Binali Yıldırım OHAL fırsatçılığını özetledi

Binali Yıldırım TRT programında OHAL'i nasıl bir fırsata dönüştürdüklerinin tablosunu sundu

GÜNCEL
Perşembe, 18 Ağustos 2016 (9 yıl 8 ay önce)

Binali Yıldırım TRT'nin "Başbakan ile Özel Yayın" programında şimdiye kadar kaç kişinin gözaltına alındığını, kaçının tutuklandığını, devletin FETÖ bahanesiyle nasıl bir sermaye gaspına gittiğini, kaç özel harekatçı alınacağını-bunların hangi niteliklere sahip olması gerektiğini, istihbaratın nasıl yapılandırılacağını, devletin nasıl küçültülüp tüm toplumsal ihtiyaçların nasıl piyasalaştırılacağına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. 



 



Yıldırım'ın açıklamaları, OHAL'in burjuvazi ve devleti açısıdnan nasıl tepe tepe kullanıldığının somut özeti oldu.



 



Bu önemli açıklamaların bazı bölümlerinde şunları ifade eden Yıldırım, neoliberal faşizmin çarpıcı bir tablosunu çizdi: 



 



“Gerektiğinde ölüp-öldürecek 10 bin özel harekatçı alınacak”



 



“10 bin yeni özel harekatçı alınması için karar alındı. Bunların şartları belli ama burada asıl belirleyici şu; zor şartlara karşı dayanıklı olacak, vatan sevgisi olacak.



 



“Bize Ömer Halisdemirler lazım. Ömer Halisdemir gibi yürekli, aslan gibi delikanlılara ihtiyacımız var. Hem bölücü terör örgütüne karşı hem de buna benzer teşebbüslere karşı gözünü kırpmadan gerekirse öldürecek, gerekirse şehit olacak, ülkesini, vatanını, milletini, bayrağını seven gençler lazım.



 



“40 bin 29 kişi gözaltına alındı”



 



“Gözaltına alınan, bunlar polis, asker, yargı mensubu, mülki idari amiri, sivil, toplam 40 bin 29. Gözaltı işlemi devam edenler 5 bin 187, tutuklu sayısı 20 bin 355.



 



"4 bin 262 kurum ve kuruluş"



 



“Aynı zamanda bu FETÖ darbe teşebbüsü dolayısıyla ilan edilen olağanüstü hal kapsamında da bir takım önlemler alındı, bu terör örgütünün çökertilmesine yönelik. Bu bağlamda FETÖ terör örgütünün elinde bulunan sağlık kuruluşlarına, eğitim kuruluşlarına, derneklere, vakıflara el konuldu.



 



“Bunların dökümü şöyle: Özel sağlık kurum ve kuruluşları, hastane 35, öğretim kuruluşu sayısı 1061, yurt sayısı 823, kurs, etüt merkezi 223, vakıf sayısı 129, dernek sayısı bin 125, üniversite 15, sendika 19, basınla ilgili dergi, haber ajansı, televizyon 16, radyo sayısı 23, gazete sayısı 45, yayın evleri, dağıtım kanalları 29.



 



“Böylece toplam 4 bin 262 kurum ve kuruluş kapatıldı, el konuldu, varlıklarının ilgili kamu kuruluşlarına devri gerçekleştirildi.



 



'84 bin 914 kişi görevden uzaklaştırıldı'



 



“Kamu kurumlarına ait görevden el çektirilen 79 bin 900, kamu görevinden çıkarılan 5 bin 14 olmak üzere toplam 84 bin 914.



 



“Bu açığa alınanlar da inceleniyor. Bunlardan da gerçekten terör örgütüyle ilişkisi olan, terör örgütüyle bir şekilde hareket etmiş olanların memuriyetten çıkarılması süreci de devam edecek. Masum olanlar da görevlerinde kalmaya devam edecek



 



“Nereye kadar gidecekse...”



 



(...)



“İfadeler alındıkça yeni bağlantılar ortaya çıkıyor ve onlara doğru gidiyorlar. Bu böyle çorap söküğü gibi gelecek. Nereye kadar gidecekse gidecek. ‘Şurada dursun’, ‘Buraya dokunmayalım’ şeklinde bir telkinimiz olamaz. Yargı, tarafsız ve bağımsız bir şekilden görevini yapmaya devam edecek.



