Şu anki manzara

Tayyip Erdoğan ve ordu merkez kliği duruma henüz tam hakim görünmüyor

GÜNCEL
Cumartesi, 16 Temmuz 2016 (9 yıl 11 ay önce)

15 Temmuz darbe girişimi şu an itibariyle (16 Temmuz, saat 11:00) büyük ölçüde bastırılmış görünüyor. Ordunun Tayyip Erdoğan'la ittifakta ısrarlı kanadıyla MİT ve polisin İstanbul ve Ankara'da kontrolü sağladığı görülüyor.



 



Ancak gelen haberlere bakılırsa Ankara'da Genelkurmay karargahı başta olmak üzere kimi noktalarla Malatya ve Antep gibi kimi kentlerde ufak çaplı çatışmaların sürdüğü anlaşılıyor. Dolayısıyla Tayyip Erdoğan-Ordu merkez kliğinin duruma tam hakim olduğu da henüz söylenemez.



 



Değişik kaynaklardan gelen kimi bilgiler, bu belirsizlikleri destekler nitelikte. Örneğin, bu sabah 07:30 sularında Cumhurbaşkanlığı'nın resmi sitesinden yapılan bir çağrıda da, “Durumun hala belirsizliğini koruduğu, onun için bu gece de sokakların terkedilmemesi gerektiği” açık bir dille vurgulanıyor. Öte yandan, Tekirdağ'dan İstanbul'a kadar Marmara Bölgesi'ndeki hava sahasının her türlü uçuşa kapatıldığı açıklandı. Keza, Tekirdağ'daki zırhlı birliklerden İstanbul'a polis gözetiminde tank takviyesi yapıldığı belirtiliyor. Yerine vekaleten atama yapılan Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın durumu da hala belirsiz. Sabah erken saatlerde yapılan bir operasyonla rehin olmaktan kurtarılıp Çankaya Köşkü'ne götürüldüğü haberleri yayıldı. Fakat şu ana kadar sesli ya da görüntülü herhangi bir açıklaması duyulmadı. Genelkurmay adına hala göreve vekaleten atanan Birinci Ordu Komutanı konuşuyor.



 



AKP ve yalaka merkez medya girişimi “Fetöcü darbe girişimi” olarak gösterme çabası ve ısrarı içindeler. Fakat gerek harekete geçen birliklerin çapı ve gücü gerekse polisin ve savcılıkların yürüttükleri gözaltı ve soruşturma operasyonlarının kapsamı FETÖ'cülerin olası gücünü kat kat aşan boyutlara ulaşmış durumda. Tekirdağ'dan Erzincan'a, İzmir'den Safranbolu'ya kadar aralarında tümgeneral düzeyindeki kurmay başkanları, sahil güvenlik komutanı, jandarma komutanı vb.nin de olduğu 2.000'e yakın subayın gözaltına alındığı bildiriliyor. Neyin ne olduğu daha tam netleşmeden eski Hava Kuvvetleri Komutanı'ndan HSYK, Danıştay ve Yargıtay'daki hakim ve savcılara kadar bir dizi isim hakkında “vatana ihanet” suçlamasıyla soruşturma açıldığı ve gözaltı kararları verildiği açıklanıyor.



 



Bütün bunlar, Tayyip Erdoğan ve avanesinin, darbe girişimini bahane ederek olası muhaliflerini de içerecek tarzda nasıl geniş kapsamlı bir cadı avı ve tasfiye operasyonuna hazırlandıklarını gösteriyor.



 





 



Benzer bir 'intikam' harekatının kitle gösterileri şeklinde de yürütüleceği anlaşılıyor. Darbe girişiminin ilk saatlerinde paralize olmakla kalmayıp Birinci Ordu başta olmak üzere ordunun muharip birliklere sahip merkez kanadının Tayyip Erdoğan'la olan ittifaka sadık kalacağı anlaşılana kadar kayda değer hiçbir karşı atak geliştiremeyen polis güdümündeki gerici iç savaş güçlerinin nasıl korkunç bir gaddarlıkla hareket edeceklerinin göstergeleri şimdiden ortaya çıkmış durumda. İstanbul Boğaziçi Köprüsü'nde teslim olan bir askerin boğazının kesilerek katledilmesi, teslim olan birçok asker ve subayın linç edilircesine dayaktan geçirilmesi, camilerden yapılan cihat çağrıları üzerine tekbirlerle sokaklara dökülen gerici güruhların “din düşmanlarını öldüreceğiz” ulumalarıyla mahallelerde terör estirmeye başlamaları... önümüzdeki günlerde nelerle karşılaşabileceğimizin habercisi olarak görülmeli.



 



Onun için bütün sol-sosyalist güçlerin, Kürtler, Aleviler, LGBT bireyler başta olmak üzere sünni İslamcı gericiliğin düşman bellediği bütün kesimlerin, yerel birimler düzeyinde hızla organize olarak kendi güvenliklerini sağlayacak tedbirleri almaları büyük önem taşıyor.