Kürt illerinde yürütülen vahşi katliamların vebalini darbecilere yıkarak, kendilerini aklama girişimlerine başladılar
Cizre, Sur başta olmak üzere Kürt illerinde yürütülen vahşi katliamların vebalini darbecilere yıkarak, kendilerini temize çıkarma manipülasyonuna başladılar.
Kuzey Kürdistan’da işledikleri insanlık suçlarından dolayı “yargılanamazlık” zırhına büründürdükleri, her türlü alçaklığı yapma serbestisi tanıdıkları ordu mensuplarıyla ellerindeki kanı yıkamaya soyundular.
Canlı yayınlarda verdikleri talimatlar hala kulaklarımızdayken, Ergenekoncularla işbirliği içerisinde giriştikleri bu kendilerini aklama hezeyanlarına prim verilememeli. Bu konuda yeni bir “yetmez ama evet”çilik tuzağına düşülmemelidir.
Konuya ilişkin DİHA’nın geçtiği haberi yayınlıyoruz:
Talimatını verdikleri katliamları 'darbecilere' yıktılar
Cizîr'de yüzlerce sivili bodrumlarda yakma talimatı veren Erdoğan ve AKP iktidarı, işledikleri savaş suçunu gözaltına aldıkları darbecilere yıkarak kurtuluş yolu arıyor. Havuz medyası Kürdistan'daki savaş suçlarının darbeciler tarafından yapılarak, "Halkla devleti karşı karşıya getirmeye çalıştılar" senaryolarını yazmaya başladılar.
AKP konuyu da kendi medyası üzerinden gündeme getirdi. AKP'nin yetkilendirerek Kürtlere karşı savaşmaları için bölgeye gönderdiği askerler ile "PKK'nin işbirliği" yaptığı savunan AKP medyası, hükümetin talimatıyla bölge illerini yakıp yıkan, darbeci generallerden 2'inci Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti'yi "NATO generali" olarak tanımladı.
Başta Sabah ve Star gazeteleri olmak üzere AKP medyasında yer alan haberde, Huduti'nin bölgede katliamlar yaparak, halk ile devleti karşı karşıya getirmeyi amaçladığı ileri sürüldü.
Haberde, "Cizre'de PKK'nın, halktan 100 kişiyi kalkan olarak kullandıktan sonra yakılarak öldürülmesi planına onay veren Huduti, devletin buna göz yumduğu algısını oluşturarak bölge halkının askerden nefret etmesini sağlayacaktı" iddiasına yer verildi. Hatta Kürtlere karşı yapılan katliamlar ile "İslam'a karşı nefret uyandırılmak istendiği" iddiasında bulunan AKP basını, DAİŞ katliamlarına da izin verilerek nefret uyandırılmak istendiği savunuldu.
Erdoğan talimat verdi
AKP basının darbeci generallere yüklemeye çalıştığı katliamların tamamı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve dönemin Başbakanı Davutoğlu tarafından organize edildiği bizzat kendi açıklamalarında kayıtlı. Erdoğan ve Davutoğlu birçok konuşmasında, "Bölgedeki evler tek tek temizlenecek ve hendeklerin arkasında kim varsa onlar hendeklere gömülecek" talimatı verdi. Öyle ki Nusaybin'de zorlanan devlet güçlerine canlı yayında talimat veren Erdoğan, "Uzaktan yakın, yıkın" dedi. Açıklanan Master Eylem Planı ile başlatılan saldırılarda, kentlere tankların sokulması, şehirlerin yerle bir edilmesi talimatı vermişti. Üstelik hükümet bu "hizmetlerinden" dolayı başta Nisêbîn olmak üzere, Kürt kentlerindeki bütün yönetim yetkisini de askere devretti ve katliamları yapan Huduti Paşa başta olmak üzere askere, "dokunulmazlık zırhı" çıkarttı.
AKP kendisinden önce Kürtlere yönelik yürütülen savaş ve çatışmalardaki başarısızlığı da bir dönem ordudan tasfiye edilen ancak başlatılan yeni savaş süreci ve darbe girişimi sonrasında göreve getirilen askerleri de, "PKK'ye karşı yürütülen savaşta hile ve şike yapmakla" suçlamıştı.