'Tutuklanma durumumuzdan onur duyuyoruz'

Fincancı ve Önderoğlu Özgür Gündem'i ziyaret ettiler, tutuklu gazetecilere dayanışma kartı gönderdiler

GÜNCEL
Cuma, 1 Temmuz 2016 (9 yıl 11 ay önce)

Özgür Gündem'le dayanıştıkları için tutuklanan ve dün tahliye edilen Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenleri Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı ve gazeteci Erol Önderoğlu, bugün gazeteyi ziyaret ederek basın toplantısı düzenlediler. 



 



'Tutuklanma durumumuzdan onur duyuyoruz' diyen Fincancı ve Önderoğlu, mücadeleye devam edeceklerini vurguladılar. 



 



Özgür Gündem çalışanları ve başka gazeteciler, duyarlı kesimler tarafından ilgiyle karşılanan Önderoğlu ve Fincancı, daha sonra basın açıklaması gerçekleştirdiler. 



 



Açıklamada ilk sözü Özgür Gündem yayın koordinatörü Ahmet Birsin aldı. Ahmet Nesin'i de aralarında görmek istediklerini söyleyen Birsin, "Nöbetçi Genel Yayın Yönetmeni" kampanyası için önemli bir süreçten geçtiklerini ifade eden Birsin, "Bu süreçte sadece aydınlar değil, meslek örgütleri, emekçiler ve çok sayıda kişi yayın yönetmeni oldu. Sadece yönetmeni olmadılar aynı zamanda sokakta gazete dağıtarak ve mesajlarını göndererek bize güç ve direnç verdiler" dedi.



 



'Gerçekleri yazmaya devam edeceğiz'



 



Gazete hakında şimdiye kadar açılan davaları hatırlatan Birsin, 149 "terörle mücadele"den, 27 "hakaret" soruşturması açıldığını, kampanya çerçevesinde ise 47 "nöbetçi genel yayın yönetmenine" soruşturma açıldığını belirtti. Birsin, bu soruşturmalardan 16 tanesinin davaya dönüştüğünü ifade etti. Birsin, son olarak geri adım atmayacaklarını ve gerçekleri yazmaya devam edeceklerini söyledi.



 



Fincancı cezaevlerini hatırlattı



 



Bakırköy Kadın Cezaevinde bulunan tutsakların durumuna dikkat çeken Şebnem Korur Fincancı da "21. yüzyılda özgür basının sesinin kısılmasının ne anlama geldiğinin sosyal medya nedeniyle belki çok farkında değilsiniz ama içerisi için önemlidir. İçeride ne yazık ki ana akım medya dışında başka bir kanal izleme şansları yok. İktidar ve ana akım ne verirse onu görmek zorundalar. Ama çok zekiler ana akımın ara satırlarını okuyarak ülkenin ne halde olduğunu öğreniyor" dedi.



 



'Özgür düşünce ve halkın sesi oldular'



 



Özgür Gündem'in bir çok bedel verdiğini hatırlatan Fincancı, "Basın emekçileri kaybedildi, infaz edildi, cezaevinde yaşamaya mahkum edildiler. Böyle bir sistem içinde onlar özgür düşüncenin sesi oldular ve halkın sesi oldular" diye konuştu.



 



'Özgürlüğümüzden alıkonulmaktan sevinç duyduk, çünkü...'



 



Dayanışmanın büyüdüğüne dikkat çeken Fincancı, "Özgürlüğünden alıkonulma durumuna hep birlikte sevinme durumu yaşadık. Çünkü Özgür Gündem dayanışmasının dalga dalga büyüdüğünü gördük" diyerek tutuklamaların ardından 108 kişinin yayın yönetmenliği için isimlerini yazdırdıklarını ve Özgür Gündem adını ağzına almayanların dahi Özgür Gündem'in adını telaffuz etmeye başladıklarını gördük' dedi. 



 



Tutuklanmaya ilişkin "Onur duyduk" diyen Fincancı, "İçerideki kadınlara selam ediyorum. Gönlümün yarısı orada. İçeride tek kişi kalıncaya kadar mücadele edeceğiz. Ta ki özgür bir şekilde bu topraklarda haykırıncaya kadar" şeklinde konuştu.



 



'Dayanışma beni mutlu etti'



 



Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ise, "Bir arada olmamız yeni değil biz hep bir aradaydık. 28 Şubat döneminde de baskılar vardı. AKP sürecinde de bu baskılar devam ediyor. Bizler çıkar ve dar bir şekilde hareket etmemeye çalıştık" diyerek, mücadelelerinin sadece Türkiye ile sınırlı olmadığını ifade etti. Cezaevinde gardiyan ve tutuklular ile yaptığı görüşmelerde, muhalif kesimin kendini ne kadar tehdit altında hissettiğini gördüklerini dile getiren Önderoğlu, "Akademisyenlerin tutuklanmasından sonra bizim tutukluluğumuz bu yaygın baskılara ışık oldu. Beni en çok mutlu eden şey bu dayanışmanın yaygınlaşmasıdır. Verdiğimiz emeklerle uluslararası camiaya da yansımasıdır" diye konuştu.



 



"Hepimiz, temel özgürlükleri savunmak ve sahip çıkmak için yardımlaşma ve dayanışmanın bir parçası olmaya çabalayacağız. Türkiye bir gelecek tasavvuru ediliyorsa bu pozitif bir siyasetle gelecek" diyen Önderoğlu, Türkiye halkları için barış dolu günler dilediğini söyledi.



 



Mücadelemizi basın şehitlerimize borçluyuz...



 



Özgür Gündem'in ilk dönemlerinden bu güne yaşadığı hak ihlalerinin tanığı olduğunu ifade eden önceki genel yayın yönetmeni avukat Eren Keskin ise bu mücadelenin gazetenin ilk kadın genel yayın yönetmeni Gurbetelli Ersöz, Musa Anter ve diğer basın şehitlerine borçlu olduğunu belirtti. 



 



Tutsak gazetecilere dayanışma kartı gönderdiler



 





 



Fincancı ve Önder Özgür Gündem'deki açıklamadan sonra, hapishanedeki meslektaşlarına bayram nedeniyle kart gönderen gazetecilerle birlikte Galatasaray Postanesi önünde bulundular. 



 



Cezaevinde tutuklu bulunan meslektaşları ile dayanışmak amacıyla "Bayramda yalnız bırakmıyoruz, bir kart ile dışarıdan içeriye selamlarımızı gönderiyoruz" sloganıyla meslektaşlarına dayanışma kartları gönderen gazetecilerin eyleminde konuşan Fincancı ve Önderoğlu burada da dayanışmanın önemine ve mücadele kararlılığına vurgu yapan konuşmalar yaptılar.