Kiralık işçilik düzenlemesiyle KOBİ'lerde çalışan 7 buçuk milyon işçinin statüsü "geçici" olacak
Kendisi de büyük bir kiralık işçi bürosu gibi çalışan İŞKUR’un yayınladığı Özel İstihdam Büroları Yönetmeliği ile kiralık işçiliğin çığ gibi büyümesi bekleniyor. Bu düzenlemeyle Türkiye işçi sınıfının önemli bir oranını oluşturan KOBİ’lerin işçi bileşimi neredeyse tümüyle kiralık işçiliğe dayandırılabileceği gibi, büyük işletmelerde de işçi bileşiminin önemli bir kısmı kiralık işçi statüsünde çalışan işçilerden oluşabilecek.
Ücretten, tazminata, emeklilik hakkına, iş güvencesine kadar pekçok tarihsel kazanımın üzerine kalem çekilmesi anlamına gelen kiralık işçilik, taşeronluk sistemini de mumla aratacak bir kölelik rejimi anlamına geliyor.
Sözümona pekçok kayıt konularak sınırlandırıldığı söylenen ve işçinin emeklilik-tazminat gibi haklarının garanti altına alındığı belirtilen düzenlemenin ayrıntılarına bakıldığında bunun böyle olmadığı net bir şekilde görülüyor.
Sadece “askerlik-hamilelik-doğum izni-mevsimlik işler gibi durumlarda ortaya çıkan işçi açığının doldurulması için” denilirken başka bir yerde "işletmenin ortalama mal ve hizmet üretim kapasitesinin geçici iş ilişkisi kurulmasını gerektirecek ölçüde 'öngörülemeyen' şekilde artması halinde" de geçici işçi çalıştırılabilecek denilerek bunun sınırının olmadığı açıkça ortaya konuluyor.
"Öngörülemeyen" gibi bir ifadenin kendisinin bile patronların bu olanağı lastik gibi kullanmaları anlamına geldiğini öngörmek zor değil.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre, Türkiye'de Temmuz ayı itibarıyla 1 milyon 712 bin iş yeri bulunuyor. Bu işyerlerinden 1 milyon 468 bini 9 veya daha az işçi çalıştırılan KOBİ’lerden oluşuyor. Türkiye genelindeki 14 milyon 67 bin işçinin 3 milyon 958 bini 9 veya daha az işçisi bulunan iş yerlerinde çalışıyor.
Kiralık işçilikle ilgili düzenlemede sürekli çalışan işçi sayısı 10 veya daha az kişi olan iş yerleri beş işçiye kadar kiralık işçi istihdam edebilecek. Bir işçisi olan patron da 10 işçisi olan da beş kiralık işçi çalıştırma hakkına sahip olacak.
Sayıları 1.5 milyona ulaşan küçük ve orta boy işletmeler (KOBİ), sürekli işçi çalıştırarak yılın 12 ayı personel ücreti ödemek yerine sadece işlerinin yoğun olduğu dönemlerde geçici işçi çalıştırabilecek. Bu, KOBİ'lere kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı gibi yükümlülüklere katlanmadan işçi çalıştırma olanağı sağlayacak.
İşçi sayısı 10 ve altındaki iş yerlerinin her biri beş geçici işçi çalıştırma olanağına sahip olacağından, KOBİ'ler sürekli çalıştırmak zorunda oldukları işçilerin bir kısmını atıp 7.5 milyon kişiye kadar geçici işçi çalıştırabilecek.
Düzenlemeye göre bir patron sürekli çalışan bir işçisini işten attıktan 6 ay sonra onun yerine işçi kiralayabilecek. Patronlara sözümona konulan bu sınırın onlar tarafından nasıl kullanılacağını öngörmek zor değil. Siparişlerin azaldığı dönemlerde işçi kıyımına gitmelerinin işlerine yarayan bir durum olduğunu düşündüğümüzde bu sınırın hangi keyfiliklerle aşılacağı da anlaşılır olur.
