DİSK'in tutuklu tek yöneticisi yazdı: SESİMİZİ DUYUN DUYURUN!
Merhaba,
Öncelikle selamlarımızı iletiyor çalısmalarınızda başarılar diliyoruz. Kısa süre öncesine kadar sizlere Izmir 1 No'lu F Tipi'nden yazıyorduk, şimdi Edirne F Tipi Hapishanesi'ndeyiz. Ege'den Trakya sınırına elbette kendi isteğimizle gelmedik. Binlerce tutsak gibi biz de sürgün sevk furyasından nasibimizi aldık. Sürgün sevklerin nasıl yapıldığını tahmin edilebilirsiniz sanırım, tıpkı polis operasyonlarındaki gibi baskın sonrasi eller ters biçimde kelepçelenip saldırarak ring arabasına atıldık 1.80 e 1.20 çapındaki hücrelere bölünmüş ring araclarında altışar kişiyle 10 saatlik yolculuk sonucu geldigimiz yerden ,güle güle, şu an bulundugumuz mekanlara hosgeldiniz karşılasmasıyla tecrid hücrelerine atıldık. Bu karşılamalarda neler yaşadığımızı anlatmaya gerek var mı? Zaten yazsakta engellenecegi de kesin. Yazmak yasak ve sakıncalı...
Biraz da kendimden bahsedeyim, ben Barış ARAS Izmir DİSK Genel-İş Sendikasi 2 No'lu Şube yöneticisiydim tutsak düsmeden önce. Evet DİSK'in tutuklu tek yöneticisiyim.
Suan FETÖ’cü - Darbeci diye tutuklanan polis ve hakimlerin ortaklaşa hazırladıkları sahte belgelerle tutuklandım. Ne belgelerin gerçekliğini ne de nasıl elde ettikleri taleplerimize rağmen açıklanmadan hakkımda cezalar verdiler ve şu an yine Darbeci vs. dolayı tutuklanan yargıtay üyeleri tarafindan da onaylandı.
Beraat talep eden savcılar, verilen cezalara itiraz eden savcılar yargıtayın beraat taleplerine rağmen şu an 4. yılımı doldurdum hapishanede ve bir süre daha buradayım. Yani beni tutuklayan ve cezamı yargıtayda onaylayan polis, hakim ve savcılar Darbeci Kumpascı ve Komplocu diye içerdeler, ben de içerdeyim. Peki bu darbeci, kumpasçılar sadece mevcut iktidara komplo kurunca mı suçlu oluyor? Peki adaletsizlik burada bitiyor mu?
Tutuklandığımda 5 yaşında olan oğlum Ulaş, şu an 9 yaşında ve zulmü benden daha yoğun yaşıyor. En azından İzmir‘de her hafta görebildiği babasını şimdi imkansızlıklar nedeniyle, okulun aksamaması icin kaç ayda bir görecek? Sürgün sonrası babasının yüzünde, ellerinde şişlik ve morlukların nasıl oldugunu çok iyi anlayabiliyor. TV haberlerindeki gördüğü siyasetçilere dişlerini sıkarak tepki gösterdiğini söylüyor haklı degil mi?
Kendine, demokratım, solcuyum, devrimciyim, sosyalistim , zulmün karşısındayım demenin; her zamankinden daha zor olduğu bir süreçten geçiyoruz . Bedelini göze alamadan başını dik tutmanın kimliğini, kişiliğini korumanın mümkünü yok.
(…)
Dört duvar arasında kan-can bedeli direnen tutsakların sesini duymanızı, kamuoyuna duyurmanızı diliyoruz.
Selamlarımla..
BARIŞ ARAS
28.08.2016
gorulmustur.org