MEB'lığı Mersin'de hazırlanan '4 gün okul 1 gün cami' projesine "yasal" bir yanıt verdi!
Eğitim sistemine yapılan özsel müdahaleler, Tayyip Erdoğan'ın, çocuklarının arka bahçesi TÜRGEV'in yıldönümüzde yaptığı konuşmada saldığı buyruklara göre şekillenmeye devam ediyor. O konuşmada Erdoğan, "artık biçimsel müdahaleler değil; müfredata, eğitimin içeriğine dönük müdahaleler gereklidir" anlamına gelen sözler sarfetmişti. O saatten sonra eğitimin doğrudan içeriğine müdahale anlamına gelen pekçok değişiklik yapıldı. Bu değişiklikler elbette eğitimin daha fazla piyasalaşması için gerekli düzenlemelerle içiçe geçti.
O kadar ileri gidildi ki Mersin'de İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile İl Müftülüğü ilkokul çocuklarının haftalık eğitim günlerinin 4 gününü okulda, 1 gününü camide geçirmelerini sağlayacak bir proje hazırlayacak kadar...
Tepeden dayatılan "dindar-kindar nesil" projesinin bu denli pervasızlıkla pratiğe geçirilmesine geçirilecek "yasal" kılıf da hazırdı: Milli Eğitim Bakanlığı’nın Teşkilat Ve Görevleri Hakkında 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2’nci maddesi 1’inci fıkrasında yer alan ‘’bireysel farklılıklara saygılı olabilme, farklı görüş, düşünce, inanç, anlayış ve kültürel değerleri hoşgörü ile karşılayabilme” maddesi!
Dahası ne vardı ki bunda kültürel bir geziydi, milli kardeşlik-birlik duygusunu pekiştirecek kültürel bir geziydi! Başında "milli" olmasa şaşardık! Gericilik-ırkçılık-mezhepçilik... kısacası aklımıza gelebilecek her türlü melanetin bu ambalajla sunulması adetten artık!
Birgün'ün haberine göre CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan, projeye ilişkin olarak Meclis'e soru önergesi verdi. Bakanlık verdiği yanıtta projenin Anayasa’ya aykırı olmadığı, kültürel bir gezi projesi olarak hazırlandığı, amacının, ilkokul öğrencilerinin dinde yeri olan camileri tanımalarını sağlamak, din eğitimlerine yardımcı olmak, dinde önemli yeri olan milli birlik ve kardeşlik duygusunu kavratmak olduğu belirtildi.
Yanıtta ayrıca, projenin Milli Eğitim Bakanlığı’nın Teşkilat Ve Görevleri Hakkında 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2’nci maddesi 1’inci fıkrasında yer alan ‘’bireysel farklılıklara saygılı olabilme, farklı görüş, düşünce, inanç, anlayış ve kültürel değerleri hoşgörü ile karşılayabilme” hükümlerine dayanılarak hazırlandığı iddia edildi.