Sanata gözaltı gençliğe işkence

GÜNCEL
Cuma, 24 Kasım 2006 (19 yıl 11 ay önce)

Antep'te dün gözaltına alınan Ayışığı Sanat Merkezi çalışanı Sinan Koçum aynı gün çıkarıldığı savcılıkta ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. Sinan Koçum'un Ölüm Orucu şehidi Aysun Bozdoğan'ın mezar anmasına katıldığı gerekçesiyle gözaltına alındığı öğrenildi.

Antep TMŞ polisleri sokak ortasından aldıkları Grup Denize Ezgi'nin solisti olan Sinan Koçum'u savcılığa çıkartmadan önce sorguya aldı. Sorguda bazı kişilerin fotoğraflarını gösteren polis örgüt üyesi olduğuklarını iddia ettiği bu kişilerle Koçum arasında bağ kurmaya çalışıp, tehditler savurdu.

Bu sabah ise Antep Ayışığı Sanat Merkezi'nin başka bir çalışanı olan Memik Kılınç aynı gerekçeyle gözaltına alındı.

10 Kasım tarihinde de Dersim'de aralarında Dersim Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği başkanının da bulunuduğu 3 kişi mezar anmasına katıldıkları gerekçesiyle tutuklanmışlardı.



Cezaevinde İşkence


Devrimci gençlere yönelik olarak okullarda, okul idareleri ile sivil ve resmi faşistlerin işbirliğinde saldırılar gerçekleşirken aynı işbirliği ve saldırılar cezaevlerinde de gerçekleştiriliyor.

A.Ü. Hukuk Fakültesi'nde Hikmet Sami Türk ve Cemil Çiçek'i protesto ettiği için tutuklanan SGD'li Levent Çakır, 1 ay boyunca tutulduğu L tipi hapishanede sistemli işkenceye uğradı. Çakır, İHD Ankara Şubesi'nde yaptığı açıklamada, bir ay boyunca cezaevi yönetimi tarafından palazlandırılıp desteklenen "koğuş ağalarının" saldırısına uğradığını söyledi.

"Zorla haraç kesme", "koğuşun angarya işlerini (bulaşık, temizlik, çamaşır vb) yaptırma", "havalandırmaya çıkma ve TV izlemeye engel" gibi uygulamalara maruz kaldığını aktaran Çakır, koğuş ağalarının kurallarına uymayanların ise işkenceye uğradığını belirtti.

Söz konusu kurallara uymadığı için koğuş ağaları tarafından defalarca saldırıya uğradığını dile getiren Çakır, ayağına kaynar su döküldüğünü ve kafasını tuvalete sokmaktan, parmağını kırmaya ve kaba dayağa kadar pek çok işkenceye maruz kaldığını söyledi.

Cezaevi yönetiminin uygulama ve saldırıdan haberdar olduğunu söyleyen Çakır, suç duyurularının cezaevi yönetimince dikkate alınmadığına dikkat çekti. Çakır, suç duyurusunda bulunduğu için ayrıca kendisine gardiyanların da saldırdığını ifade etti.

Çakır’ın Avukatı Rahşen Aytaç ise müvekkilinin kendisine yaptığı anlatımlardan, cezaevi revirine çıkan her adli mahkumun, yüksek dozda sakinleştirici verilerek uyuşturulduğunun anlaşıldığını, böylece "koğuş ağaları" ile "mahkumlar" arasında olası bir mücadelenin ortaya çıkmasının önüne geçildiğine dikkat çekti.


"Sayın Öcalan" dedi üstelik pişman da olmadı


Ağrı Doğubeyazıt DTP İlçe Örgütü'nce 1 Eylül'de düzenlenen basın açıklamasını okuyan DTP İlçe Başkanı Dalha Kaya ile Gençlik Kolları Üyesi Rahmi Özen hakkında "Sayın Öcalan" ifadesini kullandıkları ve "yasadışı slogan attıkları" gerekçesiyle Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan dava sonuçlandı.

Mahkeme, Kaya ve Özen'e, "Suçu bilerek işledikleri ve mahkeme süresince pişmanlık duymadıkları" gerekçesi ile bir ay hapis cezası verdi.


Canlı Kalkanlara da Hapis


Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 2004 Eylül'ünde Siirt'in Eruh ilçesindeki Gabar Dağı'na giden 35 Canlı Kalkan Girişimi üyesi hakkında 2 yıl 6'şar ay hapis cezası verdi.

Hapis cezası sanıkların 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet ettikleri gerekçesiyle verildi.