Dokuz aylık Suriyeli bir bebeğe tecavüz edildi. Haberi yapan gezateci ölüm tehditleri alırken, haberin yayınlanmasına yasak getirildi
Dokuz aylık Suriyeli bir bebeğe yapılan tecavüz saldırısı toplumsal çürümenin boyutlarını da gözler önüne sürüyor. İç savaştan kaçarak Antep’in İslahiye ilçesine yerleşen ve burada günü birlik tarım işçisi olarak çalışan ailenin 9 aylık kız bebeğine tecavüz edildi. Tecavüz doktor raporuyla da doğrulandı. Daha öncede, İslahi’ye ve Nizip’te onlarca Suriyeli çocuk tecavüze uğramıştı.
Bebeğe tecavüz haberini yapan gazeteciye ise dinci çevrelerden ölüm tehditleri gelmeye başladı. Din kisvesi altında kadına ve çocuğa tecavüzü doğallaştıran, 6 yaşında bir çocukla evliliği olağan gören, anneye şehvet duyulabileceğini açıklayan ağzı salyalı bu güruhun yüzü Ensar Vakfı'nda onlarca erkek çocuğunun cinsel istismara uğradığının açığa çıkmasıyla da kendini göstermişti.
Tüm bu tehditleri yetmezmiş gibi devlet, bebeğe tecavüz haberinin yayınlanmasına da yasak getirdi. Devletin tecavüzcüyü koruma, tecavüze uğrayanı suçlu gösterme politikası, tecavüzcü de olsa “bizim tecavüzcümüz” mantığı, kadına yönelik cinsiyetçi yasalar, çözümün devletin mahkemelerinden veya herhangi bir kurumundan gelemeyeceğini defalarca bize gösterdi.
Kendi öz savunma gücümüzün de bilincinde olarak, bir araya gelip örgütlenmekten başka bu çürüme ve yozlaşma çemberini parçalayacak bir gücün olmadığını unutmamak gerekiyor.