Adıyaman'da 29 Aralık'taki iş bırakma eylemine katılan BES üyesi iki emekçi memura "men" cezası verildi
Toplumsal hayatın tüm alanlarına dönük saldırılar hız kesmeden devam ederken, emekçi memur cephesinde de cadı avına benzer saldırılar yaşanıyor. Son çıkarılan "biad genelgesiyle" işten men etmeyi, sürgün ve çeşitli cezai yaptırımları kolaylaştıran burjuva devlet; örgütlülük fikrine, demokratik-ilerici yaklaşımlara, dinamiklere saldırmaya devam ediyor.
KESK, DİSK ve TMMOB’un 29 Aralık 2015 tarihinde “sokağa çıkma yasaklarını ve savaş hali”ni protesto etmek için gerçekleştirdiği 1 günlük iş bırakma eylemi sonrası pekçok ilde çok sayıda emekçi memur hakkında soruşturmalar başlatılmıştı. Sadece son 2 ayda Büro Emekçileri Sendikası (BES) üyesi memurlardan beşi "memuriyetten men" cezası aldı.
Adıyaman’da gerçekleşen basın açıklamasına katıldıkları gerekçesiyle BES Adıyaman İl Temsilcilik Yönetim Kurulu üyesi Mahmut Torun ve sendika üyesi Cafer Özçalkap da haklarında başlatılan idari ve adli soruşturma sonrasında Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edildiler. 24 Haziran günü gerçekleşen Disiplin Kurulu toplantısında iki BES üyesinin ‘memuriyetten men’ cezası almalarına karar verildi.
BES Merkez Yönetim Kurulu, memuriyetlerine son verilen Mahmut Torun ve Cafer Özçalkap ile birlikte dün BES Genel Merkezi’nde düzenledikleri basın açıklamasında kararın hukuksal prosedür bile dikkate alınmadan verildiğini belirttiler.
Üyelerinin adığı “Memuriyetten men” cezasına tepki gösteren Fikret Aslan, üyeleriyle ilgili yargı sürecinin devam ettiğini, haklarındaki iddiaların kesinleşmediğini belirterdi. MYK üyesi Aslan, bu durumu hatırlattıkları Disiplin Kurulu'nun kendilerine, “savcının iddianamesine inanmayacağız da neye inanacağız” cevabı verildiğini vurguladı.
Aslan sözlerini şöyle sürdürdü: “Mücadelemizin bastırılması için her türlü baskı araçları devreye konulmuş, hukuk askıya alınış, Cumhurbaşkanının talimatı doğrultusunda çıkartılan ‘Biat’ genelgesi sonrası kamuda adeta bir cadı avı başlatılmıştır. Asli görevini unutulan, yargı mensupları, valiler, kaymakamlar, kurum yöneticileri adeta birbirleriyle rekabet halinde bu cadı avının figüranı haline gelmiştir.”
Son 2 ayda beş üyelerine “memuriyetten men” cezası verildiğini hatırlatan Aslan, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ile ilgili basın açıklamasını okuduğu gerekçesiyle Adıyaman İl Temsilciliği Yönetim Kurulu üyesi Tülay Ersönmez’in de Kastamonu’ya sürgün edildiğini hatırlattı.
“Türkiye’nin her tarafında okunan bidirinin Adıyaman’da suç olarak görülmesi, neredeyse adı IŞID’le birlikte anılan Adıyaman’da, kadın sorunuyla ilgili bir konuda yaşanan tahammülsüzlük IŞİD zihniyetidir” diye belirtildi. Üyelerinin işe iade edimesi gerektiğini söyleyen Aslan, “Sendikal faaliyetlerimizi yargılamaktan vazgeçin” dedi.
Memuriyetten men cezası alan Adıyaman İl Temsilcilik üyesi Mahmut Torun, bu kararların sendikal örgütlenmeye dönük saldırılar olduğunu belirterek, 29 Aralık'taki eylemin sendikalar yasası gereğince yasal bir eylem olduğunu ifade etti. Devletin kanunlarını yöneticilerin kendilerinin çiğnediğini söyleyen Torun, mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.
Cafer Özçalkap da, büyük bir hak ihlali yaşadıklarını belirtti. Savcılığın bir iddiası sonrası talimatla kendilerine ceza verildiğini kaydeden Özçalkap, hem ulusal hem de uluslararası alandaki yasaların ihlal edildiğini belirtti. Özçalkap, emekçilerin sendikalarıyla bağlarının koparılmaya çalışıldığını söyleyerek buna izin vermeyeceklerini söyledi. Özçalkap, “Bu keyfi uygulamaları asla kabul etmeyeceğiz, emekçilere karşı bir saygıları yok, emekçiyiz, emeğimize sahip çıkacağız” dedi.