'Varoluşumuzun onuru gördüğümüz baskıyla büyüyor'

Yasaklanan 14. LGBTİ yürüyüşü Beyoğlu'nun her sokağında bir araya gelen gruplarca protesto edildi

GÜNCEL
Pazar, 26 Haziran 2016 (9 yıl 11 ay önce)

Bugün yapılacağı açıklanan 14. LGBTİ Onur Yürüyüşü İstanbul Valiliği tarafından yasaklanınca Yürüyüş Komitesi eylemin formatını değiştirerek, “İstiklal Caddesi’nin her köşesine dağılıyoruz” açıklaması yapmıştı.



 



19 Haziran’da yapılan 7. Trans Onur Yürüyüşü sırasında polisin toplanan kitleye “Lütfen dağılın ve hayatın normal akışına dönmesine izin verin” çağrısına gönderme yaparak, “Biz de bu çağrıya (polisin çağrısı) riayet ediyoruz: 26 Haziran Pazar günü, İstiklal Caddesi’nin her köşesine dağılıyoruz. ‘Hayatı 'normal' akışına döndürmek’ için Pazar günü Beyoğlu'nun her sokağında, her caddesinde birbirimize kavuşuyoruz” demişti.



 





 



Komite, Valiliğin yürüyüşü yasaklaması kararına rağmen saat 16:50’de basın açıklaması yapmak üzerine polisle son bir görüşme daha yaptı. Açıklamaya da izin verilmediği gibi, Komite’nin yedi üyesi de gözaltına alındı.



 



Komite’nin “İstiklal Caddesi’nin her köşesine dağılıyoruz” çağrısı üzerine LGBTİ bireyler ve devletin kendi “hassasiyetini“vatandaş hassasiyeti” diyerek yürüyüşü yasaklamasına tepki duyan çeşitli toplumsal kesimler İstiklal Caddesi’nin pekçok sokağında ve caddenin çeşitli noktalarında geç saatlere kadar bir araya geldiler.



 





 



Tünel’de, Mis Sokak’ta, İmam Adnan Sokak’ta, İpek Sokak’ta ve İstiklal Caddesi’nin başka pekçok noktasında bir araya gelen eylemciler sloganlar, sprey boyalar, gökkuşağı renklerinin bulunduğu sembollerle yasağı tanımadıklarını ve varlıklarıyla onur duyduklarını dile getirdiler.



 



İstiklal Caddesi’nin hemen her köşesini, giriş-çıkışlarını adeta ablukaya alan polis küçük gruplara bile biber gazıyla saldırdı, insanları döverek, yerlerde sürükleyerek gözaltına aldı ve Cadde’ye girip çıkanları GBT kontrolünden geçirdi. Aralarında Avrupalı parlamenterlerin de olduğu çok sayıda insan gözaltına alındı. Gözaltıların bir kısmı GBT kontrolünden sonra serbest bırakılırken, bazıları da Vatan’daki Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.



 





 



Tüm bu saldırılara rağmen LGBTİ bireyler ve destekçileri geç saatlere kadar İstiklal Caddesi’nin çeşitli noktalarında toplanmaktaki ısrarlarını sürdürdüler. Polis de saldırgan tutumunu…



 



Polisin izin vermemesi üzerine basın açıklaması dev bir gökkuşağı bayrağının da sarkıtıldığı HDK il binasında okundu.



 



Okunan basın açıklamasında şunlar dile getirildi:



 




 “Bizden korkmakta haklılar, çünkü örgütleniyoruz, büyüyoruz, yürüyoruz"



 



“Bugün bu basın açıklamasını okumamızın sebebi, 14. LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’nün yasaklanmasıdır.Onur Yürüyüşlerimiz, bu ülkenin şahit olduğu büyük, çok sesli ve kitlesel eylemlerden biridir.



 



Bizler yürüyüşlerimizde, dünya tarihinde bizim payımıza düşen bu karanlık zamana aşkımız ve arzumuzla kafa tutarız. El konulan emeğimizin hesabını sorar, kaderimizi başkalarının elinden alır, geleceğimizi tahayyül ederiz. Savaşa karşı barışı, korkuya karşı cesareti, zulme karşı tüm ezilenleri savunuruz; başka bir dünyanın, cinselliğin, bedenin, hayatın mümkün olduğunu gösteririz.



 



Yürüyüşümüzü engelleyenler, bize “toplumun hassasiyetleri”ni mazeret göstermiştir. Oysa gözetilen toplumun değil, iktidarın hassasiyetleridir. Toplum bizden başkası değildir. Yasaklanan, bizim, bu dünyanın onurlu insanlarının varoluşunu, taleplerini, barışa, adalete ve eşitliğe dair özlemlerini duyurma çabasıdır.



 



Yürüyüşümüzün yasaklanması, sesimizin duyulmasını engellemek için yapılan başarısız bir çabadır. Başarısız, çünkü varoluşumuzun bize verdiği onur, gördüğümüz baskıyla büyüyor. Bizi incitmek için ettikleri hakaretleri biz gururla sahipleniyoruz. Sahip olduğumuz sınırlı alanları dayanışmayla büyütüyoruz.



 



Bizler yürüdüğümüz her sokakta, emek verdiğimiz her mesai gününde, her evde, yaşadığımız her aşkta ve her sevişmede bir devrim gerçekleştiriyoruz. İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Antep’te, Amed’de, Meksika’da, Bangladeş’te, Orlando’da öldürülüyor ve tekrar doğuyoruz. Biz hep var olacak, varoluşumuzu hep haykıracak ve varoluşumuzdan hep onur duyacağız.



 



Bugün yürüyemiyoruz, ancak aslında yürümeye daha yeni başladık. Attığımız sloganların sesi kulağımızda, gökkuşağının renkleri bizimle ve özgürlüğün kokusu burnumuzda.



 



Hoşgörüden, tahammülden, izinlerden daha fazlasını istemek için yola çıktık. Kişisel siyasal ve sosyal haklarımızın güvence altına alınması; anayasada cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinin yer alması ve LGBTİ+ hareketinin politik bir özne olduğu gerçeğinin tanınması için mücadelemizi her an her yerde örüyoruz. Dağılıyoruz, daha güçlüyüz, daha kalabalığız, daha gürültülüyüz. Bizden korkmakta haklılar, çünkü örgütleniyoruz, büyüyoruz, yürüyoruz"