Ankara katliamının 11. ayında, ölümsüzleşenler için İstanbul Kadıköy'de bir anma yapıldı
Anma, İstanbul Emek ve Demokrasi Kordinasyonu'nun çağrısıyla saat: 18:00’de bir arayan gelen kitlenin sloganlarıyla başladı. Anma sırasında Ankara katliamında ölümsüzleşenlerin isimleri tek tek haykırılarak “Yaşıyor !” sloganları yükseldi. Polisin yoğun yığınak ve ablukasına rağmen anma bir saat kadar sürdü.
10 Ekim anmasına milletvekilleri, katledilen yoldaşların, aileleri, dostları yoldaşları katıldı.
Anma için yapılacak basın açıklamasına geçmeden önce konuşmalar yapıldı. Konuşmacılardan HDP Milletvekili Hüda Kaya konuşmasına, “Barışçı, eşitlikçi insanlarla 11 aydır, her ayın 10’unda Ankara katliamını unutmama, unutturmama yolunda en güzel duruşu, en güzel erdemliliği ortaya koymaya devam ettik. Öncelikle orada katledilen 103 can hepimizin canıydı ve Türkiye’nin her bölgesinden Türküyle, Kürdüyle, başörtülüsüyle, başörtüsüzüyle, Alevisiyle, Sünnisiyle bütün canlarımız bizim canlarımız. Ve bu bölge en ağır bedeli ödeyenler, en fazla can kaybı yaşayan ilçelerimizden bir tanesiydi.
Ankara katliamının vahşetini ısrarla unutturmama, acımızın direnişini ortaya koyma noktasındaki duruşunu bütün kalbimle selamlıyorum” diyerek başladı. Sonrasında açlık grevlerine de değindi:
Amed’de 50 siyasetçimiz, önderimiz üzerindeki ağır tecridi kaldırmak, ailesi ya da en azından avukatlarından birisinin görüşebilmesini sağlamak için açlık grevine başladılar. Yakında cezaevlerinde de geniş kapsamlı başlayacak. Amed’de başlayan açlık grevlerine birçok kesimden büyük destek veriliyor. Önderimiz ile görüşebilmek barış umudumuzu daha da büyütecek. Açlık grevleri birçok bölgeye yayılarak önderliğimizle görüşme sağlayana kadar devam edecek.
Kaya’nın konuşmasından sonra Ankara katliamında hayatını kaybeden Dicle Deli’nin babası da bir konuşma yaptı:

10 Ekim’de Ankara katliamında kaybettiğimiz 103 canımızdan Dicle Deli’nin babasıyım. Aynı zamanda 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği'nin yönetimindeyim. Bu katliamın üzerinden 11 ay geçti. 11 ay geçmesine rağmen ülkeyi idare eden siyasal zihniyet ve devletin sorumlu makamlarında oturanlardan biri bile buna ilişkin hiçbir açıklama yapabilmiş değil. Cumhuriyet tarihinin en kanlı saldırısı olan 10 Ekim katliamını sıradanlaştırmak, unutturmak ve üstünü örtmek için ülkeyi idare edenler ellerinden gelen bütün çabayı sarf ediyorlar. Başarabilecekler mi? Bizler tek ses, tek yürek olduğumuz sürece bizleri susturamazlar. Susturabilmeleri için ancak bizleri de katletmeleri gerekmektedir. Asla ve asla aileler olarak diz çökmeyeceğiz! Onların güvenlikçi, baskıcı, imhacı, inkarcı politikalarına asla taviz vermeyeceğiz! Bugüne kadar taviz vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz!
Avukat arkadaşlarımızın yaptığı bütün girişimlere rağmen dosyalar üzerindeki gizlilik kararı ancak iki ay önce kaldırıldı. Bütün bu süreç bu ülkeyi yönetenler tarafından adım adım izlendi. Ankara katliamına zemin hazırlandı. IŞİD katillerinin oraya girmesi için alanlar açıldı. O gün oraya geldiklerinde -en azından benim kanatim- devletin bütün birimlerinin haberi vardı. Ve devlet yapılan katliama ortaktı.
Sevgili arkadaşlar bir ay sonra bir yılı dolduruyoruz. Biz yoldaşlarımızı unutmadık, unutmayacağız! Evlatlarımızın hatırasına ve mirasına sahip çıkacağız! Birinci yıl anmasını da 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği olarak Ankara’da yapma niyetindeyiz. Avukat arkadaşların verdiği bilgiye göre muhtemelen ilk duruşma da 10 Ekim’de yapılacak. O gün Türkiye’nin her tarafından geniş katılımı sağlamamız ve o mahkeme salonlarını katillere, katillere yardımcı olanlara dar etmemiz gerekiyor. Bunun hesabını sormamız gerekiyor.
Ankara katliamından önce de bu ülkede katliamlar yaşanıyordu, sonrasında da bu ülkede katliamlar maalesef yaşanmaya devam ediyor. Ve siyasal iktidar bu katliamları durduracağına teşvik ediyor. Katledemediklerini de açlığa mahkum eoiyor. Daha dün öğretmen arkadaşlarımız açığa alındı. Yarın hangi işkollarına yansıyacağını tahmin edebiliyoruz.
Sevgili arkadaşlar bu yapılan antidemokratik, baskıcı, imhacı, inkarcı politikalara bu ülkedeki namuslu insanların namussuzlardan daha gür sesini çıkarma zorunluluğu vardır. Bizim yoldaşlarımıza sözümüz, onlara vefa borcumuz var. Onların bayrağı bıraktığı yerden alıp daha yükseklere taşımakla mükellefiz arkadaşlar.
Bu duygu ve düşüncelerle buraya gelen herkesi saygıyla selamlıyorum.
Dicle Deli’nin babasının konuşmasından sonra basın açıklamasına geçildi. Basın açıklamasının ardından anma sona erdi.