Mühendislik mesleği torbada!

Son torba tasarıdaki bazı maddeler binlerce mühendisin işsiz kalmasına, mesleki kastlaşmaya neden olacak

İŞÇİ SINIFI
Salı, 16 Ağustos 2016 (9 yıl 8 ay önce)

Maden Mühendisleri Odası ile Jeoloji Mühendisleri Odası, Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçerek yarın Genel Kurul’a getirilmesi beklenen "Türkiye Varlık Fonu Kurulması ile Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”na ilişkin yazılı bir açıklama yaptılar.



 



Odalar açıklamalarında tasarının 31. Maddesindeki Ek Madde 14 ile 3213 sayılı Maden Kanunu’na eklenen iki maddenin Türkiye’de eğitim görmüş mühendisleri bir anda niteliksizleştireceğini, meslek içi rekabeti körükleyeceğini ve binlerce mühendisin işsiz kalmasına neden olacağını vurguladılar. Kendilerine hiçbir şekilde danışılmadan kapalı kapılar arakasında hazırlandığı belirtilen tasarının aynı zamanda mühendislik üzerindeki kamu denetimini sıfırladığını dile getirdiler. Yapılan düzenlemeye ilişkin Anayasa Mahkemesi’ne yapılan itiraz sonucunun beklenmediğini belirten odalar, bunun “hukuk devleti” ilkelerine aykırı olduğu ifade ettiler.



 



Mühendis yetkisi için diploma değil UMREK’ten alınan yetki esas olacak!



 



Açıklamada tasarının 31. maddesindeki Ek Madde 14 ile "Ulusal Maden Kaynak ve Rezerv Raporlama Komisyonu" kısaca UMREK adı altında bir komisyon kurulacağı, bu komisyonun pekçok açıdan sakıncalı olduğu belirtiliyor.



 



Her ne kadar komisyonun madenlerin aranması, araştırılması ve üretilmesi ile ilgili açık, güvenilir, uygulanabilir kaynak ve rezerv bilgilerini oluşturmak, bunlarla ilgili raporlama standartları ve kriterler belirlemek, sistem kurmak, uygulamak, geliştirmek ve yayımlamak, bu faaliyetler ile ilgili strateji ve hedefler oluşturmak amacı ile kurulacağı belirtilmiş olsa da” denilen açıklamada, komisyonun bu tanım dışında yetkilerle donatıldığı ve hangi kriterlere göre ve kim tarafından oluşturulacağı gibi sayısız soru işaretinin sözkonusu olduğu vurgulanıyor.



 



Komisyonun asıl misyon ve yetkisini “Aslında amaçlananın yetkin kişi ve/veya yetkilendirilmiş tüzel kişi adı altında, yetkin kişi ve/veya yetkilendirilmiş tüzel kişilerde aranan nitelikleri belirlemek, bunlara eğitim vermek, sertifikalandırmak, sicil ve sicil kayıtlarını tutmak, denetlemek, ihtar vermek, belgeleri askıya almak veya iptal etmek, uluslararası benzeri kuruluşlara üye olmak veya bunlarla işbirliği yapmak, görev alanına giren konularda eğitim, araştırma ve yayın faaliyetlerinde bulunmak ve bu faaliyetler ile ilgili düzenlemeleri yapmak ve yayımlamak olduğu Kanunun tasarı metninden anlaşılmaktadır” şekline özetleyen açıklama, bunun pekçok açıdan sakıncalarını sayarak devam ediyor.



 



Yetkilendirilmiş tüzel kişi-kurum Anayasa’ya aykırı



 



Yetkilendirilmiş tüzel kişi kurumunun Anayasa’ya aykırı olduğunu, bu nedenle daha önce Anayasa Mahkemesi’ne itiraz başvurularının olduğunu hatırlatan Odalar, mahkeme kararı beklenmeksizin yapılan düzenlemenin de aynı şekilde “hukuk devleti” ilkelerine ters düştüğünü, “Başvuru sonucu beklemeksizin, yapılan bu düzenleme hukuk devletinin temel ilkelerine de aykırıdır. Anayasanın 130. ve 135. maddelerine aykırı şekilde Hizmet Yönünden Yerinden Yönetim Kuruluşlarını dışlayan, öngörülen teşkilat yapısını yok eden, üniversitelerce verilen lisans ve lisansüstü eğitimleri ve diplomalarımızı yok sayan bir sistemin kurulmasını öngören tasarı maddesinin kabul edilebilmesi mümkün değildir”  tespitleriyle belirtiliyorlar.



 



‘Kapalı kapılar ardında hazırlandı’



 



Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın, Maden Kanunun’da yapılan değişiklikler gereği çıkarılması gereken yönetmelikleri bir buçuk yılı aşkın süredir çıkaramadığının, bunun sektörü ve üyelerini mağdur eden sonuçlar yarattığını belirten açıklama, hazırlanan ve bir torba içine konulan düzenlemelerin kapalı kapılar ardında yapıldığı ve kendilerinden hiçbir şekilde görüş alınmadığı, tasarının her açıdan kabul edilemez olduğu da ifade ediliyor.



 



‘Binlerce mühendis ve işçi işsiz kaldı’



 



2012 yılında çıkarılan Başbakanlık Genelgesi ile cendere içine alınan madencilik sektöründe geçen 4 yıllık süre içerisinde yüzde 35 oranında küçülme yaşandığını, düşen emtia fiyatları nedeniyle her gün işletmelerin kapandığını belirten Odalar, bu süreçte binlerce mühendis ve işçinin işsiz kaldığı dile getiriliyor. Son düzenlemenin üretim ekonomisine uygun çözümler üretmek yerine varolan işsizliği büyütecek bir nitelik taşıdığı ve bunun kabul edilemez olduğu yineleniyor.



