OHAL ‘Kıbrıs’a uzandı

Beş akademisyenin bildirisi ‘Neoliberal Dönüşüm: Boyutları ve Sonuçları II. Sempozyumu’ çıkarıldı

DÜNYA
Perşembe, 6 Ekim 2016 (9 yıl 6 ay önce)

Nur Banu Kocaaslan



 



Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunan Lefke Avrupa Üniversitesi, 7-8 Kasım tarihlerinde düzenlenecek ‘Neoliberal Dönüşüm: Boyutları ve Sonuçları II. Sempozyumu’ için kabul edilen akademik bildirileri, olağanüstü hali bahane ederek programından çıkardı.



 



‘OHAL nedeniyle yeni düzenleme’



Farklı üniversitelerden Prof. Dr. Kuvvet Lordoğlu, Doç. Dr. İsmet Akça, Uğur Kara, Prof. Dr. Ahmet Çakmak ve Dr. Nesrin Sungur’un daha önce kabul edilmiş bildirileri sempozyum programından çıkarıldı.



 



Akademisyenlere üniversiteden gönderilen açıklamada şunlar söylendi:




7-8 Kasım 2016 da düzenlemeyi palanladığımız ‘Neo-liberal Dönüşüm: Boyutları ve Sonuçları’ II. Sempozyumu için 1 Haziran 2016 tarihinde kabul ettiğimizi duyurduğumuz bildiri özetleriyle ilgili 15 Temmuz 2016’da Türkiye’de yaşanan darbe kalkışması sonrasında alınan OHAL kararı nedeni ile yeni bir düzenleme yapmayı Sempozyum Düzenleme Kurulu olarak gerekli görmüş bulunmaktayız. TC Resmi Gazetesinde yayımlanan 672 sayılı KHK çerçevesinde alınan tedbirler doğrultusunda Sempozyum Düzenleme Kurulunun 3 Ekim 2016 tarihinde yapmış olduğu yeniden değerlendirme sonrasında bildirinizin sempozyumumuzda yer almamasına karar verilmiştir.




 



Beş akademisyenin daha önce onaylanan ve sempozyumda yer alması kabul edilen akademik bildirileri böylece OHAL bahanesiyle çıkarıldı.



 





 



Diken’e bilgi veren Lordoğlu, ‘Neo-Liberal Dönüşüm İçinden Bir Direniş : Adil Emek Örgütü (FLA)’ başlıklı bildirisi kabul edildiğinde tam metin gönderdiğini, sempozyuma kayıt ücreti yatırarak Kıbrıs’a gidiş dönüş uçak bileti aldığını aktardı. Lordoğlu, yaptığı kısa değerlendirmede, Bu durum bizlere yapılan kaba bir ayırımcılık olduğunu düşünüyorum . Kıbrıs’ta. Bir devlet üniversitesi sempozyuma davet  ettiği  bir akademisyeni  672 sayılı KHK ile dışlamasının ne akademi  ile ne de etik ile ilgili değildir. Her gecenin bir sabahı vardır dedi.



 



Diken’e konuşan Doç Dr. Akça, bildirisinin başlığının ‘AKP’nin Neoliberal Popülizminde İdeolojik Süreklilik ve Kopuşlar’olduğunu, onaylanan bildiri için eylül ayında kayıt yaptırdığını söyledi. Akça, Bilimsel bir sempozyumdaki kriterler bilimsel olmalı ama zaten kabul edilmiş çalışmaları bu gerekçelerle çıkarmak etik dışı dedi.



 





 



Türkiye akademisinin bir parçasıymış’



Aynı açıklama, Yrd. Doç. Kara’ya da gönderildi. Facebook hesabında durumu aktaran Kara, kendisinin Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi’nde yer alması nedeniyle Anadolu Üniversitesi’nin Lefke Avrupa Üniversitesi’ne bu bilgiyi‘jurnallemiş olabileceğini’ yazdı.



 



Kara, Diken’e yaptığı açıklamada şunları söyledi: 




Üniversite, akademi bir ruhu ifade eder esasen. O ruh, özgür ve eleştirel düşüncenin kendisidir. Geleneği olan bir-iki yeri dışarıda tutarsak Türkiye akademisinde, üniversitelerinde bu ruhun olmadığını gözlemliyoruz. Türkiye’de üniversiteler bir tür yüksek lise konumunda. Doğrusu bir konuda yanılmışım: Ben Kuzey Kıbrıs üniversitelerinin kendilerini bu Türkiye gerçeğinin görece dışında tutmuş olabileceğini düşünmüştüm. Öyle değilmiş. Adanın kuzeyi fiilen Türkiye’nin denetiminde zaten. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, KKTC’yi Türkiye’nin bir tür yerel yönetimi sayıyor. Şu halde anlıyoruz ki, oradaki üniversiteler de sözcüğün tam anlamıyla Türkiye akademisinin bir parçasıymış. Bir yerin üniversite sözcüğünü hak edebilmesi, oranın fikren, ruhen kendini devletten bağımsız kılabilmesi, toplum çoğunluğunun ve resmi ideolojinin doğrularının dışında tutabilmesiyle mümkün.




 



Prof. Dr. Ahmet Çakmak ve Dr. Nesrin Sungur’un ortak çalışması da sempozyumdan çıkarıldı. Çakmak, durumu kısaca, “Nasıl bir ilişki kurdular bilmiyorum. Ayrıca Kıbrıs’ın OHAL kapsamında olmadığını hepimiz biliyoruz” diye yorumladı.



 



‘Bilgi yanlıştır’



Lefke Avrupa Üniversitesi, konuya ilişkin bilgi verileceği söylense de geri dönüş yapmadı. Üniversitenin halkla ilişkiler departmanıysa, önce ‘bilginin yanlış olduğunu’, ‘sakıncalı bulunmuş olabileceğinu’ ya da akademisyenlerin yanlış anlamış olabileceğini söyledi.



 



Durumun aktarılması üzerine de, “Burada geçen yıl Demokrasi ve Terörizm Sempozyumu’ bile düzenlendi. Böyle bir şey olamaz”denildi. Ancak sempozyumun başkanıyla görüşme talebine geri dönüş yapılmadı.



 



Diken