“Haksızlığa karşı durmaya devam edeceğim”

İÜ. Çapa Tıp Fakültesi'nde yıllardır taşeron köleliğine karşı mücadele eden Cemal Bilgin işten atıldı

İŞÇİ SINIFI
Cuma, 9 Eylül 2016 (9 yıl 7 ay önce)

İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde taşeron çalışma sistemine karşı mücadelesiyle öne çıkan taşeron işçilerden hasta bakıcı Cemal Bilgin’in işten atılması sağlık emekçileri ve sınıf dostları tarafından yapılan yürüyüşle protesto edildi. Basın açıklaması öncesi özel güvenlik görevlileri kitleye saldırdı. Dayanışmaya gelen sınıf dostları güvenlik görevlilerine gereken yanıtı verdi.



 



İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 1998 yılından beri çalışmakta olan taşeron sağlık emekçisi Cemal Bilgin, 15 Ağostos tarihinde yemekhanede yenen yemek sonrası 40’tan fazla sağlık emekçisinin çeşitli rahatsızlıklar nedeniyle acil servise başvurması sonrası hastane yönetimine, “Neden zehirlenme yaşandı? Yemeklerde bakteri mi var? Araştırılsın” diye talepte bulunduğu için işten atıldı.



 



Yaşanan olaya ilişkin hastanedeki İşçi Sağlığı İş Güvenliği Kurulu Baştemsilcisi olarak da görev yapmakta olduğu için hem duyarlı bir emekçi olarak hem de görevi gereği, hastane yönetiminin bu sorunun kaynağını bularak gerekli önlemleri alabilmesi için  bu talepte bulunduğunu belirten Cemal Bilgin’e, 5 Eylül günü iş akdinin feshedildiği bildirildi.



 



Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde taşeron çalışma sistemine, usulsüzlüklere, hak gasplarına karşı yıllardır ön saflarda mücadele eden sağlık emekçilerinden olan Cemal Bilgin’in mücadelesinde yalnız olmadığını haykırmak için SES Aksaray Şubesi, İstanbul Tabip Odası, Taş-İş-Der, İTF TÖK, FKF, Mücadele Birliği, Deriteks, Partizan, DİP, HDP milletvekilleri Filiz Kerestecioğlu, Levent Tüzel ve pek çok emek dostu basın açıklamasına katıldı.



 





 



Bir yürüyüşle hastane girişinde basın açıklaması yapmak üzere hastane bahçesinde toplanan kitle için dışarıdan özel güvenlik görevlileri getirildi. Toplanma sırasında güvenlik görevlileri sözlü tacizlerle kitleyi provoke etmeye çalıştı. İlk arbede sakinleştirilirken yürüyüşe geçildiği sırada özel güvenlik görevlileri tekrar yürüyüşe katılanlara saldırdı.



 



Bilgin’in yıllardır verdiği emeği hiçe sayılarak usulsüz şekilde işten atılmasına zaten öfkeli olan kitle içinde sınıf dostları kendileri de birer ücretli köle olduklarının farkında olmayan güvenlik görevlilerine müdahalede bulunarak gereken yanıtı verdi. Ve yürüyüşüne devam etti. “Faşizme karşı omuz omuza!”, “Taşeron işçisi köle değildir!”,Cemal Bilgin onurumuzdur!”,Cemal Bilgin geri alınsın!”,Baskılar bizi yıldıramaz!”,Birleşe birleşe kazanacağız!” sloganları atılarak hastane girişine gelindi.



 



Burada konuşan Cemal Bilgin, “Çok heyecanlıyım biliyor musunuz? Heyecanlı ve mutluyum, bunca yılımı burada onurla geçirdiğimi için, sizler gibi dostlarımla birlikte olabildiğim için” diyerek duygularını dile getirdi.



 





 



Hastanede çok genç yaşlarda çalışmaya başladığını, gençliğini, yıllarını geçirdiği hastanede her zaman insanca bir çalışma ve yaşam için mücadele edenlerle çalışmanın gururunu paylaştığını, taşeron çalışma sistemine, hastanede yaşanan usulsüzlüklere, hak gasplarına karşı hep birlikte mücadele yürüttüklerini söyleyen Bilgin,



 




Biz taşeron çalışma ölüm demektir, kaldırılsın diye mücadele ettikçe sürgünler yedik, cezalar aldık. Mesailerimiz verilmedi, ücretlerimiz kesildi. Mahkeme kararlarıyla, müfettiş raporlarıyla ödenmesi gerektiği hastane ve üniversite yönetimine bildirilen ücretlerimizi yine mücadele ederek aldık. Yılmadık, baskılara boyun eğmedik, hastanede yaşanan yolsuzluklara, usulsüzlüklere karşı da mücadele ettik. Benim işten atılma nedenim, 40’tan fazla arkadaşımızın yemeklerden zehirlenmiş olup olmadığının araştırılmasını hastane yönetiminden istemem. Ben hem duyarlı bir emekçi olarak bunu yaptım, hem de işçi sağlığı ve iş güvenliği kurulu baştemsilcisi olarak  bu benim görevim. Bu görevi de bana hastanenin işçileri verdi. Yemeklerden zehirlenmenin nedenini araştırıp gerekli önlemi alması gereken hastane yönetimi, olayı gizlemeye çalışarak beni işten attı. Neden? Çünkü taşeron şirketlerle arası bozulmasın. Neden? Taşeron şirketlerle aralarında çıkar ilişkisi var. Biz bunları biliyoruz ve bunlara karşı yıllardır mücadele ediyoruz




 



dedi.



 



SES Aksaray Şube Başkanı Aydın Erol ise, hiç yaşanmaması gereken yerde, bir hastanede yenilen yemekten personelin zehirlendiğini, bunun neden kaynaklandığının araştırılmasını isteyen bir sağlık emekçisinin işten atılarak, üstünün örtülmeye çalışıldığını belirtti. Yıllardır taşeron sisteme karşı mücadele yürüten sağlık emekçilerinin OHAL de gerekçe gösterilerek bir bir görevden alınmaya çalışıldığını, oysaki, yemeği veren taşeron şirketin iş akdinin feshedilmesi gerektiğini söyleyen Erol, tüm sağlık ve meslek kurumları olarak Cemal Bilgin işine geri dönünceye kadar da mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.



 





 



Geçtiğimiz aylarda sürgün edilen Taş-İş-Der Başkanı Güneş Cengiz ise, yıllardır hastanede hak gasplarına, taşeron çalışma sistemine ve yolsuzluklara karşı mücadele edenlerin simge isimi olan Cemal Bilgin’in haksız yere işten atıldığını belirterek, tüm baskılara, sürgünlere, işten atmalara karşı Cemal Bilgin ile birlikte mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.



 



HDP İstanbul Milletvekilleri Filiz Kerestecioğlu ve Levent Tüzel de taşeron sisteminin insanlık dışı bir çalışma sistemi olduğunu ve tamamen ortadan kaldırılmasının gerektiğini ifade ederek Cemal Bilgin ile dayanışma içinde olacaklarını ifade ettiler.



 



Cemal Bilgin, gençlik yıllarını hastane geçirdiğini, pek çok şeyi öğrendiğini, hep mücadele etiğini ifade ederek, bayramdan sonra da her gün işe gelir gibi saatinde gelip, bilgilenmeye, bilgilendirmeye, haksızlıklara karşı mücadele etmeye devam edeceğini belirtti. Basın açıklaması alkışlarla ve sloganlarla bitirildi.