 



Milli İstihbarat Koordinasyon Başkanlığı olacak



 



“Bugünün ihtiyacı iç istihbaratı tek elde toplamak. Dış istihbaratı Milli İstihbarat Teşkilatı esas itibarıyla devam ettirecek ama Milli İstihbaratın iç istihbarata da uzantısı var, ilişkisi var. Benzer şekilde iç istihbaratın dışarıyla da ilişkisi var. Bu iki yapı…



 



“Belki askere de sadece personel tahkikatı yapmak şartıyla bir istihbarat birimi kurulacak. Bu ne demek, yani gerek askere alınacak personel için gerekse askere alındıktan sonra terfi edecek veya görev yeri değiştirilecekler için personelin incelenmesi, tahkik edilmesi, herhangi bir yanlış yapılanma var mı, örgütsel bir gelişim var mı….Yani 40 yıl olmuş, Genelkurmay Başkanının, kuvvet komutanlarının neredeyse alıp verdiği nefes kadar yakın olan insanlar darbe yaptılar.



 



“Böyle bir durum bir daha yaşanmaması için personel tahkikatıyla sınırlı bir istihbarat birimi de asker için de kurulabilir. Bu da Milli Savunma kanalıyla olabilir. Bütün bunlar, orada istihbarat burada istihbarat, bunlar nasıl birbiriyle uyumlu çalışacak?



 



“Bunların tepesinde bir Milli İstihbarat Koordinasyon Başkanlığı olacak. Bir çatı örgüt olacak. Bu çatı örgüt, bunların birbirlerinin alanlarına girip rekabet etmeleri veya zafiyet oluşmaması için böyle bir düzenleme ihtiyacı var.



 



 



Memuriyetten çıkarılacaklar



 



“Alanı sınırladık. Sınırlama ne, 17 Aralık sonrası. Niye 17 Aralık, açık ve ciddi şekilde örgüt devleti tehdit etti, bir operasyona girişti.



 



“Onun için 17 Aralık, örgütün ilk defa dişlerini gösterdiği tarih. Ondan sonra örgüte bağlantısı olan, örgütle iş birliği içerisinde olan, bu işe dibine kadar batmış, bulaşmış olanların üzerine gidilecek.





“Asker işini profesyonel bir orduyla yapacak”



 



“Öncelikler de değişti, insan kaynak ve kapasitesi, insan ihtiyacı da değişti. Yani orta ve uzun vadede artık Silahlı Kuvvetler ihtiyacını askerlik görevini yapmak üzere silah altına aldığı insanlarla yapmayacak.



 



“Silah altına alınanlar, askerlik iklimini, ortamını tanımak ve ileride Allah göstermesin büyük bir seferberlik durumunda aşinalık kazanmak için askerliği yapacak. Asker işini profesyonel, rütbeli, kendini bu işe adamış bir orduyla yapacak. Son hedef bu.



 



100 devlet kuruluşunun özelleştirme kapsamına alınması



 



“Özelleştirme İdaresi yıllardır çalışıyor. Yaptıkları ile yapamadıklarını karşılaştır, yapamadıkları daha çoktur. Bu biraz maksadını aşan bir tartışmaya dönüştü.



 



“Meclis’te diğer partilerle de konuşulacak. Eğer burada endişeler varsa bu da giderilecek. Yoksa böyle bir yetki almak, bunları ‘haraç mezat satmak’ anlamına gelmez.



 



“Dört temel alanda biz devleti sürdüreceğiz”



 



“28 milyon çalışan var. Hepsini devlete alacak halimiz yok. Aslında devletin küçülmeye devam etmesi lazım. Elindeki yetkileri yavaş yavaş millete devretmesi lazım.



 



“Dört temel alanda biz devleti sürdüreceğiz. Aslında dört bile kalmadı; güvenlik, sağlık. Sağlıkta şimdi devlet millet dayanışması, birlikteliği devam ediyor. Adalet, adaleti özelleştiremeyiz.



 



“Diğeri ne, eğitim. Eğitim ile sağlıkta yavaş yavaş devletle millet birlikte çalışmaya başladı. Demek ki nihayetinde iki tane alan kalacak; adalet ve güvenlik.



 



“Devletin asıl yoğunlaşması gereken iki alan var. Eğitim ve sağlıkta da düzenleyici olacak. Hizmetin aksamaması, hizmete erişimde dengenin kurulması buralarda devletin rolü olmaya devam edecek.”