Geçici işçiler, özel istihdam bürosundan talep oldukça bir işte çalışabilecek. Örneğin A firmasında 6 ay çalışan bir işçinin yeniden bir işte çalışabilmesi için başka bir firmadan geçici işçi talebi olması gerekecek. Talep gelinceye kadar bekleyecek.
Yönetmeliğe göre, geçici işçi ile özel istihdam bürosu arasında yapılacak iş sözleşmesinde, işçinin ne kadar sürede işe çağrılmaması durumunda sözleşmeyi "haklı nedenle" feshedebileceği belirtilecek. Belirlenecek süre 3 ayı geçemeyecek.
Bu durumda, eğer işçi özel istihdam bürosuna bağlı olarak en az 1 yıl çalışmışsa, kıdem tazminatı alabilecek.
Fakat özel istihdam bürosu işçi ile imzalayacağı sözleşmeyi sadece geçici işçi talebi olan dönemle sınırlı tutarsa, işçinin kıdem tazminatı hakkı doğmayacak. Yönetmelikte, bu konuda engelleyici bir hüküm bulunmuyor. Kaldı ki hemen tüm büroların işçinin bir yıllık sorumluluğunu almamak için sayısız dalavere çevireceği de açık.
Kiralık işçi bürosu, geçici işçi ile "iş sözleşmesi", geçici işçi çalıştıran işverenle de "geçici işçi sağlama sözleşmesi" imzalayacak. İşçi, geçici çalıştıracak işverenle sözleşme imzalamayacak.
Patronu, özel istihdam bürosu olacak. Sözleşmeye, işçinin, geçici çalıştığı işveren veya farklı bir işverenin iş yerinde çalışmasını engelleyen hüküm konulamayacak.
Geçici işçi çalıştıran sadece işçinin ücretinden sorumlu olacak. Geçici işçi çalıştıran patron, işçinin ücretinin ödenip ödenmediğini her ay kontrol edecek. Ücret ödenmemişse, özel istihdam bürosunun alacağından mahsup etmek suretiyle işçinin parasını doğrudan banka hesabına yatırabilecek.
Bu şartın taşeron işçilikte nasıl işlediğini hepimiz biliyoruz. Üst işveren hemen tüm örneklerde hiçbir mesuliyeti yokmuş gibi davranmakta, işçi herhangi bir direniş göstermediği dürece de bu tutumunu sürdürmektedir.
Bu arada lütfedip iş yerinde çalışan asıl işçilere tanınan yemek, ulaşım, kreş gibi hizmetlerden geçici işçilerin de yararlanabileceği gibi bir güzellik yapıldığını ekleyelim!
Bir de geçici işçilerin çalışmadıkları dönemde özel istihdam bürosundaki eğitim ve çocuk bakım hizmetlerinden faydalanacakları belirtiliyor. Üzerlerinde herhangi bir denetimin olmadığı bu büroların böyle bir donanıma sahip olmayacakları daha bugünden açık değil mi? Hatta büroyu kapatıp gittiklerinde bile herhangi bir yükümlülük, cezai kurallar bu simsarlar için sözkonusu bile değil.
Kiralık işçi çalıştıran patron, işyerine işçi alacaksa bu durumu geçici işçisine bildirmek zorundaymış mesela…
Kiralık işçi büroları geçici işçilere sözleşme dayatamayacakmış. İşçinin sigortasız çalıştırılması, sendikaya üye olması veya olmaması ya da asgari ücretin altında ücret ödenmesini öngören sözleşmeler geçersiz sayılacakmış.
Bir işverenin veya iş arayanın diğer özel istihdam bürolarından hizmet almasını yasaklayan sözleşmeler de geçersiz kabul edilecek.
Grev ve lokavt uygulanan iş yerlerinde iş yeri güvenliği gibi nedenler hariç geçici işçi çalıştırılamayacakmış. “Bu işyeri güvenliği” kavramının Gemlik Gübre grevinde bile nasıl esnetildiği, patronun sendikaya yasalarla sınırlanmış sayıdaki işçi sayısını aşan bir sayıda işçiyi “güvenlik” bahanesiyle çalıştırmayı dayattığı taze bir örnek olarak karşımızda duruyor.