Bitlis'in Tatvan ilçesinde Emniyet Müdürlüğü bir grup HPG gerillasından kendilerine geldiğini iddia ettiği bir mektuba dayanarak, mektupta adı olduğu belirtilen 29 kişinin ifadesine başvurdu. Mektubun içeriğinde, 49 HPG gerillasının teslim olmak istediği, ancak adı geçen bu 29 kişiden korktukları için gelip teslim olmadıkları ileri sürüldü. Mektuba istinaden ifadesi alınan 29 kişi, mektubun bir komplo olduğunu söyledi.
Halkı korkutmak için olmadık yöntemlere başvuran polis, birbirinden komik ve ilginç gerekçelere dayanarak baskısını arttırmaya devam ediyor. Polis bu sefer de Bitlis'in Tatvan ilçesinde bir mektuba dayanarak 29 kişinin ifadesine başvurdu. İddialara göre, eylül ayında Van Postanesi'nden, Tatvan Emniyet Müdürlüğü'ne kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından bir mektup gönderildi. El yazısıyla yazılan mektupta kendilerini HPG gerillası olarak tanıtan 49 kişi teslim olmak istediklerini belirterek, çeşitli eylemlere karıştıklarını iddia ettikleri 29 kişinin ismini verdi. Kimliği belirsiz kişiler mektupta, sözünü ettikleri 29 kişiden korktukları için gelip teslim olmadıklarını, bu kişilerin gözaltına alınması durumunda teslim olabileceklerini belirtti. Bunun üzerine harekete geçen polis, mektupta adı geçen 29 kişiyi karakola çağırarak ifadelerini aldı.
'Mektup 20 sayfadan oluşuyor'
Mektup nedeniyle müvekkilleri hakkında, "yardım yataklık etmek", "şehir gerillası olmak", "cinayet" ve "pankart asma" gibi suçlamalar yapılan 15-20 sayfalık mektubu okuduklarını belirten Hasan Aldanmaz,
Mektuba göre 49 PKK'li bir mağarada saklanıyorlar. Gelip teslim olmak isteyen bu şahıslar söz konusu 29 kişiden korktuklarını ve bu kişiler gözaltına alınmadan gelip teslim olmayacaklarını söylüyorlar. Polis de bunun üzerine hareket geçiyor ve müvekkillerimin ifadesini alıyordiye konuştu.
"Ben bunun bir komplo olduğunu düşünüyorum. Amaç halkı tedirgin etmektir"dedi. Aydemir, "Saçma sapan bir mektuba dayanarak insanların rahatsız edilmesi çok yanlış. Özellikle bu süreçte herkesin çok dikkatli olması gerekiyor. Ortamı germenin kimseye faydası yok. Bazıları bize kendince gözdağı vermeye çalışıyor. Ama bu tür çabaların bir sonucu yok" diye konuştu.

Güvenlik güçleri tarafından çekilen görüntülerde anlaşılacağı gibi Kürt şairi olarak bilinen Cigerhun'un şiirini okuyarak örgüt propagandası yapılmıştır. Şiirde Kürt devletinin dört parçaya bölündüğünü ve her parçanın işgal altında olduğunu; Kürtlerin bir bölümünün bolluk ve refah içinde yaşadıkları için seslerini çıkarmadıkları, Türkiye'deki Kürtlerin de artık uyandırılması gerektiğini belirtmiştir. Buna bakıldığı zaman Habip Sağnıç'ın örgüt propagandası yaptığı anlaşılmaktadır. Bunun için şahsın TCK'nin 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanunu'na muhalefet ve Törerle Mücadele Kanunu'nun 7. maddesi gereğince cezalandırılması arz ve talep olunur.13 Kasım'da hazırlanan iddianame üzerine Sağnıç hakkında Ahlat Sulh Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.