Mektuptan adın çıktı

GÜNCEL
Perşembe, 30 Kasım 2006 (19 yıl 10 ay önce)

Bitlis'in Tatvan ilçesinde Emniyet Müdürlüğü bir grup HPG gerillasından kendilerine geldiğini iddia ettiği bir mektuba dayanarak, mektupta adı olduğu belirtilen 29 kişinin ifadesine başvurdu. Mektubun içeriğinde, 49 HPG gerillasının teslim olmak istediği, ancak adı geçen bu 29 kişiden korktukları için gelip teslim olmadıkları ileri sürüldü. Mektuba istinaden ifadesi alınan 29 kişi, mektubun bir komplo olduğunu söyledi.

Halkı korkutmak için olmadık yöntemlere başvuran polis, birbirinden komik ve ilginç gerekçelere dayanarak baskısını arttırmaya devam ediyor. Polis bu sefer de Bitlis'in Tatvan ilçesinde bir mektuba dayanarak 29 kişinin ifadesine başvurdu. İddialara göre, eylül ayında Van Postanesi'nden, Tatvan Emniyet Müdürlüğü'ne kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından bir mektup gönderildi. El yazısıyla yazılan mektupta kendilerini HPG gerillası olarak tanıtan 49 kişi teslim olmak istediklerini belirterek, çeşitli eylemlere karıştıklarını iddia ettikleri 29 kişinin ismini verdi. Kimliği belirsiz kişiler mektupta, sözünü ettikleri 29 kişiden korktukları için gelip teslim olmadıklarını, bu kişilerin gözaltına alınması durumunda teslim olabileceklerini belirtti. Bunun üzerine harekete geçen polis, mektupta adı geçen 29 kişiyi karakola çağırarak ifadelerini aldı.

'Mektup 20 sayfadan oluşuyor'

Mektup nedeniyle müvekkilleri hakkında, "yardım yataklık etmek", "şehir gerillası olmak", "cinayet" ve "pankart asma" gibi suçlamalar yapılan 15-20 sayfalık mektubu okuduklarını belirten Hasan Aldanmaz,

Mektuba göre 49 PKK'li bir mağarada saklanıyorlar. Gelip teslim olmak isteyen bu şahıslar söz konusu 29 kişiden korktuklarını ve bu kişiler gözaltına alınmadan gelip teslim olmayacaklarını söylüyorlar. Polis de bunun üzerine hareket geçiyor ve müvekkillerimin ifadesini alıyor
diye konuştu.

"Amaç tedirginlik yaratmak"

Mektubun ciddiye alınacak bir yönünün bulunmadığını kaydeden Aldanmaz, "Sanırım bu mektup, söz konusu kişilere husumet duyan veya bir şeylerin zeminini yaratmak isteyen karanlık güçlerin işi olabilir. Sorguda herkes bu iddiaları redetti" dedi. İfadesi alınanlardan Sait Aydemir de,
"Ben bunun bir komplo olduğunu düşünüyorum. Amaç halkı tedirgin etmektir"
dedi. Aydemir, "Saçma sapan bir mektuba dayanarak insanların rahatsız edilmesi çok yanlış. Özellikle bu süreçte herkesin çok dikkatli olması gerekiyor. Ortamı germenin kimseye faydası yok. Bazıları bize kendince gözdağı vermeye çalışıyor. Ama bu tür çabaların bir sonucu yok" diye konuştu.

ŞİİRE BÖLÜCÜLÜK DAVASI




Cigerxwîn'in 8 divanı var
1903 yılında Mardin'in Hesar köyünde dünyaya gelen Cigerxwîn, 22 Ekim 1984'te İsveç'in başkenti Stockholm'de yaşamını yitirdi. Kitapları 'divan' olarak adlandırılan Cigerxwîn'in 8 divanı var: İlk divanı 1945 yılında basıldı ve Prisk u peti adını taşıyor. Bunu izleyen Sewra Azadi (Özgürlük Devrimi, 1954), Kime Ez (Kimim Ben, 1973) Irak ve Suriye'de basıldı. Ardından gelen Ronak (1980), Zend-Avısta (1981), Şefaq (Şafak, 1982), Hevi (Umut, 1983) ve Aşıti (Barış, 1985) adlı kitapları ise İsveç'te basıldı.
Ahlat Sulh Ceza Mahkemesi, feshedilen DEHAP eski İl Örgütü'nün 14 Ağustos 2005 tarihinde düzenlediği "İkinci Nemrut Şenliği"ne katılarak ünlü Kürt şairi Cigerxwîn'in divanından bir şiir okuyan Habip Sağnıç hakkında, "bölücülük" suçlamasıyla dava açtı. Aynı şenlikte yaptığı konuşmalardan dolayı İl Başkanı Mehmet Candemir hakkında da "örgüt propagandası yapmak"tan dava açıldı.

Kendini fesheden DEHAP Bitlis İl Örgütü, 14 Ağustos 2005 tarihinde Ahlat ilçesi sınırları içinde yer alan Nemrut Dağı'nda bir şenlik gerçekleştirdi. Her yıl düzenli olarak yapılan şenlik çerçevesinde çadır kuran DEHAP'lılar, şiir okudu ve müzik eşliğinde halay çekti.

Askerlerin tuttuğu tutanak ve kamera görüntülerinin soruşturma kapsamına alan Ahlat Cumhuriyet Savcısı Umut Sadak, Habip Sağnıç 'ın ünlü Kürt şair Cigerxwîn'den okuduğu bir şiiri "Kürt devleti propagandası yapmak" şeklinde değerlendirerek dava açılması talebiyle iddianame hazırladı. Savcı Sadak'ın hazırladığı iddianamede, Habip Sağınç'ın okuduğu şiir suç sayıldı:
Güvenlik güçleri tarafından çekilen görüntülerde anlaşılacağı gibi Kürt şairi olarak bilinen Cigerhun'un şiirini okuyarak örgüt propagandası yapılmıştır. Şiirde Kürt devletinin dört parçaya bölündüğünü ve her parçanın işgal altında olduğunu; Kürtlerin bir bölümünün bolluk ve refah içinde yaşadıkları için seslerini çıkarmadıkları, Türkiye'deki Kürtlerin de artık uyandırılması gerektiğini belirtmiştir. Buna bakıldığı zaman Habip Sağnıç'ın örgüt propagandası yaptığı anlaşılmaktadır. Bunun için şahsın TCK'nin 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanunu'na muhalefet ve Törerle Mücadele Kanunu'nun 7. maddesi gereğince cezalandırılması arz ve talep olunur.
13 Kasım'da hazırlanan iddianame üzerine Sağnıç hakkında Ahlat Sulh Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.

İddianamede DEHAP'ın Bitlis eski İl Başkanı Mehmet Candemir hakkında da TCK'nin 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanunu'na muhalefetten hapis cezası istendi. Davaya tepki gösteren Mehmet Can Demir, şenliğin bu tür asılsız iddialarla soruşturmalık olmasının gülünç olduğunu söyledi. Candemir, Bu tür davaların yasal değil siyasi uygulamalar olduğuna da dikkat çekti.

www.gundemimiz.com