Sorun sadece bir "basın özgürlüğü" sorunu olarak görülmemeli
“Muhalif” hiçbir görüş ve sese yaşam alanı bırakmayacak ‘mutlak’ bir iktidar peşinde koşan AKP faşizminin basına yönelik saldırılari vites büyüterek sürüyor.
Dün Turkiye’den yayın yapan 12 tv kanalının uydu yayınları kesildi. Bugün sıranın Avrupa’dan yayın yapan Kürt televizyonu Med-Nûçe kanalına geldiği anlaşılıyor.
Med-Nûçe’nin yayınlarını yaptığı uyduyu kiraladığı Eutelsat şirketinin, daha önce hiçbir uyarıda bulunmaksızın, öte yandan aradaki ticari sözlesmeye aykırı hiçbir ihlal söz konusu olmadığı halde kanalın yayınlarını durdurma kararı aldığı duyuruldu.
Saldırının uluslararası alana da taşınması, AKP faşizminin gerçeklerden ne denli korktuğunun yeni bir örneği. Bu gözüdönmüşlük bu yönüyle ‘güçlü’ olmaktan çok ‘güçsüzlüğün’ bir göstergesi.
Burjuva demokrasisinin devrinin tarihsel bakımdan çoktan geçtiğini bir türlü kavrayamayan liberal budalalar tarafından hala bir “uygarlık ve demokrasi ölçütü” olarak gösterilmeye çalışılan Avrupalı şirket ve devletlerin bu konuda Tayyip Erdoğan rejimiyle suç ortaklığı yapması ise işin ‘ders’ alınması gereken diğer bir boyutunu oluşturuyor.
Bu saldırılar sadece ‘basın’la sınırlı, sadece halkın haber alma özgürlüğüne yönelik “alışıldık” saldırılardan biri olarak görülmemeli.!..Bunlar hayatın her alanına yayılacak yeni bir saldırı dalgasının ön adımları olarak görülüp kitlesel biçimlerde olabilecek en militan biçimlerle karşılanmalıdır!..