11. Karaburun Bilim Kongresi Katılımcıları son KHK ile akademide gerçekleşen darbeye ilişkin bir açıklama yaptı
Şu anda gerçekleşmekte olan ve katılımcıları arasında Barış İçin Akademisyenler bildirisinin imzacısı olup, son KHK ile görevden alınan öğretim görevlilerinin de yer aldığı 11. Karaburun Bilim Kongresi Katılımcıları, dün yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ortaya çıkan sonuçları protesto eden bir bildiri yayınladı.
Binlerce akademisyenin görevden ihraç edilmesine, ÖYP’li araştırma görevlilerinin iş güvencesinin ortadan kaldırılması anlamına gelen 50/d statüsüne geçirilmesine, tasfiye harekatının açıkça akademide barışı, demokrasiyi, özgür düşünceyi savunanlara da yönelmesine karşı “akademiye darbe yapıldı” diyerek başlayan bildiride şunlar söylendi:
1 Eylül Barış Günü gece yarısı Türkiye’de akademiye darbe yapıldı. Darbecileri tasfiye amacıyla yürürlüğe konulduğu iddia edilen OHAL, açıkça akademide barışı, demokrasiyi, özgür düşünceyi savunanlara da yöneldi. Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) 2,346 akademisyen kamu görevinden ihraç edildi ve binlerce ÖYP’li araştırma görevlisinin iş güvencesi ortadan kaldırıldı. İhraç edilen akademisyenlerden 41’i, Ocak 2016’da ‘Bu Suça Ortak Olmayacağız!’ başlıklı barış bildirisinin imzacılarıdır. Kocaeli Üniversitesi’nden 19, Ankara Üniversitesi’nden 7, Niğde ve Adıyaman Üniversiteleri’nden 4’er, Gazi Üniversitesi’nden 2; Tunceli, Muş Alparslan, İTÜ, Manisa Celal Bayar ve Eskişehir Anadolu Üniversiteleri’nden 1’er Barışın Akademisyeni kamu görevinden men edildi. Ayrıca çok sayıda KESK üyesi akademisyen de aynı hukuksuz ihraç kararına maruz kaldı.
Akademide OHAL, ne bu KHK ile ne de 15 Temmuz’da başladı. İnsan, toplum ve doğa yararına bilimi savunan, eleştirel ve özgür düşünceden yana olan bilim emekçilerinin tasfiyesi Ocak ayından bu yana sürüyordu. Devlete vatandaşlarının yaşam hakkını koruma görevini hatırlatan ve çatışma sürecinin çözümü için barış masasına geri dönülmesini talep eden akademisyenlerin 130’u akademik çalışma alanlarından tamamen veya geçici olarak uzaklaştırılmıştır.
Adil bir soruşturma ve yargılama süreci olmadan gerçekleştirilen ve insanların hayatlarını geri dönülmez bir şekilde etkileyen bu uygulamalar, hiç kimse için ve hiç bir koşulda kabul edilemez.
Bilimsel ve özgür düşünceye vurulan bu son darbe, sadece güvencesizleştirilen ve işten atılan akademisyenlerin özlük haklarına, araştırmalarına ve öğrencilerine değil, toplumun geleceğine yapılmış bir saldırıdır. Akademi iktidar odaklarından bağımsız olmalıdır; bilim itaatsiz olana ihtiyaç duyar. Tam da bu yüzden akademiden uzaklaştırılan arkadaşlarımızın bilimsel faaliyetlerinden alıkonmaları mümkün olmayacaktır! Büyütülen savaşa ve yaygınlaşan hukuksuzluğa karşı yaşayan, yeşerten, yaşatan bilimi ve bilim insanlarını savunmaya ve onlarla dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz!
- OHAL’e, ve bu kapsamda derinleşen hukuksuzluğa ve keyfi uygulamalara derhal son verilmelidir.

- İşten atılanlar görevlerine geri alınmalı ve darbe girişimine dâhil olduğu iddia edilen akademisyenler adil bir soruşturma ve yargılama süreci ile tespit edilmelidir.
- ÖYP’li araştırma görevlilerinin 50/d kadrosuna geçirilmesi kararı geri alınmalı ve eğitim haklarının gaspı durdurulmalıdır.
- Barış bildirisi imzacılarına ve KESK üyesi akademisyenlere yönelik baskı ve saldırılara derhal son verilmeli, gasp edilen hakları koşulsuz iade edilmelidir.
Özgür ve bilimsel düşünceyi hedef alarak yok etmeye çalışanlar tarihe hesap vereceklerdir.
11. Karaburun Bilim Kongresi Katılımcıları