Yozgat Valiliği içkili mekanları kapattı

Yozgat Valiliği OHAL'i kullanarak kentteki tüm içkili mekanların kapatılmasını kararlaştırdı

GÜNCEL
Perşembe, 29 Eylül 2016 (9 yıl 6 ay önce)

Devletin millete değil, kendisine OHAL” diye takdim edilen dahası “milletin hak ve özgürlüklerinin güvencesi” diyecek kadar ileri gidilen OHAL’in nasıl bir hal olduğunu hep birlikte yaşayıp, görüyoruz.



 



Şimdiye kadar pekçok devrimci-demokrat, aydın, gazeteci ‘bu hal’ bahane edilerek zindanlara dolduruldu. On binlerce işçi ve emekçi, ‘korumaya alınan’ o devletten ihraç edildi. Kürt halkının iradesi çiğnenerek belediyeleri gasp edildi. Sokakta yapılan en küçük basın açıklamasına, bildiri dağıtımına bile OHAL uygulandı, insanlar polis zoru ve şiddetiyle OHAL usulünce gözaltına alındılar. İşkence, hak ihlalleri o çok övülen “demokratikleştik” mavallarının arasından sıyrılıp karakollara, sorgu odalarına indi. Sosyal medyada yapılan paylaşımlar bile herkesin başına bir zaptiye dikilmişçesine kovuşturmalara, tutuklamalara vesile edildi. İşçi direnişlerinin karşısına OHAL gerekçeli yasaklar çıkarıldı… vs.



 



Milletin hak ve özgürlüklerinden” anlaşılanın ne olduğu, sadece bu birkaç aylık pratikten net bir şekilde görüldü: Milletten kasıt, rejimin kafasıyla düşünmeye kurgulanmış kütledir. Tüm önlemler de, kutuplaştırılan bu toplumsal gerçeğin stabil hale getirilmesi içindir.



 



OHAL gündelik hayata sallanan sopaya dönüşüyor



 



Fakat şimdi sıra, OHAL’in gündelik hayatın içine sallanan bir sopa olmasına geliyor. Yozgat Valiliği’nin OHAL kapsamında kentte alkollü içki tüketilen mekanların tamamını kapatma kararı almış olması bunun ilk adımlarından biridir.  



 



Valiliğin o kararında şunlar söyleniyor:



 




“İlimiz Sankaya ilçesinde meydana gelen öldürme olayı da buna örnek teşkil etmektedir. Bu nedenle, 2935 Sayılı Olağanüstü hal Kanununun “Tedbirler Başlıklı” 11. maddesi gereğince genel güvenlik, asayiş ve kamu düzenini korumak, şiddet olaylarının yaygınlaşmasını önlemek amacıyla il genelinde faaliyet gösteren bar, pavyon, gazino v.s. gibi umuma açık yerler OHAL süresince kapatılmıştır. İlgili işyerlerine gerekli tebligatın yapılarak kapatma işleminin yapılmasını rica ederim.”




 



Bu karar gülünüp geçilecek, “Amaan bir valinin işgüzarlığı” denilecek bir karar değildir. Sonrasının nasıl geleceğini tahmin etmek de güç değil. Bugün gündelik hayatı-yaşam tarzı ve alışkanlıkları doğrudan ilgilendiren bu kararın yarın “milleti rahatsız ediyor ve  gerilime neden oluyorsa kadınlar şortla dolaşmasın. Bu OHAL koşullarında bir de onunla mı uğraşacağız”a dönüşmesi uzak bir ihtimal değildir.



 



Kısacası “millet” paratezi içine alınan ve ideolojik-siyasal olarak maniple edilmiş toplumsal katmanların siyasal-kültürel ölçütlerine (siz buna rejimin dayattığı ölçütler deyin) uymayan, bu ölçütlerle gerilim yaratacak her bir toplumsal eyleyiş, OHAL’in hedefi olabilir.



 



Bunun sivri ucunun da daha çok kadın kitlelerine dönük olduğuysa gün gibi açıktır.



 



OHAL sopasının rejim açısından her derde deva bir “sihirli değneğe” dönüşmemesi için toplumsal bir duruş kaçınılmazdır.