10Ekim-Der, Ankara Gar Katliamı'nın 9. ayında da Ankara Gar’ı önünde anma gerçekleştirdi
10Ekim-Der, Ankara Gar Katliamı'nın 9. ayında da Ankara Gar’ı önünde anma gerçekleştirdi. Etkinlik saat 10:04'de katliamda ölümsüzleşenler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.
Program, avukat Sevinç Hocaoğulları'nın kısa konuşmasıyla devam etti. Hocaoğulları dava sürecini değerlendirdiği konuşmasında şunlara değindi:
10 Ekim iddianamesi katliamı gerçekleştirenleri yargılamak üzere değil aklamak üzere hazırlanmış bir iddianamedir. Yani biz hayalet bir düşmanla savaşalım istiyorlar. Katliamı kim gerçekleştirdi bilmeyelim istiyorlar. Bu iddianame adalete hizmet etmiyor. Gar katliamı sorumlularının yargılanmasına hizmet etmiyor. Birileri gelmiş, bir takım düzenekler hazırlamış ve Ankara’nın göbeğinde bir katliama neden olmuş. Nasıl oldu da 100 bin kişilik alanda bir tane polis dahi bulunmadı? Onlar gizlemek isteyecekler, aklamak isteyecekler, biz bu katliamın aklanmasına izin vermeyeceğiz.

Ardından katliamda ölümsüzleşen Güney Doğan’ın annesi Derman Doğan bir konuşma yaptı. Konuşmasında;
Analar ağlaması diye Güney’im geldi. Ben ırk, din, dil, mezhep ayırmadım. Yiğit gibi yiğit yetiştirdim. Yiğidime kıydılar. Ben yiğidime polis de görevini yapiyor dedim. Ama bir gün polisin benim yiğidimin üzerine gazı sıkacağı aklımın ucuna bile gelmedi. Sucu neydi, günahı neydi? Ben çocuğumsuz yaşıyorum. Günüm gün değil. Anneler gününü onsuz geçirdim, bayramı onsuz geçirdim. Bayram yok benim için.
sözleriyle acısını, isyanını dile getirdi.
Daha sonra katliamda yaralanan BTS üyesi İshak Kocabıyık bir konuşma yaptı. "Uydurma iddianame, uydurma yargı, mahkemeler" diyen Kocabıyık şunları ifade etti:
Ne acımız ne öfkemiz bitti. 9 aydır o acıyla o öfkeyle buraya geliyoruz. Gelmeye de devam edeceğiz. Katliam günü üstümde olan elbiseyi annem yıkamak istedi. Hayır dedim, o elbisenin üstündeki kanlar benim arkadaşlarımın kanları. Ben durdukça o kanlar da duracak. Onlar bizim onurumuz. Bu ülkeyi bu toprakları katliamlar ülkesi yapanlar bizimle dalga geçmek istiyorlar. Uydurma iddianame, uydurma yargı, uydurma mahkemeler. Biz adaletin ve gerçeğin peşindeyiz. Bunun için de ne gerekiyorsa yapacağız.

"Sadece barış istiyordu" diyen Gazi Güray’ın kızı Zine Güray da yaptığı konuşmada şunları vurguladı:
9 ayın acısı ve öfkesi hiçbir şekilde anlatılamaz. Çok ağır şeyler yaşadık, yaşıyoruz.Babam, bayrama gider gibi giyinmişti. Özgürlük için oradaydı, bizler için oradaydı, üç tane çocuğu için oradaydı. Sadece barış istiyordu ve bayram yerini kana buladılar.
Son olarak Suruç Katliamı'nda ölümsüzleşen Ezgi Sadet’in ablası Özgen Sadet yaptığı konuşmada “Bizi bırakmak istediğiniz araflarda değiliz. Durduğumuz yer sizden hesap soracağımız noktadır. Suruç aileleri olarak bir kez daha söylüyoruz ki; unutmayacağız, affetmeyeceğiz" diye belirtti.

Sanatçı Mehmet Özer'in okuduğu şiirle devam eden anma, “Emek, barış, demokrasi” sembolik anıtına karanfiller bırakılmasıyla sona erdi.