 



‘Tasarıya göre mühendislerimiz yetersiz kabul edilecek’



 



Açıklamada, yapılan düzenlemeyle Türkiye’deki jeoloji ve maden mühendislikleri fakültelerinde eğitim görmüş ve 3458 sayılı mühendislik kanunu uyarınca almış oldukları diplomalar ile mühendislik yapmaya hak kazanmış mühendislerin yetersiz olarak değerlendirileceği vurgulanıyor.



 



“Mühendislerimiz belge ve rapor hazırlayamayacaklar’



 



Yine bu tasarıya göre mühendislerimiz; kimlerden oluşacağı bilinmeyen, tamamı Bakanlık tarafından atanacak ve yetkinliklerinin neler olduğu bilinmeyen komisyon üyeleri tarafından ikinci bir kez yetkilendirilmek istenmesi hem hukuken hem de vicdanen doğru değildir” denilen açıklamada, tasarının yasalaşması durumunda Türkiye’de eğitim görerek mühendis olmuş kişilerin madencilik alanında belge ve rapor üretemeyeceği ve hazırlayıp imzalayamayacakları vurgulanıyor.



 



‘Sınırlı sayıda mühendis bu işleri yapacak’



 



Tasarıyla üniversite eğitimin sağlayamadığını düşündükleri yetkinliğin verilecek kısa süreli kurslarla sağlanacağının düşünüldüğü vurgulanarak, “günümüz koşullarında, deneyimsizliğin tüm hizmet kusurlarının tek nedeni olmadığı, piyasa koşulları ve daha fazla kar elde etme anlayışının ve eksik, yetersiz kamusal denetimin asıl olarak olumsuz sonuçlara yol açtığı da bilinmektedir” deniliyor.



 



‘Yabancı mühendislerin çalışma kısıtlamaları olmayacak’ 



 



Açıklamada, tasarıyla yabacı mühendislerin çalışama koşullarına hiçbir kısıt getirilmediği belirtilerek, Türkiye’de eğitim görmüş mühendislerinse niteliksizleştirildiği ifade ediliyor.



 



‘Mühendis imzası az sayıda seçkin mühendise’



 



Mühendis imzasının çok az sayıda seçkin mühendise tanınacağı vurgulanan açıklamada mühendislerin ezici çoğunluğuna rapor hazırlama ve imza hakkı tanınmayarak devasa bir nitelikli işgücü istihdam dışına sürülecek ya da seçkin mühendislerin hizmetinde çalışamk durumunda kalacak deniliyor.



 



Herhangi bir mühendislik hizmeti ifasında yetkinlik esas ölçüt haline getirilecek” denilen açıklamada gerek yabancı gerekse yerli mühendisler arasında rekabet koşulları yok edilecektir.



 



‘Kamu denetimi yok edilecek’



 



“Bu tasarı ile mühendislik hizmetlerinde kamu denetimi de yok edilmiş olacaktır” denilen açıklamada, yetkin mühendis olarak belgelendirilerek tecrübe ve yetkinliğe sahip olduğu varsayılan kişilerin her yaptığı iş ve hazırladığı her rapor doğru kabul edilerek işin ve hizmetin yerinde denetimi ve kontrolünün ciddi zafiyete uğrayacağı vurgulanıyor.  



 



Esas dert ucuz işgücü!



 



Bu yasa tasarısıyla getirilen düzenlemenin gerçekte uzmanlık ve ileri düzeyde bilgilenmeyi sağlayacak ve kaliteyi arttıracak hiçbir yanı bulunmamakta; tam tersine mühendislik hizmetlerinin daha acımasız koşullarda daha kalitesiz gerçekleştirilmesine yol açacaktır.



 



Asıl mağdurlar yoksul emekçi çocuğu mühendisler olacak



 



Açıklamada düzenlemenin esas olarak yoksul emekçi çocuklarını vuracağı belirtilerek şunlar ifade ediliyor:



 




Yine bu tasarı ile en çok zararı genç, işsiz ve yoksul mühendisler görecektir. Eğitim öğretim alt yapısı ve kadroları yeterli olmayan üniversitelerde, eşit koşullarda eğitim şansı olmayan ve ancak kendilerine sunulan imkânlarla mühendis unvanını alabilen genç mühendisler yeniden bir değerlendirmeye tabii tutulacak ve bu unvanı da kullanamaz hale gelecektir. Bu ayıklama, var olan eşitsizliği daha da derinleştirerek, doğumundan itibaren eşitsiz koşullarda yaşam mücadelesi vermek zorunda olan genç mühendislerin, eğitimini aldıkları meslek alanından da dışlanmasına neden olacak ve yaşam mücadelesinde umutsuz bırakılmasına yol açacaktır.




 



Yanlıştan geri dönülsün!



 



Açıklama, madencilikte mevcut sorunların kaynağına inmeyen, mühendisler ve mimarlar arasında kastlaşma oluşturacak olan yetkin mühendis uygulamasını getiren bu tasarı maddesinin "Türkiye Varlık Fonu Kurulması ile Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" nın 31 inci maddesinin geri çekilerek yapılan yanlıştan dönülmesi isteğiyle sonlanıyor.