Son 3,5 yılda en az 194 çocuk işçi iş cinayetlerinde katledildi
İSİG Meclisi'nin 12 Haziran Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü dolayısıyla yayınladığı raporda Türkiye'de tarım, hizmet ve sanayi sektöründe milyonlarca çocuğun çalıştırıldığını, son üç buçuk yılda en az 194 çocuk işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini tespit etti.
Nazım Hikmet'in, “dünyayı çocuklara verelim, kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi, hiç değilse bir günlüğüne doysunlar”… dizeleriyle başlayan raporda yoksulluğun ve savaşların en çok çocukları vurduğu, en ağır koşullarda çocukların çalıştırıldıkları vurgulanıyor.
2 bölümden oluşan raporun ilk bölümünde çocuk işçilerle ilgili somut bilgiler ve konuyla ilgili olarak yapılan açıklamalara yer veriliyor. İkinci bölümdeyse grafikler üzerinden ayrıntılarla çocuk işçilik inceleniyor.
Buna göre Türkiye'de milyonlarca çocuk işçinin bulunduğu, bunların yarısının tarımda diğer yarısının da sanayi ve hizmetler sektöründe çalıştığı belirtiliyor.
Devletin kendi yasalarına dahi uymadığı vurgulanan raporda şunlar belirtiliyor:
(...) çalışan çocuklar korunmamakta ve çalışması yasak olan işkollarında çalışmanın yanında 15 yaşın altında da çocuklar çalışmaktadır. Ayrıca çocuk işçi sağlığı ile ilgili bir çalışma yapmamakta ve öyle ki çocuk işçi ölümlerine dair de çelişkili açıklamalarda bulunmaktadır. Örneğin eski Çalışma Bakanı Faruk Çelik bir önergeye verdiği cevapta 2013 yılında 21 ve 2014 yılında 16 çocuğun çalışırken yaşamını yitirdiğini belirtip bu sayının 2002-20014 yılları arasında 127 olduğunu açıklamıştır.
Devlet ya çocuk işçiliğin durumunu bilmiyor ya da doğruyu söylemiyor. Ya da her ikisi de. İSİG Meclisi olarak son üç buçuk yılda en az 194 çocuğun çalışırken yaşamını yitirdiğini açıklıyoruz.
Rapor çocuk işçilik konusundaki devlet politikalarının bir ortağının da AB oduğunu tespit ederek şunları ifade ediyor:
AB yetkilileri çocuk işçilik konusunda bir yandan devletin attığı adımlarla olumlu bir çizgide olduğunu söyleyerek övmektedir. Bu noktada kendi eliyle kurdurduğu ve mali olarak milyonlarca Euro aktardığı dernekleriyle sosyal bir imaj çalışması çizmektedir. Oysa Türkiye’de çocuk işçiliğin artışında sizin uygulattırdığınız tarımı çökerten ve sanayiyi daha da bağımlılaştıran politikalar bulunmaktadır. Yine örneğin Türkiye ile imzaladığınız Mültecilerin Geri Kabul Anlaşması sonrası göçmen çocuklar hızla tarım ve sanayinin pençesine atılmıştır.
Göçmen çocuk işçilik olgusunun artık görünür boyutlar kazandığı günümüzde 2013 yılında çalışırken yaşamını yitiren hiçbir göçmen çocuk tespit edilmemişken, 2014'te beş, 2015'te de 12, 2016'da da iki Suriyeli çocuk olmak üzere 19 Suriyeli çocuğun iş cinayetlerinde katledildiği tespit ediliyor. "Genel olarak çocuklar içinde iş cinayetlerinin yüzde 9,8’inde Suriyeli çocuklar kurban edilmiştir. Bu durum yukarıda açıkladığımız Türkiye-AB politikalarının doğrudan yansımasıdır" deniyor.
Rapor çocuk işçi ölümlerinin en az yarısının tarım işlerinde çalışırken gerçekleştiğini tespit ediyor. "Bu durumun bir yönünü tarımın çökertilmesi ve aile emeği içinde görmek gerekir" derken, diğer yönünün de mevsimlik işçilik olduğu belirtiliyor. "Çocuklar mevsimlik işçiliğin kadınlar ile birlikte omurgasını oluşturmaktadır ve ‘çocukları çekip alırsanız mevsim işçilik kalmaz’…" deniliyor.
İnşaat, metal, ticaret, konaklama, gıda ve tekstil işkollarında da hatırı sayılır oranda çocuk işçi çalıştığı belirtilen raporda, "Çocuk işçiler kalıcı olarak, yaz sürecinde ya da çırak ve stajyer olarak yani sermayenin “meslek lisesi memleket meselesi” ilkesi kapsamında işyerlerinde çalışmaktadır" denilerek şöyle devam ediliyor:
4+4+4 eğitim sistemi ya meslek lisesine gidişi teşvik etmekte ve böylece sermayeye ucuz teknik eleman sağlanmakta ya da çocukları eğitim dışına itmekte ve vasıfsız işgücüne katmaktadır. Özellikle eğitim dışında kalan çocukların yaşamı daha da zorlaşmaktadır. TÜİK’in 2013 yılı açıklamasına göre okula devam etmeyen çocuklar için haftalık fiili çalışma süresi 54,3 saat ile Türkiye ortalamasının üstündedir. Üçte birine işyerinde yemek verilmemektedir. Yüzde 36’sının haftalık izni, yüzde 89’nun yıllık izni yoktur. Ve İSİG Meclisi olarak tespitlerimize göre daha fazla iş cinayetine maruz kalmaktadır…
İş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocukların yüzde 16’sı kız çocuğu/genç kadındır. Bu oran genel olarak iş cinayetlerinde tespit ettiğimiz kadın işçi ölümünün iki katıdır…
"Türkiye’de çocuk işçilik “ilkel birikim” döneminin bir özelliği olarak çok küçük yaşlarda başlamaktadır." denilen raporda çocuk işçi ölümlerine 6 yaşından itibaren rastlandığı belirtiliyor. Rapor yaşlara göre ölüm oranlarını grafiklerle de anlatılıyor.
Özellikle Adana’da çocuk işçilik sanayi ve tarımda yaygındır ve bunun sonucu olarak çocuk işçi ölümlerinde ilk sıradadır. Yine İstanbul’da sanayi; Urfa, Antep ve Ankara’da ise tarımda çocuk işçi ölümleri dikkat çekmektedir…
Son üç buçuk yılda en az 194 çocuk işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi…

