Soma'da 2. bilirkişi raporu da 'kral çıplak' dedi

Soma'da 2. bilirkişi raporu da patronların ve devletinin vampir ruhlarının özeti oldu

İŞÇİ SINIFI
Çarşamba, 17 Ağustos 2016 (9 yıl 8 ay önce)

13 Mayıs 2014'te yaşanan büyük Soma Katliamı'nın dün basına yansıyan 2. bilirkişi raporu da burjuvaların azami kar hırsı karşısında işçinin can güvenliğinin teferruat olduğunu ortaya koyuyor. Katliam sanıklarının ilk bilirkişi raporuna itiraz etmeleri üzerine Şubat ayında çalışmaları başlayan 11 kişilik bilirkişi heyetince hazırlanan yeni raporda katliamın nedenleri sıralanırken bir kez daha ürpermemek mümkün değil: Eskimiş techizat ve ihmaller zinciri, üretim zorlaması, uyarı sistemleri ve oksijen döngüsünün yetersizliği, basit önlemlerin bile gözü dönüş bir kar hırsıyla alınmadığı.. Rapor aynı zamanda bakanlık ve devlet kurumlarının da gerekli denetimleri yapmamış olmaları nedeniyle katliamdan sorumlu olduklarını tespit ediyor. 



 



Soma Katliamı'nı da FETÖ'ye yıkmaya çalışarak işçi ve emekçilerin aklıyla adeta dalga geçen maden baronu Gürkan'ın bu rapor hakkında da burjuvalara mahsus bir yüzsüzlükle kurgular yapacağı açık. Devletinin ve onun mahkemelerinin nasıl bir tutum takınacağı da...  O açıdan da rapor asıl olarak işçi ve emekçilerin kapitalist vampirliğin o çıplak yüzüyle bir kez daha hesaplaşmalarının "kitabı" olmanın yanısıra bir mücadele çağrısıdır da. 



 



Olayın meydana geliş sebebi



 



Raporda; olayın meydana geliş sebebi “Eski üretim yerlerinin kontrol edilmemesi sebebiyle burada oluşan kırık, çatlak ve göçüklerden ocak havasına başta karbonmonoksit gazı, diğer gazlar ile metan gazının karışması ve metanın tutuşması sonucu 4. Bant galerisindeki lastik bandın üzerindeki kömür tozlarının, kömürün, kısmen bandın üst kısmının, çevredeki gaz, toz, kablo, ahşap, plastik vb. yanmasıdır” şeklinde tanımlandı.



 



Üretim zorlaması



 



Yıllık 1.5 milyon ton üretim planlanmasına rağmen bunun iki katı oranında üretim yapılması sebebiyle “üretim zorlamasının” olduğu belirtildi, bunda rödvans sisteminin sağladığı ne kadar üretirsen alırım garantisinin belirleyici olduğu vurgulandı. 



 



Ocağa salınan oksijen miktarı, alarm ve haberleşme sistemi yetersizdi



 



Ocağın içerisine ocağın içindeki insan sayısına yetmeyecek seviyede oksijen verildiği, işçi başına 6 metreküp oksijen verilmesi gerekirken işçi başına 3 metreküp oksijen verilmesi sebebiyle “havalandırmanın yetersiz” olduğu,

Acil durumlarda tüm personeli uyaracak merkezi alarm sisteminin olmaması, haberleşme sisteminin çalışmaması, eski üretim alanlarının hava almayacak şekilde izole edilmemesi ve bu yerlerin kontrol edilmemesi sebebiyle “iş güvenliği denetiminin” yapılmamış olduğu belirtildi. 



 



Sensörler arızalıydı



 



Gaz izleme sensörleri arızalı olmasına rağmen tamir edilmemesi sebebiyle “işçilerin erken” uyarılmadığı,

İşçilere eğitim verilmediği, yetersiz eğitim verildiği, son bir yıl içerisinde 49 işçinin iş güvenliği eğitimini, 30 işçinin mesleki eğitimini almadığı, acil eylem planında açık alevli bir yangına yönelik önlemlerin öngörümediği sebebiyle “risk değerlendirmesinin” yetersiz olduğu tespit edildi. 



 



Maskeler çalışmıyordu 



 



Maskelerin çalışmadığı ve yeraltında alev sızdırmaz ekipman kullanılması gerekirken kullanılmadığı, tespitleri yapıldı.



 



İlgili bakanlıklar ve yetkili kurumlar sorumlu





Raporda bugüne kadar haklarında hiçbir dava açılmayan Türkiye Kömür İşletmeleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maden İşleri Genel Müdürlüğü yetkilerinin de sorumlu olduğu ve yargılanmaları gerektiği belirtildi.



 



Alp Gürkan da yargılanmalı



 



Yine haklarında hiçbir dava açılmayan ve “Asıl patron benim” diyen Alp Gürkan’ın, yönetim kurulu üyesi Mustafa Yiğit’in, genel müdür teknik yardımcısı Hayri Kebapçılar’ın ve acil durum yöneticisi Haluk Evinç’in de yargılanmaları gerektiği vurgulandı. 



 



Raporda tutuklu sanıklar Can Gürkan, Akın Çelik, Ramazan Doğru, Ertan Ersoy, Mehmet Ali Günay Çelik ve İsmail Adalı’nın iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin bir çok yükümlülüklerini yerine getirmemeleri sebebiyle ceza almaları gerektiği yer aldı.



 



Tahliye edilen sanıklar Hilmi Kazık ve Yasin Kurnaz ile tutuksuz yargılanan sanıklar Serkan Kocaman (patlatma mühendisi), Murat Bodur (eğitim mühendisi), Fuat Ünal Aydın (havalandırma mühendisi), Caner Uysal, Ergün Yılmaz, Mehmet Erez (daimi nezaretçi ve maden mühendisi), Hüseyin Alkan, Hilmi Karakoç, TKİ ELİ Müessese Müdürlüğü Kontrol Baş Mühendisleri; Adem Ormanoğlu ve Efkan Kurt’un da iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin bir çok yükümlülüklerini yerine getirmemeleri sebebiyle ceza almaları gerektiği belirtildi.



 



46 sanıklı Soma Davası’nda bilirkişiler raporlarında 28 sanığın sorumlu tutulamayacağını belirtti.



 



'Önlenebilirdi'



 



Bilirkişiler “son söz” başlıklı raporunda son bölümünde, "Bu facianın tekrarının yaşanmaması umuduyla aşağıdaki kısa notun madecilik endüstrisine katkısı olmasını dileriz” diyerek; “Soma havzası , madenciliğin ve havza madenciliğinin temel ilkelerine göre yönetilseydi, Soma A.Ş. TKİ ve MİGEM tarafından denetlenbilseydi, firma yetkilileri basiretli davranbilseydi, olay tarihinde yürürlükte olan mevzuattaki yetersizlikler olmasaydı; yaşanan olayın bir faciaya dönüşmesi önlenebilirdi” diye belirtti.