Erdoğan ve avanesi, “kendi Gezi'lerini” yaratma peşinde
Erdoğan ve avanesi, darbe girişimini fırsat bilerek deyim yerindeyse kendi Gezi’lerini yaratmaya çalışıyorlar. Bununla “başkanlık sistemini halk istiyor” gibi bir görünüm yaratmanın peşindeler. “Sokakları terketmeyin, demokrasiye sahip çıkın” gibi geniş bir zeminde ittifak güçlerini çoğaltmaya, bu hareketi “yetmez ama evet” gibi bir dalgaya dönüştürmeye uğraşıyorlar.
“Bir halk ancak bu kadar taciz edilebilir” dedirtecek kadar kendilerini kaybetmiş durumdalar. Camileri, devletin elindeki telefon bilgilerini, parasız toplu taşıma araçlarını, TV’leri… aklımıza gelebilecek tüm olanakları seferber ederek kitleleri “sokağa davet” etmeyi sürdürüyorlar. Bütün amaçları, bugüne kadar yükselttikleri “seni başkan yaptıracağız!” sloganlarının “bu ülkeye bir başkan şart” cümlesine dönüşmesi. Başkanlık sisteminin zaruri bir ihtiyaç olduğunun halk tarafından yükselen bir slogan haline gelmesi. Şu anda bütün Türkiye, Erdoğan ve adamlarının senaryosunu yazdıkları bu oyunun dev bir sahnesi gibi…
Fakat tarihsel koşulları gözetmiş olmalılar ki ilk anda marjları geniş tutmalarına rağmen hızla vites büktüler. Keza sokaklara çıkanlar esas olarak kendi tabanları oluyor. Bir de karanlıkta çıkmayı tercih eden örgütlü gericilik...
Erdoğan da, ne yaparsa yapsın bekledikleri gibi bir hareket yaratamayacağını öngörmenin etkisiyle olsa gerek, tam da bu örgütlü gericiliğe hitap etmeyi sürdürdü. Dün akşam Kısıklı’daki evinin önünde toplanan oldukça kalabalık gruba dönük yaptığı konuşması bunun somut ifadesiydi. Konuşmanın ana temasını o tekçi yaklaşım oluşturuyordu. O gerici kitle açısından o tekçi yaklaşımın önemini bilerek konuşuyordu.
Kaldı ki önümüzdeki günler bu yaklaşımın gevşetilmesini değil, sıkılaştırılması gerektiğini bilerek cümlelerini sıraladı. Rojava başta olmak üzere özellikle bölgesel gelişmeler karşısında alacakları tutumun bu yaklaşımla kemikleştirilmiş bir kitleyi gerektirdiğini bilerek…
Akşam olduğunda sokaklarda polis ve belediyenin araçları eşliğinde tekbir ve silah sesleriyle güç gösterisi yapan ve aralarında MHP’li sivil faşistlerin de olduğu görülen gerici güruhlar kaldı. Amatörce planlanan maceracı darbe girişiminin 10 saat içinde denetim altına alınmış olmasının verdiği özgüvenin bu güruhlarda “tüm sokaklar bizim, istediğimizi yaparız” duygusu yarattığı açık. Çeşitli cemaatler ve radikal dinciliğin etkisi altındaki kesimlerin darbe karşısında kuşandıkları tavrın da bu özgüveni pekiştirdiği anlaşılıyor. Kendilerini “kurşun yağmuru altında tankların üzerine yürümüş ve kayıplar vermiş bir güç” olarak görmenin şişirdiği bir saldırganlıkla hareket ediyorlar.
Bu açıdan da hedefleri ve yapıp edecekleri düşünüldüğünde oldukça tehlikeli bir güruh her an daha fazla ajite edilerek sokaklara salındı; Erdoğan ve yardakçılarının bu dalgadan SA tipi devlet destekli yeni bir vurucu güç devşirmeye çalışılacaklarından şüphe olmasın.
Gezi sürecinden sonra her türlü gösteri ve yürüyüşe, basın açıklamalarına dahi kapatılan Taksim ve Gezi Parkı dün gece gerici cihatçılara açıldı. Anıtın etrafını dolduracak kadar da olsa Erdoğan ve hükümetin çağrısıyla sokağa çıkan güruh Taksim Gezi Parkı’na hiçbir engelleme görmeden hatta polis destekli ve korumasında çıktılar.
İstanbul-Taksim, Ankara-Kızılay, İzmir-Konak, Erzurum şehir merkezi, Van, Bingöl, Hakkari, Muş, Mardin, Kars, Siirt, Şırnak, Bitlis'te de benzer gerici güruhlar dün akşam saatlerinden sabah saatlerine kadar tekbir getirerek sokaklardaydı. Camilerden susmayan ezanlar ve yapılan sokağa çıkın çağrıları eşliğinde...
Camilerin doğrudan politikanın aracı kılınması açısından tarihte ender görülecek pratik pervasızca sürdürülüyor.
Bazı bölgelerde sokağa çıkan cihatçı katil sürülerinin mahallelere halk tarafından engellendi. Engelleyen halka polis TOMA, akrep, biber gazı , tazyikli şu ve gerçek mermilerle saldırdı.
Antakya Armutlu’da sokağa çıkan cihatçılara Armutlu haklı sopalarla karşılık verdi. Girişleri engellendi.
Ankara Tuzlucayır’da Erdoğan’ın çağrılarıyla sokağa çıkan gerici güruhlar halk tarafından engellendi. Engelleyenler polisin saldırısına uğradı. Polis gerçek mermi kullandı. Yaralanan olup olmadığı bilinmiyor. Çatışmalar geç saatlere kadar devam etti.
1 Mayıs Mahallesi’nde halk gerici saldırganların gelmesi ihtimali düşünülerek sokaklarda beklemeye başladı. Polis halka saldırdı.
Gazi Mahallesi’nde yürüyen gerici saldırganlar, Gazi halkının karşılık vermesiyle mahalleye giremediler. PolisTOMA, akrep, tazyikli şu ve gerçek mermilerle saldırdı. Çatışma geç saatlere kadar devam etti.
Ankara Altındağ’da Önder Mahallesi’nde ikamet eden Suriyeliler gericilerin saldırısına uğradılar. Gece boyunca birçok Suriyeli evi ve işyeri ateşe verildi. Polis seyirci oldu.
İstanbul Esenler'de motosikletli polisler eşliğinde zabıta araçları Türk Bayraklarıyla sokaklarda korna çalarak geç saatlere kadar cirit attılar.
İstanbul’un hemen tüm Alevi bölgelerinde gericiler sabaha kadar kornalar, silah sesleri ve tekbirlerle dolaştılar.