Avcılar Belediyesi temizlik işçilerinin sendikalı olarak işe geri dönme talebiyle sürdürdükleri direniş 114. gününde
Avcılar direnişi 114. gününde dayanışma ziyaretlerine sahne oldu. Sınıf dayanışmasının her zamankinden daha fazla yakıcılaştığı bu günlerde TEDİ direnişçileriyle Avcılar direnişçileri bir araya gelerek, attıkları sloganlarla sınıf düşmanlarına karşı tek yumruk oldukları mesajı verdiler.
Avcılar direnişindeki işçilerle TEDİ direnişçileri canlı sohbetler edip, deneyimlerini paylaştılar. Avcılar direnişçileri TEDİ direnişçilerinin özgüvenli hallerinden etkilendiklerini daha sonraki sohbetlerde dile getirdiler. Bu özgüvenin kaynağı üzerine -sendika-işçi ilişkisi başta olmak üzere- çeşitli yorumlarda bulundular. Yapılan yorumların hepsi işçi sınıfının taban inisiyatifi ve aslında işçi demokrasisi konusundaki kolektif özlemlerinin ifadesiydi. Elbette sınıfın bütününü bağlayan gizli zincirlerin kırılma isteğinin…

Avcılar direnişi şu anda bir yol ayrımında. Yapılan sohbetlerde işçilerin de bunun farkında oldukları net bir şekilde görülüyor. Ya bu direnişi esas talepleri olan atılan işçilerin sendikalı olarak işe dönmesi ve toplamda çalışma koşullarının iyileştirilmesi, sendikanın tanınması için üretimden gelen gücün de devreye sokulduğu daha ileri bir noktaya taşıyıp, taçlandıracaklar ya da en son sunulan öneriyi kabul etmenin burukluğuyla sonlandıracaklar.
Direnişçi işçiler ve halen işe devam eden temizlik işçilerinin ortak özlemi direnişin bir adım ileri götürülerek hem sendikalı olarak işe dönmeleri hem sendikanın belediye tarafından tanınması hem de yetki belgesine yapılan itirazın geri çekilmesi.

Avcılar Belediyesi taşeron temizlik işçilerinin yapılacak ihale sırasında sendikalı işçilerin işten çıkarılmaması ve ihaleyi alacak olan şirkette de çalışma güvencesinin verilmesi gibi yakıcı bir sorunları da var.
Bununun yanısıra insanca çalışma koşulları, işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması, sorgu odalarının kaldırılması, şantiye içinde soyunma, duş alma, yemek ve çay için uygun koşulların yaratılması, hijyen koşullarının sağlanması gibi sorunları da bunlara eklemek gerekir.
Gerek direnişçiler gerek çalışan işçiler ve aslında gerekse sendikanın önündeki sorunlar bunlar. Bu direnişin sıcaklığı içinde ya bu sorunları üretimden gelen gücün de devreye sokulmasıyla daha ileri bir çözüme kavuşturacaklar ya da sendikal örgütlülükte alınan yolun dinamitlenmesi de dahil daha geri koşullara, işçi kıyımına gidecek bir sürece boyun eğecekler.

Önümüzdeki günlerde yapılacak ihale de düşünülecek olursa iş işten geçmeden bunun yapılmasının ne kadar yakıcı olduğu açıkça ortada. Keza ihale sonrasında yapılacak hiçbir eylemin ya da sadece ücretler için yapılacak bir eylemin kazanımları kalıcı olmayacağı gibi oldukça güdük kalacaktır.

Avcılar direnişçileri ve temizlik işçileri şimdi özlem duydukları o özgüveni kuşanıp kendi sınıf güçlerini konuşturup konuşturmama seçeneğiyle karşı karşıya. Burada sendikanın tutumu da belirleyici elbette ... Fakat onun tutumunu belirleyecek olanın işçinin özgüveni ve iradesi olduğunu unutmamak gerekir.