OHAL’in ilk döneminde en az 513 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti
İSİG Meclisi, Başbakan Binali Yıldırım ve diğer devlet yetkililerinin, “Devlet millete değil kendisine OHAL ilan etmiştir” sözleriyle takdim ettikleri OHAL’in işçi sınıfına dönük yüzünü irdeledi.
İlan edildiği 21 Temmuz’dan sonra iş cinayetlerinde belirgin bir artış gözlendiğini kaydeden Meclis, “OHAL ilanına kadar ayda ortalama 153 iş cinayeti tespit ediyorduk. Ancak OHAL’in 1.Dönemi’nde ayda ortalama 171 iş cinayeti tespit ettik” diyerek bu belirgin artışı ortaya koydu, Türkiye’de işçi sağlığı ve güvenliğinin OHAL’in patronlara sağladığı kolaylıklarla daha bir keyfileştiğine vurgu yaptı.
OHAL’in ilk döneminde en az 513 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini belirten Meclis, bunu aylara göre şöyle tespit etti:

Temmuz ayının son on gününde en az 59 işçi,
Ağustos ayında en az 144 işçi,
Eylül ayında en az 202 işçi,
Ekim ayının ilk yirmi gününde ise en az 108 işçi yaşamını yitirdi...
İş cinayetlerindeki artışın temel sebebinin işçi örgütlenmelerine ve direnişlere baskının artması olduğunu vurgulayan Meclis, “Çapa Hastanesi İSİG Temsilcisi taşeron hastabakıcı Cemal Bilgin servislerde yemeklerden zehirlenmelerin yaşandığını ve bunun nedeninin salmonella bakterisi olduğunu açıkladığı için işten atıldı. Yine Enerji-Sen İSİG Sekreteri (İSKİ taşeron işçisi) Tarık Yüce iş cinayetleri paylaşımı nedeniyle işten atıldı” diye belirtti.
Avcılar Belediyesi, Bursa Gemlik Gümre, Kinder ve Nutella üreticisi Manisa Ferrero, BOMİ Depo ve diğer işçi direnişlerine dönük baskılara değinene Meclis,” Sendikalara üye olma ya da ücretlerini zamanında isteme ve hak arayışları işten atma saldırıları ile karşılaşmakta ve OHAL de patronlara hızır gibi yetişmektedir” dedi.
OHAL’le birlikte çıkarılan kiralık işçi yasasıyla işgücünün yarısına yakınının kiralık işçiliğe mahkum edildiği, bunun tazminat sosyal güvence-emeklilik hakkı ve diğer özlük haklardan yoksun olmakla özdeş olduğunu belirten Meclis, bu koşullarda iş cinayetlerinde yaşanacak tırmanmaya dikkat çekti.
Uluslararası birkaç sigorta şirketinin kontrolünde olacak Bireysel Emeklilik Yasası’yla sosyal güvenlik sisteminin son kırıntılarının da yok edileceğine vurgu yapan Meclis, “emeklilik adı altında olası birikimlerin tekellere kaynak olarak aktarılması ve emeklilik hakkının sona erdirilmesi hedefleniyor…” diye belirtti.
Meclis, OHAL’le birlikte Kamu kurumları ve 50’den az işçisi olan az tehlikeli işyerlerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi çalıştırma zorunluluğunun 1 Temmuz 2017 tarihine ertelendiğini de hatırlattı.
OHAL koşullarında gerçekleşen toplu özelleştirmelere de vurgu yapan ve OHAL’in işçi sınıfına karşı bir saldırı işlevi gördüğünü ifade eden Meclis, “21 Ekim’den itibaren OHAL’in 2.dönemi başladı ve bir yıla kadar uzatılabileceği dillendirilirken işçi sınıfının daha da kötüleşen koşullarının kalıcılaşacağı görülüyor” diyerek durumun vehametine işaret etti.

OHAL sürecinde yaşanan iş cinayetlerini istihdam biçimi, işkolları, nedenleri, yaş grupları ve şehirlere göre şu şekilde irdeledi:
İstihdam biçimlerine göre baktığımızda OHAL’in 1.döneminde genel yıl ortalamasına göre ücretlilerin ölümlerinde artış gözlemliyoruz...

OHAL’in 1.Dönemi’nde işkollarına göre iş cinayetlerinin dağılımına baktığımızda tarım, inşaat ve taşımacılık işkollarında ölümler yoğunlaşıyor ama diğer işkollarında da gözle görülür bir biçimde iş cinayetleri yaygınlaşıyor...

OHAL’in 1.Dönemi’nde nedenlerine göre iş cinayetlerinin dağılımına baktığımızda trafik/servis kazaları, düşme, ezilme/göçük yine ilk sıralarda. Yıl boyunca artışa geçen bir neden olarak kalp krizi, beyin kanaması ve intiharlar yine basitçe önlenebilecek elektrik çarpmaları göze çarpıyor. Bir dikkat çekmek istediğimiz husus için bu yıl içinde gözle görülmeye başlanan ve 15 Temmuz sonrası ise artışa geçen işçilere dönük ya da işçiler arası şiddet vakaları. Türkiye’de silahlı saldırı ya da sorunların şiddetle çözümlenmesi gündelik bir gerçeklik halini aldı...

OHAL’in 1.Dönemi’nde iş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımına baktığımızda iki husus dikkat çekiyor. Ölen işçilerin yaş bilgisine ulaşmak daha zorlaştı ki yüzde 11’ine ulaşamadık. Bu durum keyfiyetin yanısıra basına uygulanan baskıların, haber alma özgürlüğünün kısıtlanmasının bir yansıması da. İkinci husus ise 50 yaşının üstünde çalışan işçi ölümlerinde oransal bir artış var...

OHAL’in 1 Dönemi’nde iş cinayetlerinin şehirlere göre dağılımına baktığımızda tarımsal alanda dahil olmak üzere sanayileşen şehirlerde iş cinayetlerinde yoğunlaşma gözüküyor...