MEB liselilere karşı saldırıya geçti

MEB, Tayyip Erdoğan'ın direktifine uygun olarak liselilerle ilgili yasal işlem başlatılmasını istedi

GENÇLİK
Pazartesi, 20 Haziran 2016 (9 yıl 11 ay önce)

Tayyip Erdoğan'ın 18 Haziran'da katıldığı ‘Antik Çağdan 21. Yüzyıla İstanbul’ etkinliğinde verdiği saldırı emirlerinden biri de liselerde "kindar ve dindar nesil" kalıplarını reddeden gençlerin son çıkışlarıydı. Taksim'e Topçu Kışlası-cami ve AKM'nin tahayyüllerindeki mimariye uygun olarak yeniden yapılması gibi saldırıların da direktifini veren Erdoğan, bunlarla liselilerin son çıkışları arasında paralellikler kurarak "gençlerimize dönük bu saldırıları durdurmalıyız", "onlara tarih bilinci kazandırmalıyız" anlamına gelen sözler sarfetmişti. Kastettiği tarih bilincinin, "dindar-kindar nesil" paradigmasıyla uyumlu bir içerikte olduğunuysa hepimiz biliyoruz. 



 



Erdoğan'ın dediği gibi liselilere dönük saldırı hızla gerçekleşiyor. Polis soruşturmaları, baskın ve tacizler zaten çoktan başlamıştı. Bu saldırılara şimdi de Milli Eğitim Bakanlığı'nın gençlerle ilgili "yasal işlem başlatılması" talimatı eklendi. 



 



Kökü dışardaymış!



 



Basına yansıyan bilgilere göre MEB Müsteşarı Yusuf Tekin tarafından il müdürlüklerine uyarı yazıları gönderilerek, 'bildiri yayımlayanlarla ve bunlara katılanlar hakkında mevzuat çerçevesinde işlem yapılması' istendi.



 



Türkiye'nin belli başlı liselerinden başlayarak (Önce İstanbul Erkek Lisesi, daha sonra Galatasaray, Cağaloğlu Anadolu, Vefa, Kadıköy Anadolu, İzmir Bornova Anadolu, İzmir Çiğli Fen, Notre Dame de Sion, Ankara Gazi Anadolu, Samsun Anadolu ve Eskişehir Anadolu liseleri yayınladıkları bildirilerle gündeme gelmişti) tüm Türkiye'ye yayılan liseli öfkesi, onların tabiriyle "bu güzide kurumların imajlarını zedeliyormuş", "kökü dışardaymış"! 



 



Yeni toplumsal tahakküm biçimlerinin karşılık bulması için gençliğin kazanılmasının nasıl bir anlam taşıdığını bilen egemenler bunun için işi sübyan okulları açmaya, maarif kanunu çıkarmaya kadar vardırdılar. Eğitimin TÜRGEV merkezli olarak yeniden dizayn edilmesi ve içerik kazandırılması çalışmaları geleceğin "fethi" açısından zorunlu. 



 



Liselilerin son çıkışı bu açıdan da hızla bastırılacak hedeflerden biri olarak görülüyor. MEB MEB Müsteşarı Yusuf Tekin'in il müdürlüklerine gönderdiği uyarı yazısında dikkat çekilen noktalar da bunu açıkça gösteriyor: 



 




Öğrenci ve veli adı kullanılmadan basında yer alan bu bildirilerin öğrenci ve veli kaynaklı olmaktan çok bazı siyasi çevreler ve STK’lar tarafından organize edildiği anlaşılmaktadır. Son günlerde bakanlığımızın bazı güzide kurumlarının isimleri yazılı ve görsel medyada siyasi çıkar amaçlı kullanılarak yıpratılmakta ve dolayısıyla imajları olumsuz etkilenmektedir.




 



Müsteşar Tekin, söz konusu haberlerde okul adı belirtilmekle beraber öğrenci ya da personel adı geçmediğine dikkat çekti. İzin alınmadan öğrenciler ve kurumsal kimliği kullanarak okullar üzerinden bu mahiyette siyasi içerikli bildiri yayınlanmasının suç olduğunu kaydeden Tekin, okul yönetimi ve öğretmenlerinin taraf olmadığı bir konuda okul adının geçmesinin, niyetin provokatif ve öğrencilerin istismarına yönelik olduğunu ifade etti.



 



Yazıda Tekin, “Öğrencilerimizin bu tarz eylemlerin içine çekilmek istenmelerinin iyi niyetli girişimler olmadığı görülmektedir” dedi. Tekin, söz konusu fiil ve davranışları yapanlar ile bunlara katılanlar hakkında mevzuat çerçevesinde işlem yapılmasını ve buna göre tarafların da sorumlu davranmalarını istedi.



 



Saldırı sokakta püskürtülür



 



Liseliler bu saldırı dalgasını aileleri ve öğretmenleriyle birlikte sokakta püskürtebilirler. Polis tacizleri, baskın çabaları ve MEB'nin son saldırı direktifi fazla zamana yayılmadan sokakta verilecek yanıtla püskürtülebilir. Aksi taktirde saldırı daha da büyüyüp sertleşebilir. Çünkü sistem açısından stratejik bir noktada ortaya çıkan bu "arıza" kabul edilmezdir. Şimdi ona bunun bir arıza değil, birikmiş ve hedefini arayan bir toplumsal öfke olduğunu hissetirmek, hatırlatmak gerekiyor.