Berat Albayrak yine konuştu...

Berat Albayrak elektrik kesintileriyle tehdit ederek termik ve nükleer santrallere zemin hazırlıyor

GÜNCEL
Çarşamba, 6 Temmuz 2016 (9 yıl 11 ay önce)

Tayyip Erdoğan'ın damadı olmak dışında bir sermaye grubunun da temsilcisi olan Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, işçi ve emekçilere-doğaya dönük her saldırı ya da saldırıları tırmandırma girişimlerinden önce çeşitli tehditlerden oluşan bir peşrev çekerek işe girişiyor. Kısa süre önce TTK'yla ilgili açıklamalarıyla en verimli işletmelerden Karadon'un özelleştirilmesinin düğmesine basılmıştı. Şimdi de mevcut enerjinin yetmediğini, yatırımlar gerçekleşmediği koşullarda elektrik kesintilerinin olacağı tehdidiyle termik ve nükleer enerji santrallerinin kurulması için zemin hazırlamaya girişti.



 



Çin’in başkenti Pekin’deki G20 Enerji Bakanları toplantısından dönüşünde soruları yanıtlayan Albayrak, “Marmara Bölgesi, Türkiye’nin elektriğinin 3’te 1’ini tüketiyor. Anadolu’dan, Karadeniz’den İstanbul’a elektrik taşıyoruz. Büyük risk. Bu işin hiç şakası yok. Bu yatırımları önümüzdeki 3–5 yılda hayata geçirmezsek yarın bir gün elektrik kesintileri başlayacak” dedi.



 



Enerji dağıtımının tümüyle özelleştirilip burjuvazinin tatlı karlar yapacağı bir alana dönüştürüldüğü Türkiye'de, üretim de tümüyle devredilmeye çalışılıyor. Dahası, devlet burjuvazi için açtığı bu tatlı kar alanı için tüm olanaklarını seferber etmeye hazırlanıyor.



 



Zeytinliklerin bile termik hatta nükleer santral yapımı için yağmalanmaya açıldığı, bunun yasal düzenlemesinin yapıldığı koşullarda Albayrak’ın bu açıklamasının ne anlama geldiğini anlamak güç değil.



 



İşin uzmanı kişiler ve kurumlar dağıtım şirketlerinin işlerini doğru düzgün yapmaları koşullarında ne Türkiye’nin ne de İstanbul’un herhangi bir elektrik sıkıntısı yaşamayacağını söylüyorlar. Özellikle sanayi alanındaki kaçak kullanımların, peşkeş çekilen bedava elektriğin denetlenmesi durumunda…



 



Bu böyleyken Albayrak’ın son açıklaması sermaye için yeni yağma ve rant alanları açmak için aç gözlü bir saldırıya hazırlanıldığı ve buna kılıf uydurulmaya çalışıldığı dışında bir anlam taşımıyor.



 



Göz yumulur mu? Bunun için Karadeniz şeridi boyunca süren HES mücadelelerine, Soma’da ve diğer yerlerde maden baronlarına karşı gelişen öfkeye bakmak gerekir.