VW İşgalindeyiz!

17 Kasım’da şalterlerin indirildiği, 21 Kasım’da ise işgal edilen Brüksel-Forest fabrikasındayız

GÜNCEL
Perşembe, 30 Kasım 2006 (19 yıl 10 ay önce)

Volkswagen tekelinin 4 bin işçiyi kıyıma uğratma saldırısına karşı 17 Kasım’da şalterlerin indirildiği, 21 Kasım’da ise işgal edilen Brüksel-Forest’teki fabrikasındayız.

Brüksel'e iner inmez Gar içerisinde bulunan radyo ve televizyonlardan direnişe dair haberler ve Cumartesi günü (2 Aralık) yapılacak merkezi eyleme sendikanın yaptığı çağrı sizi sarıyor.

Brüksel'de 2 Aralık'ta yapılacak Avrupa merkezli eyleme işçiler, Volkswagen’de örgütlü bulunan üç sendikanın (CSC, FGTB ve CGSLB; işçilerin taktığı isimleriyle ise yeşiller, kırmızılar ve maviler) ortak çıkarmış olduğu "İşimiz için dayanışmaya çağırıyoruz" yazılı afişlerle donatarak, sokaklarda bildiriler dağıtarak hazırlanıyorlar.

Direniş yerine gidenleri ise ilk önce fabrika girişinde yakılan ateşten yükselen dumanlar karşılıyor.

Direniş çadırları, ziyaretçilerin mesajlarının olduğu pankartlar, flamalar, işçiler, toplanma alanının ortasına konulmuş parçalanmış bir araba ve ortada yanan direniş ateşi… Direnmenin coşkusu, kaygı, bilgi almak için bekleyen meraklı gözler, faklı uluslardan ve farklı bölgelerden olmanın getirdiği birbirine karışan Alman, Fransız, İngiliz, Flaman dillerinin cümbüşü... Direniş alanından ilk göze çarpanlar bunlar oluyor.

5 bin kişiyi ilgilendiren bu alanda işçi sayısı üç yüz civarında. Çoğu çocuklarıyla birlikte alanda bulunuyor. Ziyarete gelen öğrenciler, farklı işkollarından işçiler de var. Biz daha işçilerle yeni yeni tanışırken Avrupa Birliği Parlamentosu’ndan sorunlarını anlatmak için randevu almaya giden temsilcilerde bu sırada dönüyorlar.

Herkesi toplayıp megafonlarla açıklama yapan temsilciler, bir önceki gün AB Parlamentosu'nda yer alan "sol kabineyle" görüşmüşler. "Sol kabine" üyeleri konunun AB Parlamentosu'nun bütününe taşınması gerektiğini belirterek sorumluluğu üzerinden atmış. AB Parlementosu'ndan bir randevu almak için bütün günlerini harcayan temsilciler direniş için sadece 6 dakikalık bir randevu verildiğini aktardılar.

"6 dakikada derdimizi nasıl anlatırız" diyen temsilciler "Bizce randevuya gidilmemeli ancak bu kararı hep birlikte verebiliriz" diyerek AB Parlamentosu'ndaki 6 dakikalık randevuya gidilip gidilmemesi kararını oylamaya sundular. Oylama sonucunda işçiler oybirliği ile gidilmemesinin kararını aldılar.



KAYBETMEK ÖĞRETİYOR!
Uzun yıllardır burada çalışıyoruz. Yaşımız 40'ın üzerinde. Bana kim iş verir sizce? Yeni bir iş bulmak gerçekten bizler için imkansız görünüyor. Gençler için ise daha fazla handikap var. Çoğu kredi almış ev ya da araba almak için. Bunlar nasıl ödenecek, yeni bir iş ne zaman bulunacak. Bunlar belirsiz. Bu nedenle ne olursa olsun, biz bu eylemi sürdürmek zorundayız. Bu yaşananın bizi attıktan sonra daha düşük ücretlere işçi almak için yapıldığını düşünüyorum. Ama bütün bunlar belirsiz. Hükümetle sendika arasında görüşmeler oluyor. Bu bizim için iyi bir sonuç getirir mi bilmiyorum. Çünkü bizim sorunumuzu biz çözebiliriz. Diğer sektörlerden destek gelmeli. Yarın onların da patronları aynı şeyi yapmak isteyebilir. Onlar her dilediklerini yapmak istiyorlar. Her gün yeni yasalar çıkıyor. Bunlar bize karşı işleyen yasalar. Bunların durması gerekiyor. Ben işten atılınca bunu daha iyi anladım. Kaybetmek kötü bir şey. Ama öğretiyor.
15 yıllık İtalyan işçi Moris
Biz de hazır işçiler ve temsilciler bir araya toplanmışken Alınteri ve Yaşanacak Dünya imzalı mesajımızı temsilcilere iletiyoruz. Bir temsilcinin megafonla okuduğu mesajımız işçiler tarafından "Yaşasın Dayanışma!", "Bizler Birbirimizin İşçini Çalmayacağız!" sloganlarıyla karşılandı.

