'Hainler Mezarlığı'nın tabelası konuldu, Van'da PKK'lilerin cenazelerini kaldıran imam görevden alındı
İnsanlık tarihi kadar eski ve evrensel yasalardan biri de ölüye yaklaşımdır. Bunun yazılı bir kaidesi-kuralı yoktur. Fakat çok tanrılı dinlerin olduğu dönemlerdeki toplumsal ilişkilerde bile ölüm ve cenaze tüm düşmanlıkların, kibrin, intikam duygularının üzerinde, nötr bir yerde dururlar.
Onlara hoyratça davrananlar bile bir noktadan sonra bu kuralların hükmüne uygun davranarak o cenazeleri ailelerine, yakınlarına teslim etmişlerdir (Teşbihte hata olmaz. Homeros'un İlyada destanının kahramanı Hektor'un cenazesinin Akhilleus tarafından atlara bağlanarak Truva çevresinde dolaştırılmasından sonra Truvalılara teslim edilmesi örneği bunun tipik ifadesidir).
Hitler gibi kıyıcıları ya da savaş hallerindeki insalıktan çıkmışlık durumlarını saymazsak bu kaide üç aşağı beş yukarı hemen tüm zamanlarda ve ülkelerde böyle uygulanmıştır. Ölenlerin cenazeleri şu ya da bu şekilde yakınlarına teslim edilmiş, yakınları için onlara ulaşmak büyük manevi anlamları simgelemiştir. Bu, tüm tek tanrılı dinler açısından da bu böyledir.
Suç ve suçun şahsiliği de keza öyledir. Suçlu görülen kişi ya da kişiler yakınlarının da yargılanıp, rencide edildikleri bir uygulamaya kolay kolay uğramamışlardır. Hitler döneminde Yahudilere ve katliama uğrayan diğer toplumsal kesimlere yapılıp edenleri saymazsak...
Darbe girişiminin bastırıldığı anlardan sonra bu ülkenin tarihinde görülmemiş uygulamalarla karşı karşıya kalıyoruz. Bugüne kadar cenazelerin kaçırılmasına, parçalanmasına, mezarların belirsizleştirilmesine kadar son derece kanlı ve karanlık pratiklere tanık olduk. Her biri birbirinden vahşi uygulamalara...
Şimdi bunlara bir de darbeciler için oluşturulan "Hainler mezarlığı" eklendi.
Bu arada Van'da da PKK gerilallarının cenazelerini kaldıran bir imam görevden alınarak camiye kayyum atandı.
Ölülerle uğraşmak, kendileri çürümüş, korku ve dehşetten kasılmış rejimlere mahsustur. Bu rejim başından beri böyle bir hastalıktan muzdaripti. Şimdi bunlara yeni halkalar ekliyor. Kürt gerillalarının cenazelerine uygulanan vahşet, son zamanlarda cenazelerin teslim edilmemesi hatta Taybet Ana gibi günlerce sokaklarda bekletilmesi gibi akıl almaz uygulamalara bir yenisini ekliyor. "Hainler mezarlığı" kuruyor, gerillaların cenazelerini kaldıran imamı görevden alıyor!
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı (İBB) Kadir Topbaş, dün, Avcılar'da düzenlenen 'Demokrasi Nöbeti'nde o mezarlığın "müjdesini" şu sözlerle verdi:
Tankların, topların namluların önünde durdunuz. Ama Feto'nun asker kisveli teröristlerinin geleceğimizi karartmalarına izin vermediniz. Bütün niyetleri sizler bozdunuz. Sevgi selini bu güzelliği kısır çekişmelere kurban etmeyelim. Yarınları güzel kılalım. Devletin bekası ve geleceğini düşünelim. Onlardan bir tanesi bugün (pazartesi) benim bahsettiğim 'Vatan Hainleri Mezarlığı'na gömüldü. Bir tanesi gömüldü. Ailesi istememiş ve 'Vatan hainleri mezarlığına' gömüldü. Bu millete ihanet edenler kabirlerinde dahi rahat edemezler.
Topbaş'ın dile getirdiği o mezarlık bugün görüntülendi.
Büyükşehir Belediyesi'nin Tepeören'de sahipsiz hayvanlar için kurduğu barınağın olduğu alanda kurulan mezarlığın hemen girişine "Hainler Mezarlığı" yazılı tabela yerleştirildi.
Darbe girişimine katılıp hayatını kaybeden bir kişinin defnedildiğinin görüldüğü mezarlıkta bulunan ekiplerin mezar yeri açma çalışmalarının devam ettiği görülüyor. Mezarlığa ilk gömülen kişinin ise Acıbadem Mahalle muhtarını öldüren Yüzbaşı Mehmet Karabekir olduğu öğrenildi.
Ölülerin bedenlerinin parçalandığı, işkence edildiği; cenazelerin bilinmeyen yerlere gömüldüğü-kaçırıldığı; sokaklarda günlerce bekletildiği Türkiye'de artık bir de "Hainler mezarlığı" var. Toplumsal kutuplaştırmayı derinleştiren, politikalarını bunun üstünden kuran rejim şimdi de ölüleri ayrıştırarak bu politikanın altını kalınca çiziyor. Mesaj herkesedir...
Darbecilere/darbeciliğe karşı yapılıp edilen her şeyi meşrulaştıran, mübah görülür kılan faşist rejim, önümüzdeki günlerde benzer ürpertici saldırılarla işine devam edecek. İdam, ayrıştırılmış mezarlık, vatandaşlıktan çıkarma, mülkiyet ve birikimlerine el koyma... Bugün "sadece darbecilere yapılıyor" diyerek olup bitenleri seyredenler, yarın kendilerine dokunduğunda acısını yaşayacaktır. İdam da, ayrı mezarlık da, benzer içerikteki hoyratça saldırganlık da asıl olarak rejimin karşısında duran, onun çizdiği sınırları şu ya da bu şekilde reddeden hemen herkes içindir. Darbecilere yapılanlarla başlayan bu sürecin esas mesajı da zaten budur.