Ne hakları varmış!!!

Çocuk emeği sömürüsü ve çocuk pornografisi şampiyonu Türkiye'de Çocuk Hakları Günü'nde bir çocuk intihar etti

GÜNCEL
Salı, 21 Kasım 2006 (19 yıl 11 ay önce)

Bugün, Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilişinin 27. yıldönümü; Çocuk Hakları Günü!

Çocuklara yönelik cinsel istismarın en fazla yaşandığı ülke olan Türkiye, Çocuk Hakları Günü'nde bir çocuk intiharına sahne oldu.

Bitlis'in Mutki İlçesi'ne bağlı Kavakbaşı Köyü'nde yaşayan 14 yaşındaki ilköğretim 8. sınıf öğrencisi B.Ö. kendini ahırın tavanına asarak yaşamına son verdi. Ailesi 14 yaşındaki çocuğun intiharına neden olabilecek her hangi bir neden söylemedi.

Kerkük'te ise oyuncak bir bebeğe yerleştirilen patlayıcıyla 3 çocuk katledildi. Yaralanan bir çocuk ise 3 arkadaşının morguna konulduğu hastanede tedavi altına alındı. Benzer bir olay yaklaşık iki ay önce Diyarbakır'da yaşanmış ucu Atabeyler adlı kontrgerilla birimine uzanan bir bombalama sonucunda 8'i çocuk 11 kişi yaşamını kaybetmişti.

Çocuk Hakları Günü dolayısıyla Diyarbakır Sur Belediyesi Çocuk Meclisi tarafından, belediye tarafından yaptırılan Uğur Kaymaz Anıtı önünde bir basın açıklaması yapıldı.

Açıklamada, dünyada çocuklara özel bayramı bulunan tek ülke olmakla övünen Türkiye'nin, en çok çocuk çalıştıran ülke olması ve çocuk pornografisinde dünyada ilk sırada yer alması teşhir edildi.

Çocukların özellikle televizyon aracılığıyla şiddete özendirildiğinin vurgulandığı açıklamada, Diyarbakır'da bayramda 53 kişinin maytap ve oyuncak silahla kör olup yaralandığı söylendi.

Açıklamada, devletin zorunlu göç uygulamasından etkilenen ailelerin çocuklarını çalıştırdığına dikkat çekilirken çocukların, suça itildiği, sigara, bali, tiner, hap kullandığı, gasp ve kapkaça karıştığı söylendi.

Yoksulluğun artması, eğitim sisteminin yetersizliği, medyanın olumsuz tavrı, neoliberal politikalar, özelleşen sosyal hizmet çalışmalarının sonucunda çocukların sokağa itildiği ifade edildi.

Türkiye'de çalışan 11 milyondan fazla çocuk bulunduğunun belirtildiği açıklamada bu çocukların yarısından fazlasının okuma yazma bilmediği söylendi. Türkiye genelinde yüzde 3.5 olan bebek ölümleri oranının Kürt illerinde yüzde 10’a çıktığı vurgulandı.

KİRLİ SAVAŞ ÇOCUKLARI VURUYOR


13 yaşındaki Selahattin Günbey, 22 Mart 2005 tarihinde köy yakınında koyunlarını otlattığı sırada, ensesine isabet eden tek kurşun ile yaşamını yitirdi. Haziran ayında ise 12 yaşındaki Uğur Kaymaz'ın 13 kurşunla katledildiği Mardin Kızıltepe'de mevsimlik işçi olarak çalıştıkları buğday tarlasında 7 yaşındaki Rozerin ile 31 yaşındaki babasının bedenlerine tam 92 kurşun sıkıldı.

Yukarıdaki 12 yaşındaki Uğur Kaymaz... İskenderun'a gitmek üzere kamyonunda son hazırlıkları yapan babası şoför Ahmet Kaymaz ile birlikte terlikleriyle beraber ölü ele geçirildi. Katliamın ardından babasıyla beraber örgüt üyesi olmakla suçlandı.

Fotoğraftaki 15 yaşında öldürülen Talat Işık. 27 Eylül 2005 tarihinde Van'da askerler tarafından gece atılan aydınlatma mermisi ölümüne neden oldu. Talat'ın katledilişinden bir yıl sonra 24 Eylül 2006 tarihinde ise Siirt - Eruh karayolunun 3. kilometresinde bulunan Alay Komutanlığı ile Siirt Emniyet Müdürlüğü'ne ait atış poligonu yakınlarındaki askeri alanda, askerlerin yol kenarına bıraktığı patlayıcının patlaması sonucu 10 ve 12 yaşlarındaki iki çocuk öldü.

Aşağıdaki ise Enes Ata... 10 yaşındaki Enes, fotoğrafın tam karşısında yer alan karakoldan sıkılan mermi ile öldürüldü.

Enes Ata