İki bayramı da bize zehir ettiler

Avcılar Belediyesi'nde sendikalaştıkları için işten atılan belediye işçisi Onur Becermen, direniş sürecini yazdı

İŞÇİ SINIFI
Pazar, 25 Eylül 2016 (9 yıl 7 ay önce)

“Önce İnsan” Dediler, Bize Köleliği Reva Gördüler!



 



Merhaba Arkadaşlar… Ben Onur Becermen… Avcılar Belediyesinde temizlik işinde çalışırken sendikaya üye olduğumuz için işten atılan 320 işçiden biriyim.



 



Şartları iyiymiş diye sevinerek işe başlamıştım… Daha işe girişimin ilk ayında maaşların 15 gün geç yatacağı bize amirlerimiz tarafından bildirildi. Meğerse maaşı zamanında almak anormalmiş.. 35-40 gün gecikmeyle yatırma, haksız kesintiler, taksit taksit ödeme… Normali böyleymiş…



 



Avcılar Belediyesi’nde çalışıyorduk, fakat sanki sürgün edilmiş birer köle gibiydik. 

 



Başımdan geçen bir olayı anlatayım; biz temizlik işçilerinin soyunma ve giyinme yerimizin olmadığı için işe iş elbisesiyle gidip geliyorduk. Bir gün işteyken üzerime çöp konteynerinin yanında bırakılan bir poşeti çöpe atarken içindeki pis su üzerime döküldü. Her ne kadar yıkasam da o koku üstümden gitmedi. İş çıkışı mecburen iş elbisesi ile otobüse binip eve gidiyorduk… Hem benim hem yolcular için epey zor bir yolculuk olmuştu…



 



Belediye başkanı “önce insan” diyordu, bağlı olduğu parti CHP, “sosyal ve demokrat” olduğunu söylüyordu, bize reva görülen ise kölelikti. 



 



Maaşlar her ay gecikmeli ve taksitle ödeniyor. Soyunma ve giyinme yeri yok. Kış soğuğundan, yağmurdan korunacak bir dinlenme salonu yok. Şantiyede hayvanların bile yemeklerini yedikleri ve başlarını sokacakları bir barınakları var iken bizim bir su içme sebilimiz bile yok…

 



Böyle olmaz dedik ve sendikalaşmaya karar verdik. Sendikalaşırken zannettik ki CHP’li bir belediye bize karşı bir yaptırım uygulamaz, bize destek verir. Üye olduktan sonra anladık ki öyle değilmiş.



 



İlk işten atmada 32 işçi arkadaşımızı 25/2’den attılar. Yani yüz kızartıcı suçlar maddesi… CHP'li bir belediyeden sırf sendikaya üye olduk diye yüz kızartıcı suçlardan işten atıldık… 

 



Direniş sürecimiz böyle başladı…

 



Direnişimizin 50 günündeyken sırf direniş çadırımızı ziyarete geldikleri için 8’i kadın 17 arkadaşımızı daha işten attılar. Bunlar atıldıkları gün belediye önünde başkan Handan Toprak’la görüştüler. Başkan yine taşeron şirketin avukatlığını yaptı, işçilere “haklıysanız gidin mahkemeye başvurun” deyip başından savdı.

 



Daha sonra yine bir toplu kıyım yaptılar. Maaşlar ödenmediği için topluca iş bırakan temizlik ve fen işlerinde çalışan 290’dan fazla işçi arkadaşımızı bir sürü dalavereyle işten attılar…

 



Belediye yönetimi tam karşında süren direnişimize karşı savaş açtı… Bildiriler dağıtıyor, dev pankartlar asıyor, sendikacılarımızı, bazı işçi arkadaşlarımızı, direnişimizle dayanışma platformunu karalamak için her yola başvuruyor. Bizi ziyarete gelen emekten yana olan demokrat kitle örgütlerini, kişileri belediye binası camları arkasından kameraya çekiyorlar. İyice abarttılar, kendi sayfalarında paylaşıyorlar, ziyaretimize gelen gerilla bile varmış…

 



15 Temmuz günü yaklaşık 2 bin kişiyle kitlesel yürüyüş yaptık. Günün akşamında darbe oldu. Darbenin ertesinde OHAL ilan edilirken demokrat Avcılar Belediyesi hemen kendine vazife çıkardı. 20’ye yakın belediye zabıtasını sabah 07.30’da önümüze diktiler. “OHAL ilan edildi, çadır kuramazsınız” diyerek her sabah kurduğumuz direniş çadırını kurmamızı engellediler. 

 



Biz de önce emniyeti arayıp durumu bildirince sorun çözüldü. Polis geldi, direniş çadırının kurulmasına izin vermeyen zabıtaları oradan uzaklaştırdı, direniş çadırımızı yeniden kurduk…

 



Bu geçmiş zaman süresi içinde başımıza birçok olay geldi… 

 



Bu haksız ve hukuksuz baskılar yapılırken iki arkadaşımız geçim sıkıntısı yüzünden eşlerinden boşandılar ve bir arkadaşımız belediye binası karşısındaki cami minaresine çıkarak intihar girişiminde bulundu. İntihara kalkışan işçiyi yine yalan yanlış sözleriyle ikna edip indirdiler. İki gün süre isteyip sorunun bir an önce çözüleceğini, haksızlığın giderileceğini sözü veren belediye meclis üyeleri sözlerini unuttular. İki gün sonra CHP’nin kuruluş yıldönümünü kutluyorlardı…

 



Bizler iki bayramı da direniş çadırında geçirdik, iki bayramı da bize zehir ettiler…

 



Tüm EMEKTEN YANA olan basına bu mektubu yazdığım gün direnişimizin 143 günü… 320 temizlik işçisi, 14 Nisan 2016 tarihinden beri Avcılar belediyesi önünde direniyoruz… 

 



Belediye yönetimine ve CHP’ye bir işçi olarak şunları söylemek istiyorum: 

 



Sizler her seçim alanında emekten ve emekçiden bahsederken bugün avcılar belediyesi önünde sendikaya üye oldukları için işten atılan 320 temizlik işçisini ne olarak görüyorsunuz?

 



320 işçi, 25/2'den işten atıldı. Tam 320 işçi, yüz kızartıcı suç işlemekle suçlanarak Avcılar Belediyesi tarafından işten atıldı. Siz CHP yöneticileri, bir kez olsun sordunuz mu; “bu işçiler 25/2'den işten atıldı, elinizde niçin bir tane 25/2'ye ait savunmanız yok” diye…

 



“Emek en yüce değerdir” diyorsunuz… Bu mu en yüce değere verdiğiniz değer! 

 



Direnişimiz boyunca yaptığınız karalamalar ve oyalamaların anlamı nedir?

 



İşten atılan 320 temizlik işçisinin ne çektiğini hiç düşündünüz mü? 

 



Siz gerçekten sosyal ve demokrat olduğunuza inanıyor musunuz? 

 



Son diyeceğim şudur; kazanana kadar direnmeye devam edeceğiz…