Kolektif deneyimin coğrafyalar ve çağlar arasındaki direniş ırmağı engel tanımıyor
Tarihin nefes alıp verişi bu olsa gerek... Kolektif deneyimin coğrafyalar ve çağlar arasındaki direniş alışverişi engel tanımıyor. Arjantin'de 30 bin gözaltında kayıp 1977'de Plaza de Mayo Anneleri'ni -'Perşembenin delileri diyor anlara iktidar- sokağa döküyor. 1995'te Cumartesi Anneleri her hafta Galatasaray Meydanı'nda haykırıyorlar. Bedel ödeme ve hesap sorma geleneği sürüyor.
Kendi evlatları tarafından dünyaya getirilmiş kadınlar olan Plaza de Mayo Anneleri, bu trajedinin Yunan korosunu oluşturuyorlar.
Kayıplarının fotoğraflarını havaya kaldırıp pembe hükümet sarayının önündeki piramidin etrafında kışlaları, karakolları ve kiliseleri dolaşırkenki inatçılıklarıyla dönüp dururken, gözleri onca gözyaşından kupkuru ve eskiden varken artık olmayanları ya da kim bilir belki de hâlâ olanları beklemekten umutları kırılmış:
“Uyanıyor ve hayatta olduğunu hissediyorum,” diyor içlerinden biri ve herbiri.
Sabah vakti geride kalırken umudum yavaş yavaş tükeniyor.
Öğlen olduğunda ölüyorum.
Akşama doğru diriliyorum. O zaman geleceğine yeniden inanıyor ve masaya onun için bir tabak koyuyorum, ama o yeniden ölüyor ve gece olduğunda umudum tamamen tükenmiş olarak uyuyakalıyorum. Uyanıyor ve hayatta olduğunu hissediyorum...
Onlara deliler diyorlar. Normalde kimse onlardan bahsetmiyor. Durum normale dönünce dolar ucuzluyor, aynı şekilde bazı insanlar da. Deli şairler ölüme gidiyorlar, normal şairlerse kılıcı öpüp övgüler düzüyor ve sessizliğe gömülüyorlar.
Ekonomi Bakanı çok normal bir şekilde Afrika selvasında aslan ve zürafa avlarken, generaller Buenos Aires’in kenar mahallelerinde işçi avlıyorlar. Yeni dil kuralları askeri diktatörlüğü Ulusal Yeniden Yapılanma Süreci olarak adlandırmaya mecbur ediyor.
[Kadınlar, Eduardo Galeano, Sel Yayıncılık]