RedHack iskan planını deşifre etti

RedHack, Berat Albayrak'ın mailinden Kürdistan'daki iskan planına ilişkin önemli bir yazışmayı yayınladı

AGÎRE JÎYAN
Pazartesi, 24 Ekim 2016 (9 yıl 5 ay önce)

İskân politikalarının, faşist rejimin Kürdistan’a dönük “çöktürme” planı olarak bilinen kapsamlı taarruzunun önemli ayaklarından birini oluşturduğu biliniyordu. Cizre’de insanlar bodrumlarda diri diri yakılırken, Sur günlerce kirli savaşın her türlü icraatına sahne olurken, Şırnak haritadan silinircesine yerle bir edilirken ilk adımları atılan bu politikanın ana fikrinin Kürdistan’ın demografik yapısını değiştirmek olduğu daha önce de yansıyan bilgilerle teyit edilmişti.



 



Planın daha önceki Kürt isyanları karşısında uygulanan iskan politikalarının güncellenmiş izdüşümü olduğu anlaşılıyordu. Buna göre Kürt halkı Türkiye metropollerine göçe zorlanırken, boşalan yerlere Suriye’den gelen göçmen kitlesinin Arap ağırlıklı kesimi yerleştirilecekti. Mevcut öğretmen ve devlet memurları kadrosu dağıtılacak, yerlerine Karadeniz ve İç Anadolu kökenli kadrolar atanacaktı. Bunlar planın aylardır çeşitli biçimlerde yansıyan ve çeşitli yorumlara-çıkarsamalara konu olan parçalarıydı.



 



Zaten şu anda olup bitenler de planın fiilen yürürlükte olduğunu, hem de en fütursuz biçimde hayata geçirilmeye çalışıldığı anlamına geliyor. Binlerce öğretmenin görevden alınması, yerel yönetimlerin kayyumla gasp edilmesi, 2015 yılının sonundan bu yana Kürdistan’ın Erzincan, Malatya ve Bitlis gibi kentlerine Ukrayna’dan getirilen Ahıska Türklerinin; Antep, Urfa, Maraş ve Mardin gibi kentlere de Suriye’den gelen Arap kökenli mültecilerin yerleştirilmesi bunun sadece görünen kısmını oluşturmaktaydı.



 



Albayrak'la Boynukara arasındaki iskan planı yazışması



 



Bu olup bitenlerin politik muhtevası, Redhack’in Tayyip Erdoğan’ının damadı ve aynı zamanda Enerji Bakanı olan Berat Albayrak’ın patlattığı mailindeki bir yazışmayla bir kez daha teyit edilmiş oldu. Redhack’in bugün yayınladığı yazışma, AKP’nin Kürdistan’da hayata geçirdiği iskân politikasının deşifrasyonu gibi…



 



RedHack’ın Albayrak’ın malinden ele geçirdiği yazışmalardan birinde AKP Adıyaman Milletvekili Adnan Boynukara, Suriyelilerin Kürdistan’a nasıl yerleştirileceğini rapor ediyor. Boynukara’ya ait olduğu belirtilen (adnanboynukara@yahoo.com) adresten 9 Temmuz 2016 tarihinde saat 11.09’da Albayrak’a gönderilen mailde; Suriyeli mültecilerden Arap olanların Kürdistan’a, Kürt ve Türkmen olanların ise başta İç Anadolu Bölgesi olmak üzere diğer bölgelere yerleştirilmesi gerektiği öneriliyor.



 



İskan planlaması



 



2009 yılında Adalet Bakanlığı’nda Yüksek Müşavir olarak çalışan ve “çözüm süreci”nde aktif rol alan kişilerden biri olan AKP’li Boynukara, Albayrak’a gönderdiği mailin üzerine “Merhabalar, Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık verilmesine ilişkin çalışmalar kapsamında üzerinde durmamız gereken iskan politikasına ilişkin kısa bir değerlendirmeyi bilgilerinize sunuyorum. Adnan Boynukara” şeklinde bilgi notu düşüyor.



 



Bu yazışma aynı zamanda “çözüm süreci”nin nasıl bir kadrosal bileşimle ve hangi kafayla yürütüldüğünün deşifrasyonu anlamına da geliyor.



 



Araplar Kürdistan’a



 



RedHack’in yayınladığı mailin iskan politikasına ilişkin kısmında ise şunlar belirtiliyor: “Özellikle Arap kökenli Suriyeli nüfusun Doğu ve Güneydoğu’ya, Arap-Kürt-Türkmen karışık Suriyeli nüfusun ise başta orta hat olmak üzere Anadolu’nun diğer bölgelerine yerleştirilmesi düşünülmelidir. Bu iskan süresince gerek devlet memurlarının tayin sistemi yoluyla gerekse de ekonomik teşvikler yoluyla Ege, Akdeniz ve Karadeniz nüfusunun da meskur iskan bölgelerine kaydırılarak tahkim edilmesi sağlanmalıdır.”



 



Güncel Dersim iskanı!



 



Kısacası plan her haliyle kapsamlı bir demografik değişim ve bunun için yerinden etme, iskana zorlama içeriği taşıyor. Tıpkı Dersim Katliamı ve diğer Kürt katliamları sonrasında hayata geçirilen iskan planları gibi…



 



18 Eylül’de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Kürdistan’daki 22 ilin valisi ile Ankara’da yaptığı toplantıya, Göç İdaresi Genel Müdürü Atilla Toros ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürü Ahmet Sarıcan’ı da çağırması, bunun merkezi bir koordinasyon dahilinde gerçekleştiğinin ifadesidir.