Cerattepe'de maden faliyeti için verilen ÇED raporunun iptali davasında avukatlar reddi hakimde bulundu
Pekçok taşın altından çıkan ve AKP’ye yakınlığıyla bilinen Cengiz Holding’in Artvin’in Kafkasör Yaylası Cerattepe Mevkisi’nde madencilik faaliyeti yürütmek için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan aldığı Çevre Etki Düzenleme (ÇED) raporunun iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle 751 kişi ve 61 avukat tarafından Rize İdare Mahkemesi’ne yapılan başvuruyla açılan davanın karar duruşması bugün görüldü.
Hem Artvin hem de Rize valiliklerinin duruşma öncesinde aldıkları her türlü eylemin yasaklanması kararı ve Rize’deki ırkçı-faşist tehdit bildirilerinin gölgesi altında başlayan duruşma için her iki kentte de olağanüstü düzeyde polis yığınağı yapıldı.
Artvin’den duruşmaya katılmak üzere gelen kitleden sadece müdahil olanların bir kısmı Rize’ye alınırken, kitlenin geri kalanı, polis ablukası altında il sınırında bekletildi.
Polisin insanların çoraplarını bile çıkarttırarak yaptığı arama, gözdağı ve yıldırmanın yanısıra dün yayınlanan “Rizeli Vatansever Gençler” imzalı ırkçı-saldırgan bildirinin içeriğinde de olduğu gibi davayı ve mücadele yürüten halkı “dış miharklı”, “terör bağlantılı” bir algının hedefi haline getirmek amacı yatıyordu.
Davanın bir tiyatro şeklinde seyredeceğinin anlaşılması ve duruşmaya katılmak üzere gelenlerin alınmaması üzerine davacı Artvin halkı ve avukatları reddi hakim yaparak salonu terkettiler.

Yeşil Artvin Derneği avukatı Bedrettin Kalın’ın heyete Artvin'in ekolojik yapısı hakkında bilgi vermesiyle başlayan duruşmada, “Biz yaşam mücadelesi veriyoruz. Bütün derelerimize HES ve baraj yapıldı. Madenlerle bir şehir yok edilmek isteniyor” denilerek verilen mücadelenin tarihsel-toplumsal anlamını tanımladı.
Maden sahasının ihale sürecinde çok sayıda usulsüzlüğün yapıldığını, buna karşı hem ruhsat hem de ihale iptali için başvuruda bulunduklarını, fakat reddedildiğini belirten Kalın, “2015 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden görevlendirilmiş 3 bilim insanı Cerattepe'de maden çıkarmanın kamu yararının olmadığını raporlamıştır” hatırlatmasında bulundu.
“Çıkarılacak madenin taşınması için planlanan teleferik hattının ÇED raporu yoktur. Teleferik hattı projesi çalıntı bir projedir” diyen Kalın, “Önceki davamızdan Danıştay kararı varken, bu davada hala yürütmeyi durdurma kararı verilmemesi hukukun neresindedir?” sözleriyle gelinen noktada mahkemelerin nasıl bir siyasi baskı ve yönlendirmeyle hareket etiklerini teşhir etti.
Cerattepe nöbetine yapılan sert müdahalenin fotoğraflarını da heyete gösteren avukat Bedrettin Kalın, “Bilirkişi ve ÇED raporunu düzenleyen bilim insanlarının aynı üniversiteden olamayacağına dair Danıştan kararı vardır. Ancak Artvin ÇED ve Bilirkişi raporlarında ayni üniversiteden hocalar vardır ve şaibelidir. Yüzde 2'lik devlet payının parasal değeri 42 milyon TL dir. Biz Artvinliler olarak bu parayı devlete vermeye hazırız. Devletin derdi %2 değil, %98'lik payı kimlerin paylaşacağıdır." diyerek devletin sermayenin önünü açmak için nasıl çırpındığını resmetmeye çalıştı.
Duruşmada, TMMOB avukatı Mehmet Oruç, anayasa hukukçusu Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, Prof. Dr. Doğan Kantarcı, Prof. Dr. Oğuz Kurdoğlu da söz alarak sunum yaptı. Yapılan sunumların herbiri doğanın yağmalanması ve sermayenin açgözlülüğünün geldiği düzeyi, burjuva devletin bu noktada nasıl bir koçbaşlığı yaptığını gözler önüne seren içerikte oldu.

Kalın, "Bundan önceki Cerattepe olumlu kararını veren bütün hakimler görevden alındı. Bunun nedenini biliyoruz. Mahkemenin tarafsızlık durumunu kaybettiğini düşünüyoruz ve heyetinizi red ediyoruz" dedi.
Cerattepe Bölgesi’ndeki madencilik faaliyeti için daha önce Rize İdare Mahkemesi’nce ‘ÇED olumlu’ kararı iptal edilen maden şirketi, 2 Haziran 2015’te yeniden ‘ÇED Olumlu’ kararı aldı. Bu gelişme üzerine Yeşil Artvin Derneği öncülüğündeki 751 kişi ve 61 avukat, 8 Temmuz 2015’te Rize İdare Mahkemesi’nde, ‘ÇED olumlu’ raporunun yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Türkiye’nin en büyük çevre davasını açtı. 14 Mart’ta bölgede bilirkişi heyeti inceleme yaptı. Mahkemeye ulaşan bilirkişi raporunda, ‘yıllık 500 bin ton çıkartılacağı öngörülen cevherin kapalı kabinli teleferikle taşınması halinde çevreye zararlarının azalacağı ve ara katlı üretim yöntemi ile heyelan riski oluşmayacağı’ belirtildi. Rize İdare Mahkemesi, Cerattepe’deki madencilik faaliyetleri için tarafları son kez dinleyeceği karar duruşması için 19 Eylül tarihine gün verdi.