Avcılar'da işten atılan işçi sayısı 350'ye ulaşırken belediye ve taşeron firma kirli-düşmaca tutumlarını tırmandırıyor
Avcılar Belediyesi taşeron temizlik işçilerinin ödenmeyen ücretleri için gerçekleştirdikleri ve bir gün sonra sendikayla yapılan görüşmede verilen sözler üzerine bitirilen iş bırakma eyleminin hemen akabinde işçi kıyımına gidilmesi üzerine şantiye önünde başlayan direniş, çalışan işçilerin de iş bırakarak katılmasıyla büyüyor.
Avcılar Belediyesi’nin temizlik işlerini yapan taşeron firma Tomurcuk AŞ. sınıf düşmanı tutumuyla işçi kıyımı değil, adeta kırımı gerçekleştiriyor. Son bilgilere göre işten çıkarılan işçi sayısı 350 oldu.
Taşeron Tomurcuk firması sahibi Hasan Aslan bu kırımı; kaçak, kiralık ve işi bilmeyen acemi işçi çalıştırma eşliğinde gerçekleştiriyor. Bunun için mesela Tahtakale muhtarından sürekli çalıştırmak üzere 150 kişi göndermesini isteyebiliyor ve bu işçi düşmanı tutumunu Avcılar Belediyesi Başkanı Handan Toprak’ın verdiği sınırsız destek eşliğinde gerçekleştiriyor.
Avcılar Belediye Başkanı işçi ve emek düşmanı Handan Toprak, hocası Erdoğan’ın izinde yürüdüğünü adeta bir kez daha kanıtlıyor. 4 aydır süren direniş boyunca sergilediği kirli-spekülatif icraatlarına yenilerini ekliyor. Semtlerde muhtarlarla toplantı yapan Toprak, işten atılan işçilerin işlerini iyi yapmadıkları ve savsakladıkları gerekçesiyle atıldıklarını, sendikanın ve işçilerin yalan söylediğini, taşeron şirketin yanında olduğunu beyan ederek düşmanlaştırma çalışmasını boyutlandırıyor.
Avcılar halkının bir parçası olan işçileri hedef haline getiren Toprak’a en iyi yanıt, emekten yana tutum alacak Avcılar halkınca verilecektir. Bu bölgedeki ilerici-demokrat kurumların, emek örgütlerinin giderek rezilleşme boyutlarına varan düşmanca tutumlara karşı barikat oluşturmaları ve püskürtmeleriyse her şeyden önce vicdani bir sorumluluk haline gelmiştir. Handan Toprak gibi işçi düşmanlığını her türlü perdeden de sıyırarak tüm çirkinliğiyle ortaya koyanlara verilecek en iyi yanıt onu bu çirkinliğiyle teşhir etmek ve yapıp ettiklerinin anlamını halk nezdinde ortaya koymaktır.

Avcılar Belediyesi “patronu” ve avukatlığını-tetikçiliğini yaptığı taşeron firmanın el ele vererek bu sefer de işçilere “pişmanlık” dayatmasında bulunmaya, bu içerikte bir belge imzalatmaya hazırlandıkları öğrenildi. Katil-faşist iktidarların direniş dinamiklerine dayattıkları bu kişiliksizleştirme ve çözme biçimlerinin üretim süreçleri içine, işçi direnişlerine de dayatılması, çıplak bir sınıf düşmanlığı tutumunun ifadesi dışında bir anlam taşımamaktadır.
Avcılar’ı bir şirket gibi yöneten bu kafa işçilere sadece “pişmanlık” dayatarak onursuzlaştırmaya çalışmakla sınırlı hareket etmiyor. Aynı zamanda tüm iletişim olanaklarını kullanarak ulaştığı işçileri arkadaşlarını satmaya teşvik edecek rüşvet tekliflerinde de bulunuyor.
Kısacası sınıf mücadeleleri tarihi boyunca ezilenlere dayatılan en namertçe yöntemleri bir bir devreye sokuyor.
Avcılar direnişi bu kirli abluka altında yolunu açarak ilerlemeye devam edecektir. Sınıfa karşı kullanılan bu onursuzlaştırma yöntemlerine tutum almak, bu kirli ablukayı dağıtıp Avcılar direnişini tüm işçi ve emekçiler için bir moral mevziye dönüştürmek ise tüm işçi ve emekçilerin, öncülük misyonuyla hareket eden tüm güçlerin görevidir.