Beyaz başörtülerinin altında nefretten taş kesilmiş bedenleriyle sabırlı bir yargıç gibi durdular tam 600 haftadır
1995'te çıktılar sokağa kayıp anaları. Bir daha kimse sokamadı onları evlerine... 600 haftadır aynı kararlılıkla hesap soruyorlar.
1977 yılında Arjantin'de “Mayıs Meydanı Anneleri” olarak meydanlara çıktı anneler. Arjantin'de 1976 yılındaki faşist darbe sırasında 30 binden fazla insan kaçırıldı, öldürüldü. Mayıs Meydanı Anneleri de faşist devletten kaybedilen çocuklarının hesabını 30 yıl boyunca sordular.
Türkiye'de de bugün, faili meçhule kurban giden insanların yakınları tıpkı Mayıs Meydanı Anneleri gibi sokaklarda kayıplarının hesabını soruyorlar. Kayıplarının kemiklerini ve sorumluları bulmak için ilk olarak 27 Mayıs 1995'te çıktılar sokağa. Galatasaray Lisesi önünde seslerini duyurmaya çalıştılar, kayıplarının hesabını sordular. Ve 21 yıldır sormaya devam ediyorlar.
Evlatlarını, babalarını, kardeşlerini kaybetmişler; kar-soğuk, tipi-yağmur, polis copu, panzer ne ki...
Karanfilleri yağmalandı, gaz yediler, yerlerde sürüklendiler, gözaltına alındılar; kayıp acısının yanında sözü bile edilmezdi. Beyaz başörtülerinin altında nefretten taş kesilmiş bedenleriyle sabırlı bir yargıç gibi durdular tam 600 haftadır...

Onlar faşist rejimden kayıplarının faillerini istiyorlardı. İsimlerini de verdikleri faillerin yargılanması, evlatlarının kemiklerinin olsun bulunmasını...
Cumartesi Anneleri, 24 Eylül'de yıllardır yaptıkları gibi saat 12:00'de Galatasaray Lisesi'nin önünde olacaklar. Biz de orada, onların yanında olmalıyız!
