Bekaert'ta da uzlaşma sağlanamadı

Bekaert'taki TİS görüşmelerinde uzlaşma sağlanamadı, BMİS OHAL yasaklarına karşı sadece konuşacak mı?

İŞÇİ SINIFI
Cumartesi, 15 Ekim 2016 (9 yıl 6 ay önce)

Birleşik Metal İşçileri Sendikası’nın (BMİS) örgütlü olduğu İzmit’te kurulu bulunan Bekaert firmasında çalışan 400 işçiyi ilgilendiren TİS görüşmelerinde uyuşmazlık sürecine girildi. 25 Ağustos’ta başlayan TİS görüşmelerinde sendika 68 maddeden oluşan bir taslak sundu. Bu maddelerden idari olanlar üzerinde uzlaşma sağlanırken, ücretler ve başka kritik konularda patron tarafı uzlaşmaya yanaşmadı.



 



Görüşmelerde sendika işçilerin saat ücretlerine birinci yılda 2.70 TL, ikinci yıl için ise iş yeri ortalamasına yüzde 15’lik oranda zam talebinde bulundu.



 



60 günlük sürenin dolması ve uzlaşma sağlanamaması üzerine 14 Ekim sabahı fabrika önünde toplanan işçilere dönük konuşma yapan sendika yöneticileri, fabrikanın başka bir fabrikayla birleştiğini hatırlatarak, bugüne kadar elde edilmiş tüm kazanımların bu yeni durum içinden gasp edilmek istendiğini, fabrikanın tarihsizleştirilmeye çalışıldığını belirttiler.



 



Fabrika yönetiminin tüm protokolleri reddettiğini, geçmişte verilen mücadelelerle elde edilen giriş ücreti ve kademe ücretlerini tanımadığını vurguladılar.



 



Sendika Başkanı Adnan Serdaroğlu, Kocaeli Şube Başkanı Talat Çelik tarafından yapılan açıklamalarda patron tarafının her şeyi ret ve kazanılmış hakları gasp etmek üzerinden hareket eden yaklaşımının kabul edilemez olduğu ifade edilerek, işçilere “mücadeleye hazır olun” çağrısı yapıldı.



 



Yapılan konuşmalarda OHAL gerekçesiyle eylem ve grevlerin yasaklandığı, valilerin-polisin-adli kurumların işçilerin sorunlarına sahip çıkmak bir yana onlara sopa salladıkları dile getirildi.



 



BMİS’in tüm metal işçilerini dahası işçi sınıfının bütününü ilgilendiren bu kritik sözleşmelerde OHAL yasaklarına takılıp kalmasının yaratacağı sonuçlar açıktır. Geçtiğimiz sözleşme döneminde işçilerin tabandan basıncıyla grev kararı alan BMİS, Bakanlar Kurulu’nun grevi yasaklama tutumu karşısında hızla havlu atmış ve sonrasında bölük pörçük sözleşmelerle durumu kurtarmaya çalışmıştı. Şimdi de OHAL sopası ve yasaklarından bahseden BMİS bürokratları, anlaşılan o ki daha işin başında ipe un sermeye meylediyorlar. Bunu da hamaset yaparak perdeleme derdindeler.



 



Grev hakkının OHAL bahanesiyle yasaklanması karşısında geliştirilecek tek tutum fiili grev yapmak, sonuçlarını da göze almaktır. Atılan her geri adımın dipsiz bir kuyuya çekilmek dışında bir anlamı yoktur.