“Direnişimizin yankısı sizin ülkenize de taştı” diyen FGTB temsilcisi yaptığı konuşmada mesaj ve ziyaretimizin çok anlamlı olduğunu ve dayanışmamızın kendileri için çok değerli olduğunu vurguladı.

Grev ve işgal, VW yönetiminin Forest fabrikasında üretilen Golf marka araçların üretimini Almanya’ya taşıyacağını, bundan dolayı da 4 bin işçinin işine son verileceğini açıklaması üzerine başlamıştı. Direniş ateşinin yakılmasının ardından ise belirsizlik yaratmak amacıyla tekelle yapılan her görüşmede bu 4 bin rakamı değiştiriliyor. Tekelin bilinçli yarattığı belirsizlik ortamı amacına da ulaşmış görünüyor, işçilerin tümü işgale katılmıyor.

İlk bir kaç gün dışında fabrika önünde bekleyiş 5 yüz işçinin üzerine çıkamamış. Direniş mevzisini dolduranlar ise çoğunlukla genç işçiler. En son geçtiğimiz Salı günü yapılan yürüyüşe ise 2 bin işçi katıldı.

İşime dokunma!

Fabrikanın tüm giriş çıkış kontrolü işçilerin elinde. Direnişin başladığı günden itibaren araç çıkışı yapılmamış durumda. Stoklarına dahi ulaşamayan patronlar bu nedenle, sendika üzerinde direnişin bitirilmesi yönünde büyük bir basınç oluşturuyorlar.

Ben 22 yıldır burada çalışıyorum. 30 tane Türkiyeli arkadaş varız burada. Ama burada sadece iki kişi bekleyebiliyoruz. Herkes direnişi bütünüyle sahiplenmiyor. 16 yıl işyeri temsilciliği yaptım. 22 yıl boyunca hep buranın kapatılacağını duydum. Ama bir aşamadan sonra artık buna inanmaz hale geldik. Bu nedenle işten atılınca, hani yolda sendeler ve birden geriye düşersin ya, onun gibi oldu. Oturmuş bir düzenin var. Her maaş günü, o para girmediğinde tüm düzenin bozuluyor. Ona bağlısın. O yüzden herkes alacağı son maaşı bekliyor. Sendikacılarla biraz önce konuştum. Cuma günü alacağımıza dair garanti verdiler ama ne kadar olsa da güven olmuyor.
Ali Göl
İşçiler, “Bu direnişi bizim işe geri dönüşümüz dışında bir şey bitiremez” diyor. «İş güvencemiz sağlanmadığı sürece direnişimizi, eylemimizi sürdüreceğiz!» diyen işçiler diğer ülkelerden de destek aldıklarını belirtiyorlar. Özellikle -tescilli satıcı olan ve Almanya'da iş saatlerinin ücretlere yansımayacak şekilde uzatılmasına imza atan- İG Metal’in bu konuda büyük bir desteğini aldıklarını, Cumartesi mitingi için, İG Metal’in tavrının net olduğunu belirtiyorlar. İG Metal, otobüs kalkış noktalarına varıncaya kadar işçilere bir bilgilendirme yapmış. Sayısız kez dayanışma ziyaretinde bulunan sendikaya işçiler arasında büyük bir sempati var.

Brüksel’de bulunan birçok kurum, sendika, öğrenci derneği vb ziyaret aldıklarını ve gün boyunca fabrika önünün bir hareketlilik içinde olduğunu vurgulayan işçilerin buna dair söyledikleri ise şu cümlede somutlanıyor: “Bu direniş bizim olmaktan çıktı, herkesin direnişi”.


“İşime dokunma!” sloganını cumartesi günü bekledikleri 100 bin insanla birlikte haykıracaklarını, bu direnişi Avrupa’da işçilere örnek bir direniş haline getireceklerini belirten işçiler, Volkswagen, patronlarını “Pişman ettireceğiz” diyorlar.