Paris Euro 2016'yı grevlerin ve OHAL'e benzer görüntülerin gölgesinde karşılıyor
Paris Euro 2016'yı grevler, sokak eylemleri, blokajlar, çöp dağları, aksayan demiryolu ve havayolu ulaşımı, OHAL görüntüsü altında karşılıyor. Bu haliyle emperyalist kapitalizmin yaşadığı kapsamlı krizin de açık bir tablosuna dönüşüyor.
Bir ay boyunca Fransa'nın 10 kentinde 51 maçın oynanacağı turnuvada "terör" gerekçesiyle 90 bin polis ve asker görev yapıyor. Hemen tüm ana caddeler, merkezi noktalar askeri cemseler ve polis otolarıyla kuşatılmış durumda. Kalabalık yerlere uzun kuyrukların oluştuğu ince aramalardan sonra giriliyor.
Ülkede bir taraftan 13 Kasım'da gerçekleşen IŞİD katliamının tedirginliği bir taraftan da tırmanan ırkçılığın artık fiili şiddet ve saldırganlıkla kendisini ifade etmeye başlamasının gölgesi hissediliyor.

Bu ağır kriz, sistemin yapısal kriziyle birleşerek, kapitalizm açısından karanlık bir tabloya dönüşüyor. Emperyalist kapitalizmin o "gülen-makyajlı yüzü" adeta dökülüyor! Burjuvazinin kar oranlarını yükseltmek, kriz ve rekabet koşullarında kendi gücünü tahkim etmek için işçi ve emekçilere dönük saldırıları devasa bir grev ve direniş dalgasıyla yanıtlanarak, kapitalist sistemin sınırları bir kez daha açığa çıkıyor.
Fransız burjuvazisinin kullandığı en hassas kilitlerden biri olan "ulusal gurur", Eoru 2016 gibi büyük bir organizasyonda bile kullanılmaz hale gelmiş durumda. Fransız işçi sınıfı "ulusal" özelliklerinden sadece "Fransızca konuşmayı" süzmeyi öğreniyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Holland'ın aynı zamanda o "ulusal gurura" seslenerek, "Herkesin sorumluluk duygularına sesleniyorum, eğer devlet görevini yapmak zorundaysa, gereken tüm önlemleri alacaktır. Grev ve eylemlerde yer alan kişiler de sorumluluklarını yerine getirmeliler" demesi kar etmiyor.
Şu anda emperyalist kaptalizmin başkentlerinden Paris, biriken çöp dağları, geçen hafta yağan sağanak yağmurun bıraktığı izlerin etkisi altında.
İşçi sınıfının sokak gösterileriyle birleşen bu tablo onun üretimden gelen gücünün ağırlığını bir kez daha hatırlatan bir fotoğrafa dönüşüyor.

Çöp işçileri, demiryolu ve ulaşım işçileri, rafineriler, nükleer tesisler, matbaalar... derken en son bu zincire en büyük gıda marketi de katıldı. Sendikaların dün aldığı kararla şampiyonaya 1 gün kala Rungis’e girişleri kapatıldı.
Genel İş Konfederasyonu'na bağlı çöp işçileri grevi 14 Haziran'a kadar uzattıklarını duyurdu
Paris'te çöp imha merkezi işçilerinin geçen salı günü başlattığı grev yüzünden başkentin çöpleri bir haftadır imha edilemiyor. Polis, Avrupa'nın en büyük atık imha merkezinin önüne konan bariyerleri bugün kaldırdı. Ancak fabrika içinde işçilerinin çalışmaması yüzünden çöpler imha edilemiyor.
Demiryolu işçilerinin grevi de ülke içinde ulaşımı olumsuz yönde etkilemeyi sürdürüyor. Ulusal Demiryolu İdaresi, grevin mali faturasının şimdiden 300 milyon avroyu bulduğu bildirildi.

İşçiler, son olarak, ülkenin dört bir yanında sergilenen Avrupa Futbol Şampiyonası Kupası'nı başkente getiren treni engelleme girişiminde bulundu. Başkentteki kuzey garında, kupayı getiren treni engellemeye çalışan işçiler ve polis arasında arbede yaşandı. Başkente getirilen kupa, polis koruması altında daha sonra yetkililere teslim edildi.
Air France, pilotların da eylemlere katılacağını açıklaması sonrası yarınki seferlerinin üçte bire yakınını erteleme kararı aldı.
Salı günü Paris'te büyük bir gösteri düzenlemesi ve taksi şoförlerinin kent merkezinde trafiği tıkayarak gövde gösterisi yapması bekleniyor.
Kısacası Paris'ten tüm dünyaya sayısız mesaj yayılmaya devam ediyor...