Her 36 saatte bir kadının katledildiği Arjantin'de kadınlar tüm kıtaya yayılan eylemlerle tepkilerini gösterdiler
Üretimin daha bir toplumsallaştığı, zenginliğinse küçük bir azınlığın elinde biriktiği kapitalist barbarlık her geçen gün daha bir ucubeleşip, kendisiyle birlikte toplumu da çürütüyor. Derinleşen toplumsal çürüme ve krizin en açık ifadesiyse dünyanın çeşitli bölgelerinde tırmanan kadın cinayetleri, kadına dönük şiddet ve cinsel saldırılar oluyor.
Türkiye’de kadın cinayetlerinin artık gündelik hayatın bir parçası haline geldiğini biliyoruz. Bu olgunun sadece Türkiye gibi ülkelere mahsus olmadığını da… Türkiye’nin Latin Amerika, Avrupa ya da dünyanın diğer bölgelerinden farkı, rejimin kadın düşmanı politikaları toplumsal tahakkümün merkezine oturtması ve bu yaklaşımıyla toplumsal gericilik birikimini süreklileşmiş şekilde kaşımasıdır.

Kapitalist barbarlığın derinleştirdiği toplumsal çürümeyle paralellik arzeden kadın düşmanlığı ve bunun pratik sonuçları, Latin Amerika’nın çeşitli ülkelerinde en saf haliyle karşımıza çıkıyor. Arjantin bu ülkelerden biridir. Her 36 saatte bir kadının aile içi şiddet nedeniyle öldürüldüğü ülkede kadınlar bu gidişe “dur” demek için sokaklara çıktı. Grek devlet politikalarına, gerek kadına dönük polis şiddetine ve bunların toplamı olarak toplumda derinleşen kadın düşmanlığına ve çürümeye karşı sokaklara çıkan kadınların sesi kıta çapında hızla yayıldı. Arjantinli kadınların başlattığı grev, diğer Latin ülkelerinden yükselen destek eylemleriyle büyüdü. Grev, başka eylemlerle birleşerek toplumsal bir silkelenmenin mevzisi haline geldi.
Bu dalgayı Ekim ayının başında 16 yaşındaki Lucia Perez’in Mar del Plata kentinde tecavüz edilip öldürülmesi tetikledi. Perez’i hastaneye bırakan iki erkeğin aşırı dozda uyuşturucu kullandığını söylenmişti. Ancak doktorlar Perez’in cinsel şiddete maruz kaldığını tespit etmişti.

Bu olay üzerine kadına yönelik şiddeti protesto eden Arjantinli kadınlar, gösterilerde siyah renk giyindi; protesto gününü, kürtaj yasaklarına karşı direniş başlatan Polonyalı kadınlardan esinlenerek Miercoles Negro (Kara Çarşamba) olarak adlandırdı.
Pekçok yerde yapılan yürüyüşlerde ‘Daha fazla machista şiddeti istemiyoruz’ (‘erkek şovenizmi’) denildi. Arjantinli kadınların grevler, yürüyüşler, boykotlar, cinsel şiddeti hedefleyen çeşitli eğitim kampanyalarıyla birleştirdikleri öfkeleri, kıtanın diğer ülkelerine de yayıldı hızla. Kıta çapında on binlerce kadın iş bırakarak tepkiyi büyüttü.
Arjantin’de ortaya çıkan bu güçlü kadın mücadelesi dünyanın tüm ezilen, aşağılanan, yaşamları hücrelere sıkıştırılmaya çalışılan kadınları için esinleyici olduğu kadar, güçlü bir moral etki de yarattı.
Direnişteyiz.org sitesinin çevirerek yayınladığı bir röportaj, bu eylemlerin nasıl örgütlendiği, neleri hedeflediği ve aslında nasıl bir potansiyeli ifade ettiği anlamında çarpıcı bilgiler içeriyor.

