10 Ekim Anıtı'nın tahrip edilmesini protesto etmek için yapılacak açıklama polis ve linççilerin saldırısıyla engellendi
Darbe girişimi gecesinde camilerden, TV'lerden ve bizzat Tayyip Erdoğan tarafından yapılan "sokağa çıkın" çağrısına yanıt veren kitleler içindeki gerici-faşist güruhlar, IŞİD'in 10 Ekim 2015'de Ankara Garı önünde gerçekleştirdiği katliamda ölümsüzleşenler anısına oluşturulan sembolik Emek ve Demokrasi Anıtı'nı da tahrip etmişlerdi.
Düşünebiliyor musunuz?.. Ortalık toz duman içindeyken sözümona "darbeye karşı demokrasi için" sokağa çıkmış bu gerici-faşistler, onca şeyin içinde bu anıtı es geçmeyecek kadar "kindar bir nesli" temsil ediyorlar!
Yandaşı oldukları kesimin darbeyi bastırmakta psikolojik üstünlüğü sağladığını farkettikleri anda "zafer sarhoşluğuna" kapılan bu neslin esas düşmanları da elbette ki o anıtla sembolleşen dünya görüşü ve yaklaşımıdır. Bunu temsil eden kişi ve kurumlar, değerlerdir. O gecenin kan, barut, belirsizlik ortamında bunu yapanlar, bu gerçeği bir kez daha göstermiş oldular.
Aynı yaklaşım anıtın tahrip edilmesini protesto etmek için Gar önünde toplanan kitleye polisin ve bu gerici-faşistlerin saldırısıyla da devam etti.
Anıt'a saldırıyı protesto etmek için DİSK, KESK; TMMOB, TTB ve 10 Ekim Derneği’nin çağrısıyla bugün öğlen saatlerinde Ankara Tren Garı önüne gelen çeşitli demokratik kitle örgütü, siyasi parti temsilcisi ve duyarlı kişiler, polis ve bu sivil linççi güruhtan oldukları anlaşılan kişilerin saldırına uğradılar.
Çirkin demenin bile az kalacağı saldırıyı protesto etmek üzere hazırlanan basın açıklaması okunduğu sırada polis, "Adliye'de çatışma var", "hassasiyetler" gibi gerekçelerle engellemeye, giderek çevredekileri de provoke edecek tarzda saldırganlaşmaya başladı. Polisin bu provokatif tutumu, yanında duran "sivil kişilerce" daha da kışkırtıldı ve basın açıklamasına katılan kitleye dönük saldırganlık tırmandırıldı.
Kitle, hakaretler, küfürler, tartaklamalar, kaba sözler, itişmelerle karşı karşıya kaldı, yapılacak açıklama "sivil güçlerin" de desteğiyle engellendi.
Saldırıdan sonra KESK Genel Başkanı Lami Özgen, ellerinde saldırı anına ilişkin görüntüler olduğunu ve basınla paylaşacaklarını belirterek, “Polisin içerisinde, polisin arkasında kim olduğunu bilmediğimiz provakatif grupların olduğu görüntüleriyle mevcut. Bunun da görüntülerini basına ve kamuoyunun vicdanına sunacağız.” dedi.