Türk Metal budur işte!

TM çetesinin Renault yönetimine yolladığı ibretlik dilekçeler işçilerin işe iade dava dosyasına girdi

İŞÇİ SINIFI
Perşembe, 14 Temmuz 2016 (9 yıl 11 ay önce)

Metal sektöründe işçiye 3 yılllık sözleşme ve düşük ücretleri dayatan anlaşmaya imza atan Türk Metal çetesi, daha sonra Bosch'ta 2 yıllık ve nispeten yüksek ücretlerle sözleşme yapınca Renault'tan başlayan direniş hızla yayılarak "metal fırtına" diye tanımlanan tarihsel günleri yaratmıştı. Geçen yıl yaşanan bu işçi fırtınasında TM çetesi işçileri tehditlerle sindirmeye çalışmış, dahası fiilen saldırmıştı. 



 



Yaşanan direnişin meşruiyeti ve gücü ortadayken sayısız spekülasyon geliştirerek onu kırmaya, bölmeye çalışmış, patronlardan daha patroncu bir misyonla hareket etmişti. 





TM çetesinin zaten bilinen kimliği şimdi açığa çıkan belgelerle bir kez daha tescillendi. Cumhuriyet'ten Hilal Köse'nin haberine göre 14 Renault işçisinin Bursa 5. İş Mahkemesi'nde görülen işe iade davasının dosyasına TM çetesinin Renault’un yönetimine yazdığı, işçilere müdahale edilmesini talep eden dilekçeleri de girdi. 



 



O dilekçe ve yazışmalarda patron konumundaki Renault yetkilisinin kendisine sendika diyen TM çetesinden daha dikkatli bir dil kullandığı ve yasal mevzuatları hatırlattığı görülüyor. TM çetesi fabrika yönetimini işçileri muahatap almakla suçlayıp, neden daha saldırgan olmadığı yönünde sitemlerde bulunuyor. 



 



'Önceden kurgulanan bir senaryo'



 



Hebere göre TM Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Odabaş'ın, 1 Eylül 2015’te, fabrika yönetimine yazdığı dilekçede, Türk Metal’den istifalar, ‘önceden kurgulanan bir seneryo’ olarak değerlendiriliyor.



 



‘Yasa dışılıklara’ hiçbir müdahalede bulunulmamasından yakınılan dilekçede, Mayıs'ta başlayan eylemlerle ilgili şunlar söylendi: “Bu yasadışı sürecin kısa sürede sonlandırılmaması, yasal zemin dışına çıkan kişi ve gruplara gösterilen müsamahadan kaynaklanmıştır. Toplu iş sözleşme düzeniyle bağdaşmayan taleplere açık kapı bırakılarak, bu süreç adeta beslenmiştir.” 



 



Odabaş, dilekçesinde, eylemleri koordine eden dört işçinin ismini de verdi. Odabaş, işçi temsilcileri adı altındaki kişilerin muhatap alınmasından, faaliyetlerine müsade edilmesinden bir an önce vazgeçilmesini istedi.



 



Renault yönetimi TM çetesine sendikal hakları hatırlatıyor! 



 



Odabaş’a gönderilen, Oyak- Renault Otomobil Fabrikaları A.Ş. adına Radu Mavrodin imzalı yanıt TM çetesinin patrondan çok patroncu olmasının somut ifadesi adeta. Mavrodin, sendikal hakkın, yasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alındığını anımsatarak şöyle diyor:



 




Firma çalışanları, sendikal özgürlüğe sahip olan kişilerdir. Firmanın, sendikal özgürlükleri kısıtlayıcı şekilde baskı uygulaması söz konusu olamaz. Renault Grubu, 2013 yılında imzaladığı anlaşma gereği, sosyal hak ve özgürlüklere saygı duyacağını ve koruyacağını taahhüt etmiştir. Sendikal özgürlüklere saygı, sadece işverenlerin değil, işçilerin ve sendikaların da dahil olduğu yükümlülüktür.




 



'İşyeriniz sözleşme dışı taleplere açık kapı bırakmış...'



 



2015’te Türk Metal Sendikası Başkanı Pevrul Kavlak’a gönderdiği ihtar yazısında, TM'nin işyerindeki provokatif tutumlarına, BMİS'le yaşanan rekabetin yarattığı gerilime son verilmesini isteyerek, “Sendikaların birbirlerine karşı tutumu nedeniyle, işçilerimizin kışkırtıldığını gözlemlemekteyiz” ifadesini kullanıldı. 



 



Kavlak’ın Mavrodin’e yanıtı ise sitemlerle dolu. Sendikasının 30 yılı aşkın bir süredir yetkili olduğu fabrikada, bugüne kadar iş barışını bozucu hiçbir eyleme başvurulmadığını söyleyerek, şöyle devam etti: “İşyeriniz sözleşme dışı taleplere açık kapı bırakmış, yetkisiz kişilerle müzakere yürütüp süreci beslemiştir. Yasal zemin dışına çıkan gruplara maalesef müsamaha gösterilmeye devam edilmiştir.” 



 



Sürecin ‘Türk Metal düşmanlığı’na evrildiğini savunan Kavlak, temsilcilerinin protesto edildiğini, tuvalet kapılarına yazılan, sendikasına ve üyelerine hakaret içeren yazıların kontrolünün yapılmadığını şikâyet etmiş. Mavrodin ise şu karşılığı vermiş: “Yönetimimizi sendikalar arası rekabetin tarafı yapmaya çalışan tüm yaklaşımlara karşı durup, objektif tutumumuzu sürdürmeye devam edeceğiz."