlendiği sürece dönüştürmek zorundayız. Gerek Avcılar’da gerekse İstanbul’un bütün her yerinde yükselteceğiz.



Şunu söylemek istiyorum: Biz daha Avcılar’da çok şey yapmadık. Belediye başkanının kendisine gelmesini, sendikayı ve sendikal örgütlenmeyi kabul etmesini, işçi arkadaşlarımızın barış içinde işe başlamasını temenni ediyoruz. Ama gelinen nokta pek öyle gözükmüyor.