2013 yılında en az 59 çocuk işçi,
2014 yılında en az 54 çocuk işçi,
2015 yılında en az 63 çocuk işçi,
2016 yılının ilk beş ayında ise en az 18 çocuk işçi yaşamını yitirdi...
Son üç buçuk yılda çocuk işçiler en çok tarım, inşaat, metal ve ticaret işkolunda yaşamını yitirdi…
Çocuk işçi ölümlerinin işkollarına göre dağılımına bakarsak;

Tarım, Orman işkolunda 98 çocuk;
İnşaat, Yol işkolunda 24 çocuk;
Metal işkolunda 16 çocuk;
Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 14 çocuk;
Konaklama, Eğlence işkolunda 7 çocuk;
Gıda, Şeker işkolunda 7 çocuk;
Tekstil, Deri işkolunda 6 çocuk;
Taşımacılık işkolunda 5 çocuk;
Belediye, Genel İşler işkolunda 5 çocuk;
Petro-Kimya, Lastik işkolunda 3 çocuk;
Çimento, Toprak, Cam işkolunda 2 çocuk;
Madencilik işkolunda 1 çocuk;
İletişim işkolunda 1 çocuk;
Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 1 çocuk;
Enerji işkolunda 1 çocuk;
Çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 3 çocuk yaşamını yitirdi…

Son üç buçuk yılda çocuk işçiler en çok servis/trafik kazası, zehirlenme/boğulma, düşme ve ezilme/göçük nedeniyle yaşamını yitirdi…
Trafik, Servis Kazası nedeniyle 64 çocuk;
Diğer nedenlerden dolayı (silahlı/fiziksel saldırı, yıldırım düşmesi, kalp krizi, beyin kanaması) 35 çocuk;
Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 25 çocuk;
Düşme nedeniyle 24 çocuk;
Ezilme, Göçük nedeniyle 24 çocuk;
Patlama, Yanma nedeniyle 9 çocuk;
Elektrik Çarpması nedeniyle 8 çocuk;
Nesne Düşmesi, Çarpması nedeniyle 3 çocuk;
Kesilme, Kopma nedeniyle 2 çocuk yaşamını yitirdi…

Son üç buçuk yılda en az 31 kız çocuğu/genç kadın ve 163 oğlan çocuğu/genç erkek yaşamını yitirdi…
Son üç buçuk yılda iş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocukların yaş dağılımı…

6 yaşında 2 çocuk,
7 yaşında 2 çocuk,
8 yaşında 3 çocuk,
9 yaşında 4 çocuk,
10 yaşında 7 çocuk,
11 yaşında 3 çocuk,
12 yaşında 7 çocuk,
13 yaşında 14 çocuk,
14 yaşında 15 çocuk,
15 yaşında 30 çocuk,
16 yaşında 49 çocuk,
17 yaşında 58 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi…

Son üç buçuk yılda çocuk işçiler en çok Adana, Urfa, İstanbul, Antep, Konya ve Manisa’da yaşamını yitirdi…
Türkiye’nin 58 şehrinde iş cinayetlerinde çocuklarımızı yitirdik... Buna göre:
18 ölüm Adana’da;
12 ölüm Şanlıurfa’da;
10 ölüm İstanbul’da;
9 ölüm Gaziantep’te;
8 ölüm Ankara’da;
6 ölüm Konya ve Manisa’da;
5 ölüm Bursa, Hatay, Kayseri, Kocaeli ve Mardin’de;
4 ölüm Antalya, Balıkesir, Erzurum, Kahramanmaraş ve Mersin’de;
3 ölüm Ağrı, Aksaray, Aydın, Düzce, Elazığ, Isparta, İzmir, Karaman, Kırıkkale, Malatya, Samsun, Tekirdağ ve Yozgat’ta;
2 ölüm Batman, Bolu, Denizli, Diyarbakır, Gümüşhane, Muğla, Muş, Osmaniye, Sakarya, Sivas, Şırnak, Uşak ve Van’da;
1’er ölüm ise Bartın, Bingöl, Burdur, Çanakkale, Çorum, Edirne, Eskişehir, Giresun, Hakkari, Kırklareli, Kilis, Rize, Siirt, Tokat ve Yalova’da yaşandı…