Valentina Iricibar’ın ‘the Bubble’da yayımlanan yazısına ilişkin çeviriyi biz de sayfamıza taşıyoruz:
Arjantin’in kadın grevi ve protestosuna dair bilmeniz gereken her şey
The Bubble, Ulusal Kadın Grevi ve bugün gerçekleştirilecek yürüyüşe dair sorularınızı yanıtlıyor: Kim örgütlüyor; neden gerçekleşiyor ve neler yapabilirsiniz.
Geçtiğimiz günlerde Ulusal Kadın Grevi’ne dair çok şey konuşuldu ve şöyle ifadeleri görmüş olmalısınız: “Kara Çarşamba” (#MiercolesNegro), “Grevdeyiz” (#NosotrasParamos) ve “Hayatta kalmak istiyoruz” (#VivasNosQueromos). İşte olanların içyüzü:
Grev neyi içeriyor?
İyi ki sordunuz çünkü bugün protesto gerçekleştirmenin birkaç yolu var. İlk olarak, kadınlar halkın son dönemdeki kadın cinayetleri dalgasında tuttuğu yası simgelemesi için siyah giyiniyor; adı bundan dolayı “Kara Çarşamba” (Polonya’daki kürtaj karşıtı yasaya karşı yapılan eylemlerden esinlenildi). İkincisi, saat 13.00’dan 14.00‘a kadar, kadınlar işte, evde, üniversitede, her nerede olurlarsa olsun, yaptıkları işi durduracak; grevde olacak – bu da “Nosotras Paramos”. Sonrasında ise Obelisk’ten Plaza de Mayo’ya saat 17.00’den itibaren bir yürüyüş olacak. Orada ise meşhur bir araya gelme sloganları, “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz, Sağ Kalmak istiyoruz” –Ni Una Menos, Vivas Nos Queromos – duyulacak.
Tam olarak neyi protesto ediyorlar?
Esasen bugünkü grev ve protesto Arjantin’de gerçekleşen çok fazla sayıdaki kadın cinayetine ve cinsiyet eşitsizliğine dikkat çekmeye çalışıyor. (Geçtiğimiz ay her 21 saatte 1 kadın öldürüldü). Yakın zamanda gerçekleşmiş birçok kadına şiddet vakası bugünkü protestoları tetikledi. Vakaların başında ise uyuşturucu madde verilen, tecavüz edilen ve Mar del Plaza’da ölene kadar işkence edilen 16 yaşındaki Lucia Perez’in katledilmesi vakası geliyor.
Kadına karşı şiddetin listesi sürüp gidiyor; sadece geçen haftalardan ise pek çok sayıda örnek mevcut. Bunun yanı sıra, geçtiğimiz Pazar günü Rosaria’da gerçekleştirilen 31. Ulusal Kadın Zirvesi’nde polis baskısı vardı. Cordoba eyaletinde 72 saatten kısa bir zaman içerisinde 3 kadın katledildi; bir anne kızını lezbiyen olduğu için öldürdü; iki genç kadın rasgele bir saldırı sonucu La Boca’da bir adam tarafından bıçaklandı ve bir kadın boğularak öldürülmüş olarak bulundu ve cesedi La Matanza’da bir kutuya bırakılmıştı.
Yürüyüş aynı zamanda daha fazla cinsiyet eşitliği talep ediyor; iş yerlerindeki, eğitimdeki eşitsizliğe ve Arjantin genelinde süregelen fırsat eşitsizliğine değiniyor.
Bunu kim örgütlüyor?
Esas örgütleyici ya da en azından en görünür olan – meşhur Ni Una Menos yürüyüşlerinin arkasındaki- Ni Una Menos örgütü. Fakat en azından diğer 50 kadın birliği ve örgütü de protesto çağrısının bir parçası.
Kadın hakları için yapılan protestolar burada yaygın mı?
Geçen sene ilki gerçekleştirilen Ni Una Menos yürüyüşü, kadın cinayetlerine ve cinsel şiddete karşı; sorunun görünürlüğüne ilişkin bir dönüm noktası oldu. Sıradanlaşmaya mahkum olmasına rağmen “Ni Una Menos” yaygın bir söylem haline geldi. Bu sene yürüyüş tekrar 3 Haziran’da yapıldı ve Temmuz ayındaki emzirme eylemi gibi kadın katliamları için de eylemler oldu. Bugün 13.00 ve 14.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek grev yine de Latin Amerika’daki eylemlerde türünün ilki.
Obelisk’e gelemesem de katılabilir miyim?
Tabii ki: Ni Una Menos facebook sayfasına göre, dahil hissediyorsanız siyah giyinerek kendi başınıza da semtinizde yürüyüş gerçekleştirebilirsiniz. Tüm Arjantin’de yürüyüşler olacak; hatta tüm Latin Amerika’da ve Avrupa’da bile.
Erkekler katılabilir mi?
Erkeklerin katılmasına ilişkin bazı hararetli tartışmalar oldu. Eylemin örgütleyicileri, odağın kadınların üzerinde kalması için erkeklerin kenarda kalmasını istediler. Bu açık talebin ardındaki sebep ise bir grup adamın Rosario’daki 31. Ulusal Kadın Zirve’sine sızması ve Zirvenin odağını cinsiyet eşitliğinden şiddete kaydırması idi.
Bazıları bunu erkeklerin yürüyüşte hoş karşılanmaması olarak yorumladı; ama bu basitçe halktan gelen ilgiyi çalmama durumu. (Erkekler)Bunu yapabilirsiniz, değil mi?
Peki ya yağmur yağarsa?
Ne olmuş? Arjantin’de bir şeyleri yağış nedeniyle iptal etme eğilimine rağmen, yürüyüş iptal edilmeyecek. Bu yüzden: Mazeret yok.
Çeviri direnisteyiz.org sitesinden alınmıştır