MEB müsteşarından öğretmenlere tehdit

MEB müsteşarından açığa alınan öğretmenlere: "Soruşturmalar sürüyor, ona göre"

İŞÇİ SINIFI
Salı, 20 Eylül 2016 (9 yıl 7 ay önce)

Darbe karşıtlığı” adı altında okulları kışlaya, öğrencileri askere dönüştürmeye girişen hükümet cephesinin bu taarruzda öğretmenleri hedefe çakması, dozu giderek artan tehditlerle devam ediyor. Bu tehditlerden biri de Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşarı Yusuf Tekin’den geldi.



 



Haklarında soruşturma açılan 20 binin üzerinde öğretmenin olduğuna işaret eden Tekin, "Bu öğretmenlerle ilgili soruşturma süreci devam ediyor. Dolayısıyla bu soruşturma sürecinde öğretmenleri, kendi aleyhlerine sonuç doğuracak yeni bir disiplinsizlik içine girmemeleri, disiplin uygulamalarına karşı çıkacak yeni provokasyonlara alet olmamaları konusunda bir kez daha uyarmış olalım" diyerek yapılan saldırılar karşısında geliştirilebilecek en küçük bir tepkiyi bile baskıya alacakları tehditlerini tırmandırdı.  



 



Allahın lütfu” olarak tanımladıkları darbe girişiminden sonra aralarında sadece Bank Asya’dan kredi çekenlerin de olduğu 28 bin civarında öğretmen “FETÖ terör örgütüne üyelikten” meslekten ihraç edildi. Yine 10 bin öğretmen aynı gerekçeyle açığa alındı. 11 binden fazla öğretmen de “PKK’ye üyelik” iddiasıyla açığa alındı.



 



Bu rakamları hatırlatan Tekin, açığa alınıp göreve dönen ya da henüz dönmemiş olan öğretmenleri kastederek kısaca “aklınız başınıza alın soruşturmalar sürüyor ha!” demek istedi.



 



Burjuva devletin “o tarikattan şu kadar, bu gençlik kolundan bu kadar, şu cenahtan şu kadar” kadro şeklinde bir aritmetik hesaplamayla yamanmaya çalıştığı bu günlerde öğretmenlere dönük bu fütursuz tehdit ve saldırıların özel bir anlamı olduğu açık.



 



Gülencilerin eğitim kurumları üzerinden nasıl bir örgütlenme ve sivil toplum ağı yarattıkları malum. Şimdilerde faşist rejimi totaliter bir tarzda yeniden örgütlemeye çalışan ve bunun için pekçok kesimle ittifak yapmak durumunda kalan AKP de (elbette ki arkasındaki kolektif sermaye gücünün) mevcut toplumsal gücünü daha katılaşmış bir ideolojik kalıba dökebilmek için bu alanın kontrol altına alınmasının kaçınılmaz olduğunu düşünüyor.



 



Toplumsal yaşamın can damarlarından birini oluşturan eğitim alanındaki kontrolün neyi nasıl etkilediğini hep birlikte gördük nitekim.



 



Öğretmenlikte bütünsel neoliberal dönüşüm



 



Fakat AKP sadece bunu yapmıyor… Bu darbe fırsatçılığını aynı zamanda öğretmenlik mesleğini daha bütünsel biçimde neoliberal tarzda dönüştürmenin vesilesi haline de getirmeye çalışıyor. Burjuvazi için karlı bir sektöre dönüşen eğitimin, işgücünü tamamen kuralsız-esnek-güvencesiz çalışma biçimlerine mahkum etmek için fırsatı tepe tepe kullanıyor.



 



Bakandan sonra müsteşarın da ihraç edilen ya da açığa alınan öğretmenlerin yarattığı açığı norm kadro fazlası öğretmenler, sözleşmeliler ve etüt merkezlerinde-dershanelerde çalışan öğretmenlerle tamamlayacaklarını tekrarlaması bunun ilanıdır. Dahası darbeden hemen sonra yapılan açıklamalarda “Bundan sonra MEB’de temel istihdam biçimi sözleşmelilik olacak” denilerek de bu ilan edilmişti.



 



Tüm bunlar olup biterken Eğitim-Sen ise halen sorunun hukuki yollarla çözüleceğinden bahsedebiliyor!