Gericiler 26 Haziran'da yapılacak 'Onur Yürüyüşü'ne dönük açık tehditlerde bulundular
Dünyanın tüm gericilerinin, ırkçı ve faşistlerinin ortaklaştığı konulardan biri de LGBTİ bireylere karşı düşmanlıktır. Hemen hepsi bu konuda saldırgan açıklamalarda bulunur, LGBTİ bireyleri hedefe çakar. Bunun toplumsal sonuçlarını biliyoruz. Gündelik hayatta alttan alta işleyen homofobik yaklaşımlar, kimi zaman cinayetlere ya da şiddetin çeşitli biçimlerine sıçrar.
Dünya gericiliğinin kolektif uzlaşma noktalarından biri olan bu yaklaşım ABD'de kitle katliamına dönüştü. IŞİD'e yakınlığını ilan eden Afganistan kökenli Omar Mateen, bu yaklaşımın ajite ettiği saldırgan duygularla LBGTİ bireylerin gittiği bir bara düzenlediği silahlı baskında 50 kişiyi katletti.
Bu düşmanlık her açıdan krizle boğuşan emperyalist kapitalist sistemin derinleştirdiği toplumsal krizlerle birleşerek pekçok gerici yaklaşımı büyütüp, derinleştiriyor. Bulaşıcı bir hastalık gibi... Hastalığın ilk hedefleri LGBTİ bireyler, kadınlar ve çocuklar oluyor.
LGBTİ bireylere dönük saldırganlık ABD'de kanlı bir katliamı tetiklerken, Türkiye gibi ülkelerde de homofobi daha saldırgan bir dille konuşmaya başlıyor. 26 Haziran'da yapılacak geleneksel 'Onur Yürüyüşü' öncesinde dinci-gerici-faşistlerin sosyal medya üzerinden yaptıkları çağrılar bunun somut ifadesi.
Basına yansıyan bilgilere göre sosyal medyada paylaşılan afişlerde Taksim İstiklal Caddesi'nde yapılacak 'Onur Yürüyüşü'nü engelleme çağrılarının yer aldığı görüldü.
"İ.neleri yürütmüyoruz. Oradayız. Seni de bekliyoruz" ifadeleriyle hazırlanan afişte 'MAG - Müslüman Anadolu Gençlik" imzası yer alıyor. Afişteki çağrının tarihi ise 19 Haziran Pazar, 16:00.
İlerici kesimlerin her eylemine, açıklamasına saldıran, teröize eden, sindirmek için her yola başvuran devlet bu konuda nedense ortalıkta görünmüyor!
