IŞİD kan dökerken Meclis yargıyla uğraştı!

IŞİD havalimanına elini kolunu sallayarak girip kan dökerken Meclis ara vermeden Yüksek Yargı Paketi'ni görüştü

GÜNCEL
Çarşamba, 29 Haziran 2016 (9 yıl 11 ay önce)

Burjuva devlet eğitimden yargıya, işçi ve emekçilerin tarihsel kazanımlarını kökünden kazıyan düzenlemelerden, talan ve yağma girişimlerine kadar aklımızda gelebilecek her alanda yürütme erkinin denetiminde katı bir merkezileşmeye doğru gitmek için ardı ardına yasal düzenlemeler yapıyor. 



 



Burnuna kadar pisliğe battığı bölgede ve dış politikada da şimdilerde Kürt düşmanlığı ve yayılmacı hayaller üzerine oturttuğu o kirli siyasetinin ortaya çıkan ağır sonuçlarını, aynı kirli-karanlık yaklaşımı elden bırakmaksızın çubuğu başka bir yöne bükerek gidermeye çalışıyor. 



 



Çiçeği burnunda "düşük profilli başbakan" Binali Yıldırım'ın dediği gibi "dış politikada da dostlarını arttırmaya düşmanlarını azaltmaya" odaklanıyor. İsrail'den Rusya'ya kadar efelendiği herkesten özür üstüne özür dilendiği bu yeni etapta motivasyon unsuru yine Kürt düşmanlığı ve yayılmacılık.



 



Fakat bir önceki dönemin kirli-karanlık icraatları peşini bırakmıyor. "Yardım malzemesi" yüklü MİT TIR'larıyla beslediği IŞİD gibi bir savaş çetesi başta olmak üzere daha önceki politikada sırtını dayadığı pekçok aktör ya da araç bu sefer karşısında yer alacak şekilde konumlanıyor. Bunun faturası da gariban halka çıkıyor. 



 



Evet, orası IŞİD otobanı!



 



IŞİD bombaları bu sefer de İstanbul Atatürk Havalimanı'nda patladı. Dünyanın en güvenli denilen havalimanlarından biri olan Atatürk'e bu çeteler ellerini kollarını sallayarak girdikleri giderek netleşiyor. Yedi kişi oldukları belirtilen IŞİD'liler bomba yelekleri ve kalşnikof silahlarla "'kuş uçurtulmayan' o havalimanına nasıl girdiler?" sorusuna yanıt aramak için fazla kafa yormaya gerek yok bizce. Keza o limanın kapısından girdiğiniz anda hissedilir şekilde IŞİD kılıklı çalışan görmeniz mümkün. Her alanda kadrolaşan burjuva iktidarın Atatürk Havalimanı gibi önemli bir merkezde de nasıl bir kadrolaşmaya gittiğini dünya alem biliyor. CNN'in haberinde özellikle vurguladığı gibi orasının cihatçı militanların en sık kullandığı geçiş noktalarından biri olduğunu da... 



 



Sonuç ortada! Hayatını kaybeden 36 insan ve 147 yaralı.



 



Meclis'in 'Tam uyumlu yargı' mesaisine ara verilmedi



 



Fakat burjuva siyaset ve gözü dönmüşçe gerçekleşen devletin neoliberal temelde yürütme erkinin denetiminde tam hızla merkezileşmesi daha açık ifadeyle yeni tipte bir faşist örgütlenmeye gitmesi hız kesmeden sürüyor. Düna akşam Atatürk Havalimanı'nda IŞİD bir kez daha kan dökerken, tüm bunların birinci derecede sorumlusu olan burjuva hükümet yargı erkini yürütmenin dahası fiili başkanın tam denetim ve kontrolüne sokacak tasarıyı geçirmek için ara vermeksizin çalıştı. Katliam haberi bile bu gözüdönmüşlüğün mesaisini etkilemedi. 



 



Yargıtay ve Danıştay’ın içini boşaltarak "tam uyumlu yüksek yargıyı" oluşturacak yasa tasarısı Meclis’e sunulduğu anlarda havalimanındaki saldırılar gerçekleşti. Saldırı sırasında Meclis, Danıştay Kanunu hakkında görüşmeler yaptı. Gerçekleşen kanlı kıyım sadece kınanıp geçildi. Ara, sahur vakti verildi! 



 



Burjuva medyanın ve devlet erkanının rezil refleksleri



 



Ya burjuva medyanın taraftan kalemleri, AKP'li milletvekilleri tarafından sergilenen rezalete ne denir? Birisi çıkıp "abartmayalım" diyor, diğeri "biz dış siyasette başarılı adımlar attıkça bombalar patlıyor" diyor... Bir diğeri "turizm yoluna girecekti tam da" derken; yayın yasakları devletin sergilediği en hızlı refleks oluyor! 



 



Sadece kaybedilen toplumsal refleksler yok henüz... "Yaptığınız tüm pis işlerin faturasını bize ödetemezsiniz, bizi bu kanlı tablolara-faturalara alıştıramazsınız" diye patlayacak toplumsal isyan yok. 



 



Fakat biriktiğinden eminiz!