'Erdoğan'ın başdanışmanı Adnan Tanrıverdi'nin kurucusu olduğu SADAT, IŞİD'lileri kamplarında eğitti mi eğitmedi mi?'
Türkiye’nin kontra örgütlerinden biri olarak kurulan SADAT’ın devletle nasıl bir organik bağ içerisinde olduğu şu ana kadarki faaliyetlerinin açığa çıkmasıyla iyice belirginleşmiş durumda. SADAT’ın kurucusu olan eski özel harpçi Adnan Tanrıverdi’nin Erdoğan’ın başdanışmanı görevine yükseltilmiş olması bu ilişkinin boyutlarını zaten göz önüne sermişti.
En son Lice’de 34 köylünün diri diri yakılmaya çalışılmasıyla gündeme gelen kontra örgütün, Lice’nin bombalanması, Cizre’de katliam yapılması, İŞID gibi dinci, gerici çetelere eğitim verilerek onlara silah ve asker sağlanması, alternatif bir islami ordu oluşturmak için çalışmalar yürütmesi gibi pek çok kirli, kanlı işlerde parmağı var.
Daha önce de bu kontra örgütün ÖSO’ya sokak savaşı dersi verip vermediği, devletten hibe, kredi alıp almadığı, yabancı devletlerin yardım edip etmediği, askeri eğitim ve danışmanlık konularında herhangi resmi devlet kurumunun izin verip vermediği gibi faaliyetiyle ilgili Meclis'e soru önergeleri verilmiş, ancak herhangi bir cevap alınamamıştı.
CHP Parti Meclisi Üyesi ve Ankara Milletvekili Necati Yılmaz, SADAT’ı yeniden Meclis gündemine taşıyarak, Adnan Tanrıverdi’nin bu kontra yapılanmayla bağının sürüp sürmediğini, SADAT’ın İŞID’lı çetecileri eğittiğiyle ilgili iddiaların doğru olup olmadığını sordu.
Yılmaz soru önergesinde, Tanrıverdi’nin kurucusu olduğu ve misyonunu “İslam ülkeleri arasında savunma ve savunma sanayi işbirliği ortamı oluşturmayı ve İslam dünyasının kendine yeterli bir askeri güç olarak da Dünya Süper Güçleri arasındaki hak ettiği yerini almasına yardımcı olmaktır” şeklinde tanımlayan bu yapılanmayla ilişkisi sürüyorsa, bunun hangi şekillerde sürdüğünün açıklanmasını istedi.
Yılmaz önergesinde şu soruların yanıtlanmasını istedi:
-Türk Silahlı Kuvvetleri, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet Genel Müdürlüğü SADAT ile herhangi bir çalışma yürütmekte midir? Varsa bu çalışmaların içeriği ve amaçları nelerdir? Bu kurumlar SADAT aracılığı ile askeri ve istihbari teçhizat almışlar mıdır? Almışlarsa bunlar nelerdir ve hangi bütçeden bu alımların ödemeleri yapılmıştır?
-Milli Güvenlik Kurulu’nda SADAT ile herhangi bir konu görüşülmüş müdür? Görüşüldüyse hangi tarihlerde ve hangi içerikler üzerinde bahsi geçen yapı ile ilgili görüşme yapılmıştır?
-SADAT’ın resmi sitesinde “hizmetlerimiz” içinde geçmekte olan “Gayri Nizami Harp uygulamaları eğitimleri” içeriğinde belirtilen eğitimlerle amaçlanan nedir? Gayri Nizami Harp eğitimi verilmiş midir? Verildiyse kimlere, hangi tarihlerde ve nerelerde bu eğitimler verilmiştir?
-Resmi internet sitesinde “İslam Dünyası’nda kendine yeterli bir askeri güç kurulmasına” yardımcı olmaya çalıştığını belirten SADAT’ın başka hangi ülkelerle bağı bulunmaktadır? SADAT’ın askeri ve istihbari eğitim verdiği başka ülke var mıdır? Varsa başka ülkelerde kampları bulunmakta mıdır?
-Savunma Bakanlığı’nın “kontrgerilla eğitimi” veren SADAT’la ilgili olarak “denetleme görevimiz yok” yazısı gönderdiğine ilişkin iddialar doğru mudur? Doğru ise bu kurum nasıl ve kimler tarafından denetlenmektedir?
-Osmanlı Ocakları ile SADAT arasında herhangi bir bağ bulunmakta mıdır? Osmanlı Ocakları’ndan bazı gençlerin SADAT kamplarında eğitildiğine dair iddialar gerçeklik taşımakta mıdır?
-SADAT içerisinde çalışan emekli subayların sayısı kaçtır? Bahsi geçen yapı, harcamalarını hangi kaynaklardan sağlamaktadır? Bu para kaynakları denetlenmekte midir? SADAT’ın yurt içi ve dışı para akışı hangi yollar ve kişiler tarafından denetlenmektedir?
-7 Mart 2016 tarihine SADAT heyeti ile dönemin Genelkurmay Plan Prensip Başkanı Korgeneral Salih Ulusoy’un görüştüğü iddiaları doğru mudur? Eğer doğru ise 15 Temmuz darbe girişimi sonrası tutuklanarak cezaevine gönderilen Korgeneral Salih Ulusoy ile SADAT heyeti hangi konular üzerine görüşmüşlerdir? Görüşme içeriği resmi kurumlar tarafından bilinmekte midir?”