Binali Yıldırım'ın "müjdeleri" içinde İSG Yasasının kritik maddelerinin 1 yıl daha ertelenmesi de var
"Düşük profilli başbakan" Binali Yıldırım'ın 4 Haziran'da yapılan Bakanlar Kurulu toplantısından sonra açıkladığı "müjdelerden" işçi sınıfına düşen, İş Sağlığı Güvenliği Yasası'nın en kritik maddelerinin bir yıl daha ötelenmesi oldu.
"Sınıfsız-imtiyazsız toplum" anlayışının özetlendiği "vatandaşlar" kavramı altında toplanan müjdelerde, taşımacılık amaçlı araç satın alınması durumunda ÖTV'nin alınmamasından, kara paranın aklanmasına kadar pekçok konuda burjuvazinin çeşitli katmanlarına sayısız kolaylık sağlanacağı pişkince açıklandı. İşçi sınıfının bu "sınıfsız-imtiyazsız toplum" anlayışındaki yerinin diğer mülk sahibi sınıflar lehine "hiç" olduğunu bir kez daha kanıtlarcasına...
O kadar ki bu müjde içinde göstermelik de olsa bir "iyileştirme" yapılmadığı gibi, daha önce yapılan sözümona iyileştirmeler de bir kez daha ertelendi.
Hatırlanacağı gibi hükümet 2012 Haziran'ında İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Yasası çıkarmış ve çıkarır çıkarmaz da en kritik maddelerini delmekle işe başlamıştı. Buna göre işyerlerinin tehlike sınıflarına göre aşamalı bir geçiş yapılması öngörülmüştü. 50'den çok çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki işyerleri için 1 Ocak 2013, 50'den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki işyerleri için 1 Temmuz 2013, kamu kurumları ile 50'den az çalışanı olan az tehlikeli sınıftaki işyerleri için 1 Temmuz 2014 yürürlük tarihi olarak belirlenmişti. Ancak bu tarihler de sürekli ertelendi.
Daha sonra 2014 Soma Katliamı'yla birlikte ortaya çıkan toplumsal öfkenin de basıncıyla o en kritik maddelerin uygulanması yeniden gündeme getirilmiş, fakat fırsat bulunduğu anda yeniden çark edilerek askıya alma yoluna gidilmişti.
Maden ocaklarında kritik önemdeki “hayat hattının” kurulması ve personel takip ve izleme sisteminin kurulması işi bu yılın Temmuz ayına ertelenmişti mesela...
Binali Yıldırım şimdi bu ve benzeri kritik maddelerde bir yıl daha ertelemeye gittiklerini ilan etti. Gerekçe aynı: bazı konularda altyapı henüz hazır değildi, bu altyapıyı hazırlayana kadar zamana ihtiyaç vardı!
Her gün en az beş ila yedi işçinin çok basit önlemlerin bile alınmaması nedeniyle can verdiği Türkiye'de işçi sınıfının zamana ihtiyacı olmadığıysa açık. Bekleyecek zamanının olmadığını göstermediği sürece de burjuvazi ondan kanının son damlasını bile sorgulamaksızın sunmasını istemeye devam edecek!